Seviyoruz işte Emeğinle, Yüreğinle, Alın Terinle…

Seviyoruz işte Emeğinle, Yüreğinle, Alın Terinle…

‘’Takalar geçiyor yükle yürekle

takalar geçiyor emekle dolu

günlük güneşlik kıyılarından kopmuş

denizlerde Anadolu’’

 

Bülent Ecevit ‘’Taka’’ adlı bu şiiri yıllar önce yazmıştı. Geride bıraktığımız Pazar akşamı ise Trabzon’da, Medical Park Stadyumu’nda oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasında bu şiirin adeta bir canlandırılması yapıldı.

Yükle, yürekle, emekle ve alın teriyle dolu ‘’Trabzonspor’’ ismindeki taka tam 7 kez Karadeniz’den, Marmara Denizi’ne doğru yola çıkmış ve 6 kez hedefe varmıştı. En son 2011 yılında sefere çıkan bu taka yıllardır hedefe varmak için mücadele ediyor. Bu yüzden bu takaya binenlere göre ‘’Sene Hep 2011’’…

Bilindiği gibi 2010-2011 Sezonundan beri Trabzonspor-Fenerbahçe müsabakaları ‘’yüksek gerilim’’ taşıyor. Son 8 yıldır bu ezeli rekabette aksiyon filmlerini aratmayan sahnelere şahit olduk . Gün geldi hakeme yumruk atıldı, gün geldi rakip takım kalecisine kaldırım taşı atıldı ve gün geldi rakip takım taraftarları Trabzonspor Başkanına saldırdı. Fakat  son iki yıldır ‘’olaysız’’ maçlar izliyoruz.

Öyle ki, Avni Aker’deki son derbiyi Fenerbahçe 0-3 kazanmasına rağmen hiçbir olay yaşanmamıştı. O müsabaka sonucu Trabzon’da ve Trabzonspor’da  çok şey değişti. Takımın kadro kalitesi her geçen gün daha da artmaya ve  taraftar profili değişmeye başladı,  Stadyumla beraber şehir de değişti.

O müsabakaya kadar Fenerbahçe’nin ,Trabzonspor karşısında  son yıllarda bariz bir üstünlüğü bulunurken 0-3 sona eren o karşılaşma sonucu bu üstünlük gün geçtikçe azalmaya ve rekabette eşitlik sağlanmaya  başlandı. Aynı sezonun ikinci yarısında ise  Fenerbahçe  ofsayt golü ile ,Trabzonspor karşısında bir puanı zar-zor kurtarabilmişti.  Bu sezonun ilk yarısındaki müsabakada da  Fenerbahçe, ‘’dönemin Trabzonspor teknik direktörünün üstün çabaları’’ sonucu bulduğu golle rakibi karşısında yine bir puanı zar-zor kurtarabilmişti.

2018 yılının Ocak ayına gelindiğinde ise  Bordo-Mavili camia,her şeye ve tüm yaşanmışlıklara  rağmen Fenerbahçe karşısında galibiyete inanıyordu. Öyle ki biletler tabiri caizse ‘’satışa çıkar çıkmaz’’ tükenmişti. Böylece  Trabzonspor taraftarı, takımları  rakip takımın altı puan gerisinde olmasına rağmen takımlarına ne kadar çok güvendiğini belli etmişti. Bordo-Mavi renklere gönül veren, uzun ve eğri burunlu insanlar ‘’ bu sefer yeneceğiz diyordu’’ peki sadece onlar mı böyle diyordu ?

Elbette Hayır... 

Diyarbakırlı olup Trabzonspor’u tutan da aynı şeyi diyordu, Antalyalı olup  Bordo-Mavi renklere gönül veren de… Nitekim, maç saati yaklaştıkça herkesin inancı daha fazla artmıştı. Fenerbahçe’de eksiklerin fazla oluşu bu inanç artışında büyük bir etkendi. Trabzonspor teknik direktörü Rıza Çalımbay, galibiyete taraftarlar kadar inanmamış olacak ki ‘’korkak’’ bir oyun anlayışı  ile sahaya çıkmayı tercih etti.

Karşılaşma denk bir oyunla ve bir anlık konsantrasyon eksikliği nedeniyle 85. dakikada yenilen golle  1-1 sona ererken  "Ernesto" oyuna sonradan girmesine rağmen ismine yakışır bir oyun ortaya koydu ve  UEFA'nın tanımıyla "Messi - Hagi karışımı" olan  Kuzey yıldızı  Abdülkadir, kendisi için yapılan  bu tanımın ne kadar doğru olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Teknik Direktör Rıza Çalımbay ise kendisi ve takımı için büyük önem taşıyan, sınav niteliğindeki bu karşılaşmada kötü yönetimi nedeniyle sınıfta kalarak gelecek sınavlar için umut vermedi.

Trabzonspor saha içerisinde rakibine bir gol attı ama ,taraftarın tribünde koreografi ile attığı gol atılan ve atılacak bütün gollere bedeldi. Taraftarlar koreografi ile bütün ülkeye bir ‘’sosyal mesaj’’ verirken akıllara Simon Kuper’in şu müthiş sözü geliyordu ;

‘’Futbol asla sadece futbol değildir’’

Yıllar önce en yakın rakibinin 9 puan önündeyken 15-20 bin kişiye oynayan bir takımın, yıllar sonra aynı rakibin 6 puan gerisinde kalmasına rağmen 38 bin kişiye oynaması "hastalık" olarak adlandırılabilir...

Ve biz, bu hastalığı çok seviyoruz tedavi istemiyoruz... 

2013 Yılında Ankara’da oynanılan Türkiye Kupası final müsabakası sonrası Bordo-Mavili taraftarların hep bir ağızdan söylediği bir beste ;

‘’Sen şampiyon olmasan da

Kupaları almasan da

Seviyoruz işte var mı diyeceğin?’’

 

Dipnot; 2017 Yılının Ağustos ayında Burak Yılmaz, Trabzonspor’a geri döndüğünde ‘’Burak Yılmaz ve yarım kalan hikayesi’’ başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Burak Yılmaz , Pazar akşamı attığı golle beraber yarım kalan hikayesini tamamlamaya devam ediyor. Zira Burak, Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nda  Fenerbahçe’ye  son golü atan oyuncuydu ve Pazar akşamı attığı golle beraber Akyazı’da Fenerbahçe’ye ilk golü atan oyuncu oldu. Burak, attığı o golle son zamanlarda yaygınlaşan şu soruyu sordu ;

‘’Nerede kalmıştık?’’

 

Yazan : Furkan UZUN