Vefatının 8. Yıl Dönümünde Hayri Gür

Hayri Gür...

Trabzon’a sporu sevdiren ve öğreten küçük dev adam...

Trabzonspor Basketbol takımının salonuna isim sahipliği yapan, Trabzonspor’un ilk teknik direktörü ve Trabzon ‘spor’ tarihinin önemli spor adamlarından sadece birisi; Hayrettin Gür....

Bilindiği üzere Hayri Gür, 8 yıl önce bir Nisan günü aramızdan ayrıldı. İşte biz bu satırları onsuz geçen 8 sene için ve  onun Trabzon sporu için ne kadar önemli bir spor adamı ve öğretmen  olduğunu anlamak ve anlatmak için yazdık...

Hayri Gür, Cumhuriyet’in ilanından 11 sene önce, 1912 yılında o zamanlar Osmanlı toprağı olan Limni adasında dünyaya geldi. Limni’nin son belediye başkanı olan Hülkü Gür, oğlunun ilerleyen yıllarda bir Karadeniz ilinin tarihine geçeceğini ve Fevzi Çakmak Paşa’dan madalya alacağını elbette tahmin edemezdi... Hayri Gür, çocukluk günlerini yaşarken tarihsel önemi büyük bir olaya şahitlik etti; Henüz 8-9 yaşında olan Gür, doğduğu yerin artık bir Yunanistan toprağı olduğuna… Yunanistan ile Türkiye arasında yapılan nüfus mübadelesi sonucu Gür ailesi İzmir’in Foça ilçesine yerleşirken Gür ailesi için artık yeni bir hayat başlıyordu.

İlkokulu burada bitiren Gür daha sonra İzmir öğretmen okulunda yatılı eğitim görür, altı yıllık eğitim sonrası buradan öğretmen olarak mezun olur. Gür’ün tayini Ağrı’ya çıkar. Fakat Gür, askerlik gibi kutsal bir vazife nedeniyle buraya gidemez. İstanbul, Ankara ve İzmir’de askerlik görevini yerine getiren Gür, Atatürk’ün ölümünden yalnızca bir sene önce onun imzalamış olduğu ‘’Ege Manevraları  Madalyası’’nı dönemin Genel Kurmay Başkanı olan Fevzi Çakmak Paşa’nın elinden alır. Askerden terhis olduktan sonra Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi öğretmenliği bölümüne katılan Gür, 1938-1939 eğitim –öğretim yılında buradan başarıyla mezun olur.

Bu mezuniyet sonrası Gür, kendisi için büyük önem taşıyacak olan Trabzon’a atanır.  Kendisiyle ‘’becayiş’’ yapmak isteyen diğer devlet görevlilerinin bu isteklerini reddederek Trabzon’a taşınır. Trabzon Lisesi’nin yeni ‘’beden eğitimi’’ öğretmeni olan Hayrettin Gür, tam 71 yıl boyunca Karadeniz’in bu küçük ama sevimli ilinde yaşar. 1953 -1957 yılları arasında Beden Terbiyesi  (Gençlik ve  Spor Bakanlığı) Asbaşkanlığı görevini de başarıyla yerine getiren Gür, takvim yaprakları 1966 Yılının Temmuz ayını  gösterdiğinde Trabzon sporu için çok büyük bir olayın içinde yer alır. 1966 Yılının Temmuz ayında Trabzonspor takımı  uzun uğraşlar sonucu Kırmızı-Beyaz renklerden meydana gelirken Ali Osman Ulusoy bu takımın başkanı olur, onun isteğive dönemin valisinin de ricasıyla Beden Eğitimi dersi dışında aynı zamanda Almanca, Coğrafya ve Muzik derslerinin öğretmeni olan Hayri Gür ise Trabzonspor’un ilk Teknik Direktörü olur. 

 Trabzon’a gelmek için kendisiyle ‘’becayiş’’ yapmak isteyen insanların isteklerini geri çevirerek 1939 yılında bu şehre gelen Hayri Gür, bu tarihten 27 yıl sonra bu şehrin Spor tarihine geçeceğini elbette tahmin edemezdi.

