Türk Futbolu (58)

Türkiye’de 2017-2018 futbol sezonu açılmak üzere. Peki, güzide ülkemizin futbol camiasında bu sene neler olması bekleniyor? Sezon için ne gibi değişiklikler planlandı? Türkiye Futbol Federasyonu’nun seçkin yöneticileri ülke futbolunu geliştirmek için ne gibi planlamalar yaptılar? Geçen senelerden farkı ne olacak bu yılın? Bu sezon hangi olaylara gebe acaba? 

"Karlı, soğuk bir akşamda, soba etrafında toplanmış radyoda maçı dinliyorduk."

 

Eskiler öyle güzel anlatır ki bu sevdayı o günlerin özlemiyle daha da sıkı sarılırız yarınlara.

 

Şimdilerde Trabzonspor'un heyecanından deri koltuklu makamlarında kullananlara karşı hayatını bordo-maviye adamışların savaşındayız.

Aslında her şey İzmir'de başlamıştı... 

Baharın güzel bir günü Kordon'da yürüyüş yapar, sıcak taze midye dolması yiyip deniz meltemlerine karşı saçların savrulurken çiğdem çitlersin. Tarifi edilen, İzmir'de bahardan bir gündür. Fakat 1976 Nisan'ı sadece bu kadar güzel değildir. Türkiye Birinci Futbol Ligi’nde şampiyonu belirleyen maç Göztepe ve Trabzonspor arasında Alsancak Stadyumu’nda oynanır.

Okuyanlar bilirler Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı eserinde şöyle bir diyalog vardır;

-Gözden ırak, gönülden de ırak olur mu efendimiz?

-Hayır Olric. Yüreğinde bir yer açıp oraya oturttuğun her kimse, seninle birlikte gider her yere.

26 Ocak günü Avni Aker’e sessiz sedasız bir veda gerçekleştirilirken, Oğuz Atay’ın bu satırları gelmişti aklıma.

Ülkece spor anlamında en büyük sıkıntımız 'karakterli sporcu' yetiştirmek. Karakter kelimesini çalışkanlık, dürüstlük gibi kelimelerle açabiliriz. Sağlam kaynak göstermek gerekirse de “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”

‘’Trabzonspor, yeni bir kulüp olarak kurulmadı. Trabzon’un en köklü kulüpleri olan İdmanocağı ve İdmangücü kapatıldı. Trabzonspor kuruldu. O nedenle Trabzonspor’un kuruluş tarihi bu kulüplerin en eskisinin tarihi olmalıdır’’ Krino Kafato

Trabzonspor, Kuzey’in  aykırı takımı… İstanbul’a karşı, elindeki kısıtlı imkanlarla savaşmaya çalışan takımın adı… Milli Mücadele döneminin Türkiyesi’dir aslında Trabzonspor…İmkanları kısıtlıdır, masa da güçsüzdür rakipleri ise çok güçlüdür….Trabzonspor bunlara rağmen, çok farklı bir kulüptür, sadece sportif olarak değil, sosyal olarak da farklıdır Trabzonspor… Belki de Türkiye’nin en sosyal, en ‘’gariban sever ‘’ kulübüdür.

Rüzgar ne kadar şiddetli olursa olsun, çınar ağaçları yıkılmaz..

Her seferinde yediği darbelere rağmen yaşamına devam eder seneler hatta asırlar boyu...

Sayfa 3 / 8