Futbol Dışı Futbol Öyküleri | Souleymanou Hamidou'nun Aşırı Acıklı Hikayesi

Trabzonlu Şair-Yazar ve eski bir kaleci olan  Sunay Akın, kaleciliği şöyle tanımlar; 

‘’ İdam mahkûmlarının asıldığı darağacı üç direğin çatılmasıyla kurulur. Kaleci de üç direk arasındadır: Bitiş düdüğüyle ya asılacak ya da formasında yazdığı gibi 1 numaralı adam olarak ayrılacaktır sahadan. Takım arkadaşlarına 90 dakika boyunca sırtını dönmeyen tek oyuncu da kalecidir.” 

Bu yazımızda anlatacağımız ‘’Kaleci Hikayesi’’ de bu tanımın ne kadar doğru olduğunu bizlere bir kez daha gösterecektir.

Hikayemizin konusu Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı bir isim; Süleymanou Hamidou

Souleymanou Hamidou 1973 yılının Kasım ayının 22. G-gününde Kamerun’un Mokolo ilçesinde dünyaya geldi. Fakat biz onu 2000 yılında Rizespor’da tanıdık.  11 Yıl boyunca Türkiye’de futbol oynayıp sadece 3 farklı takımın formasını terleten başarılı kalecinin Türkiye’deki ilk durağı Karadeniz’in bu şirin ili olmuştu. Kamerunlu kaleci, belki de Rizespor tarihinin en iyi kalecisiydi…

Hamidou, 3 yıl süren Rizespor macerası sonrası Türkiye’deki hem en iyi günlerinin, hem de en kötü günlerinin geçeceği takıma imza atmıştı. Hamidou artık Denizlispor’luydu ve ileride başına gelecekleri tahmin edemiyordu.  

Afrikalı kalecinin Denizlispor kariyeri çok iyi başlamıştı. Denizlispor takımı 2003-2004 ve 2004-2005 sezonlarında UEFA kupasına katılmak için mücadele ederken Hamidou bu mücadelenin en büyük kahramanlarından biriydi.  Hamidou, Denizlispor’daki ilk 2 sezonunda tabiri caizse ‘’bir peri masalının’’ içindeydi.

2005-2006 sezonuna gelindiğinde ise Hamidou, Aralık ayında karşılaşacağı büyük acıdan herkes gibi habersizdi.

Başarılı kaleci, 2005-2006 Sezonunun 17.Haftasında  (17 Aralık 2005) Kadıköy-Şükrü Saraçoğlu stadyumunda oynanan Fenerbahçe-Denizlispor karşılaşması öncesi iki günlük bebeğinin vefat ettiğini öğrenir. İş ahlakından taviz vermeyen Hamidou,  takım arkadaşlarına sırtını dönmez ve teknik ekibe yüreğindeki derin acıya rağmen sahaya çıkmak istediğini belirtir. Fenerbahçe, bu acılı kalecinin koruduğu kaleye 6 gol atarak, müsabakayı 6-2 gibi farklı bir skorla kazanır. Hamidou o karşılaşmada  tam 6 gol yemesine rağmen, orada yediği gollerden hiçbiri onu hayattan yediği gol kadar üzmez, yaralamaz ve kahretmez.

Hamidou, sahaya çıkarken de, golleri yerken de, sahayı terk ederken de tek bir şeyi düşünür. Hem aklı hem de kalbi vefat eden kızıyla çarpar.

Karşılaşma sonrası kameraların karşısına geçen  acılı kaleci, gözyaşları içerisinde şunları söyler ;

‘’Zor bir durumdayım. Hem maçı hem kızımı kaybettim. Çok üzülüyorum  evet haberi aldıktan sonra maça çıktım.’’

Kaleci Souleymanou Hamidou,  futbol kariyeri süresince ‘’kurtarılamaz’’ denilen şutları kurtarmasına rağmen hayatınkendisine çektiği bu şut, 90 ‘a giderken  bu şuta bakmak dışında hiç bir şey yapamamış bir adamdır.  Aynı zamanda kalecinin penaltı anındaki endişesini defalarca yaşamış  ve her şeye rağmen takım arkadaşlarına hiçbir zaman sırtını dönmemiş gerçek bir ‘’yalnız adam’’dır.

Aradan aylar geçer ve 2005-2006 Sezonunun 34.Haftasında Fenerbahçe, Denizlispor deplasmanına gider.

Fenerbahçe şampiyonluk için ,Denizlispor ise ligde kalmak için sahaya çıkar. Fenerbahçe’nin buradan alacağı 3 puan şampiyonluk için yeterli olacaktır. Denizlispor ise ligde kalmak için en az 1 puana muhtaç durumdadır.  Hamidou, bu karşılaşmada inanılmaz kurtarışlar yaparak ilk maçta yüreğindeki acıyla sahaya çıkmasına rağmen, kendisine yarım düzine gol atan Fenerbahçe takımının şampiyonluğunun önünde durur. Hamidou’nun yaptığı kurtarışlar Fenerbahçe’yi değil, onun ezeli rakibi Galatasaray’ı şampiyon yapar. Aynı zamanda bu kurtarışlar, Denizlispor’u ligde tutar ve bu müsabaka ‘’Denizli Faciası’’ olarak kayıtlara geçer. Böylece Süleymanou Hamidou  yaptığı kurtarışlar ile ilk maçta  kendisine 6 gol atan takımdan intikamını almıştır…

O sezondan sonra 2 sezon daha Denizlispor forması giyen deneyimli file bekçisi, 2008 yılında bir diğer Anadolu takımı Kayserispor’a transfer oldu. 2011 yılında 38 yaşına bastığında ise bu takımda futbolu bıraktı. Şu sıralar ülkesinde sakin bir yaşam süren 44 yaşındaki eski kaleci , kızını bir gün dahi olsun unutamıyor…

 

Yazan : Furkan UZUN