Hayrettin Gür, 2014 Yılında aramızdan ayrılan Trabzonspor’un ‘’yaşayan hafızası’’  Ali Özbak’ın  “Hocaların Hocası Hayri Gür”adlı kitabında o günleri şöyle anlatıyor;

‘’1912 yılında Limni’de doğdum. Limni, o tarihte Osmanlı toprağı idi. Limni’nin en son Belediye Başkanı babam Hülkü Gür idi.Ben, 8 ya da 9 yaşlarında iken Limni, Yunanistan toprağı oldu. Mübadele “Değiş-Tokuş” uygulaması sonucu, biz İzmir Foça’ya yerleştirildik.

Askerlik görevimi yapmaya gittim. Yedek Subay öğrenci olarak, önce İstanbul Halıcılar’da iki ay da kaldım. Daha sonra Ankara Harp Okulunda yedek subay öğrenci olarak devam ettirildim. Yıl 1937, Yedek Subaylığımın son 6 ayını kura ile yine İzmir Foça da yaptım. Ege manevrası’na katıldım. 13.10.1937 de Atatürk imzalı “Ege Manevra Madalyasını” Genel Kurmay Başkanı “Mareşal Fevzi Çakmak’ın” elinden aldım. Ulu Önder Atatürk’ün defin töreninde de görev alarak, ona karşı son görev yapma bahtiyarlığını da yaşamışlardanım. Bu Ege Manevrası sürecinde hep şunu seslendirdim. Eğer Manevrası; bu ise, harbi görmemek gerekir! Zira o imkânsızlıkta; Foça’dan Kuşadası’na yürüme gitmiştik. Bu mesafe yaklaşık “Trabzon-Giresun” uzaklığından daha fazladır. Onu düşündüğümde halen tüylerim ürperiyor. 1961 yılına kadar tüm kulüpleri, antrenörlük kursuna katılmadan çalıştırdım. Fakat, 1961 de İzmir’de açılan antrenörlük kursuna katılarak belgeli antrenör oldum. O kursta hatırladığım kadarı ile Lefter Küçükandonyadis, Turgay Şener, Şükrü Gülesin gibi isimlerde vardı!

Bu Avni Aker stadyumunun var oluşunda Hüseyin Avni Aker’in emeği çok büyüktür! O arazi bayağı eğimli idi. Sanat okulunun kotu ile Yeni Mahalle kotu arasında, engebeli ve çukurlu bir arazi idi. Orası, görüldüğü gibi düz hale; “Hüseyin Avni Aker’in öngörüsü ve çabası ile” getirilmiştir. Avni Aker’in, başvuru girişimleri sayesinde; Kars’ta bulunan ve müteahhitlik yapan Miraç Işılay’a, bu alanın doldurulması için ihalesi verdirildi. Orası öyle kolayca doldurulup düzeltilmemiştir. Doldurulup düzeltilmesi; iki tekerlekli at arabaları ve kazma-kürek ile yapılmıştır. Hem de 40–50 metre yüksekliğinde ki çukurlar doldurularak! Elbette ki yamaç halinde ki tepelerde düzletilmek suretiyle. Ve daha sonra tesviyesi de yapılarak, düz bir alan haline getirildi. Bence, o tarihte yapılmış müthiş bir işti!

Hüseyin Avni Aker’den sonra kısa bir süre, onun yerine Beden Terbiyesi Asbaşkanlığını Agâh Erdemli yaptı. Ondan sonra ise bu görevi 1953–57 yılları arasında yaklaşık olarak 5 yıl ben yürüttüm.’’

 

Ve Hayri Gür, 8 Nisan 2010 Tarihinde Fatih Devlet Hastanesinde Trabzonspor’un en yaşlı divan kurulu üyesi olarak hayata veda eder. Vefatı sonrası ise Trabzonspor  Basketbol takımının stadyumuna adı verilir. Arkadaşı Avni Aker, Trabzonspor’un futbol stadyumunda yaşarken o da Basketbol stadyumunda yaşar.

İki iyi arkadaş olan Trabzon’un ilk beden eğitimi öğretmeni  Avni Aker ile Trabzon’a sporu sevdiren Hayri Gür’ün anısına sonsuz saygıyla....

 

Yazan : Furkan Uzun