Burak Yılmaz ve Yarım Kalan Hikayesi

2010 yılı, Şubat ayı: Bir önceki sezon rekor bir ücret karşılığında (6 milyon euro) Kayserispor'dan Trabzonspor'a transfer olan Gökhan Ünal ilk sezonuna nazaran kötü bir performans ortaya koymuştu. Kulislerde gideceği ya da gitmesi gerektiği konuşuluyordu. Tam o günlerde gol sorunu yaşayan ve bu sorunu gidermek için forvet arayışında olan bir takımdan, Fenerbahçe'den Trabzonspor yönetimine bir teklif geldi: Gökhan Ünal'a karşılık 3 buçuk milyon euro ve Burak Yılmaz.

Trabzonspor cephesi teklife sıcak baktı. Gökhan'dan en az hasarla kurtulmanın yolu açılmıştı. Yine de Şenol Güneş'e soruldu transfer. "Burak Yılmaz'ı kesinlikle istiyorum" cevabı alındı ve büyük hikaye başladı.

Burak Yılmaz Trabzon'daki imza töreninde sadece dosyalardan oluşan bir sözleşme imzalamadı. Yeniden doğuşunun imzasıydı attığı imza. Oysa Fenerbahçe'den tabir-i caizse kovularak Trabzon'a geldiğinde Şenol Güneş dışında kimse ona inanmıyordu.

Burak sağ açık olarak başladığı Trabzonspor kariyeinde mucizevi bir şekilde ülkenin en iyi yerli forvetine dönüştü. 2009/10 sezonunun son haftasında Kadıköy'de Fenerbahçe'ye attığı golle değişimin ilk sinyallerini verdi. Trabzonspor belki de Burak'ın attığı gol sayesinde Fenerbahçe'ye ülke futbol tarihinin en trajik anlarından birini yaşattı: Fenerbahçe şampiyonluğu kaybedip şampiyonluğu kutladı - hatta timsah yürüyüşü yaptı. Diğer tarafta Anadolu yıllar sonra bir şampiyon çıkardı. Burak'ın bir golü milyonlarca insana umut verdi.

Her fırsatta "şampiyonuz" dediği 2010/11 sezonunda 36 maçta forma giydi Burak ve 20 gol atarak beklentilerin üzerine çıktı. 2011/12 sezonunun başındaysa Trabzonspor'da ayrılık mevsimi yaşandı. Önce Selçuk, Egemen, Yattara, Cale, Ceyhun, daha sonra Umut ve Engin takımdan ayrıldı. Büyük güç kaybı yaşayan Trabzonspor kadrosunu güçlendirmeye çalışmış olsa da bu konuda pek başarılı olamadı. Gidenlerin yeri doldurulamadı ama yine de yönetim, teknik ekip ve taraftar takıma güveniyordu.

2011/12 sezonunda Bilbao maçı öncesi UEFA Fenerbahçe'yi şike yaptığı için Avrupa kupalarından men edip yerine Trabzonspor'u aldı. Bordo-Mavililer kendilerini bir anda büyük bir denizin içinde buldu. Daha önce hiç girmemişlerdi bu denize. Şampiyonlar Liginde oynayan Trabzonspor sezonu inişli çıkışlı bir grafik çizerek geçirse de Burak Yılmaz kariyerinin en unutulmaz sezonunu yaşadı. Forma giydiği 43 maçta 35 gol atarak Fatih Tekke'ye ait gol rekorunu kırdı ve kulüp tarihine adını yazdırdı.

2012 yılının Haziran ayı geldiğindeyse tüm ülkede Burak'ın takımdan ayrılması konuşulmaya başlandı. Çok geçmedi, sözleşmesindeki 5 milyon euroluk serbest kalma maddesinden yararlanarak Galatasaray'ın yolunu tuttu golcü oyuncu - ve doğal olarak Trabzonspor camiasının tepkisini çekti. Trabzon'a her geldiğinde hedef tahtası seçildi, sözlü ve fiili saldırılara maruz kaldı. Bir Trabzonspor - Galatasaray maçı sonrası dönemin Trabzonspor başkanı Sadri Şener bile sözlü saldırdı Burak'a, o da cevap verdi. Daha sonraysa bir basın toplantısı düzenleyip Trabzonspor efsanelerinden özür diledi.

Galatasaray'dan sonraki durağı Çin oldu. Burak'ın sonraki satışından pay sahibi olan Trabzonspor bu Çin transferinden yine para kazandı. Burak Trabzonspor için saha içinde attığı gollerle puan, saha dışında da transferleriyle para kazandırdı, katkı sağladı. Tabii, Trabzonspor da onu ülkenin en iyi forveti yaptı.

Burak şu sıralar kısa süren Çin kariyerinden sonra "kral" olduğu topraklara geri dönüş hazırlığında. Trabzonspor'a istenmeyen adam olarak geldi fakat zaman geçtikçe üzerine koyarak tribünlerin sevgilisi oldu. Giderken sorunlar yaşadı, problemli ayrıldı ama yine zaman geçtikçe iki taraf da hatalarını anladı. Şimdi Burak Yılmaz Trabzonspor'a geri dönüyor ve bıraktığı yerden başlayacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Fatih Tekke'den sonra Trabzonspor'un çektiği gol ve golcü sorununu çözebilmiş tek forvetti o ve o gittikten sonra da Trabzonspor golcü sorununu bir türlü çözemedi yıllardır. Yaşı ilerlemiş olsa da Trabzonspor'un içinde bulunduğu durum nedeniyle alabileceği en iyi forvet Burak Yılmaz gibi görünüyor. Burak yarım kalan hikayesini tamamlamaya ve kendisinin gidişiyle oluşan boşluğu kapatmaya geliyor.

Hikayenin tekrar başlaması için başrol geldi. Yönetmen ve yardımcı yönetmen bekleniyor. Bugün değil yarın, yeniden. Belki...

Joganita için yazan: Furkan Uzun