50. Kuruluş Yıldönümünde Trabzonspor: Ağalığa Karşı Mücadele Edenlerin Hikayesi

Her şey böyle başladı…

Trabzonspor 2 Ağustos 2017 tarihinde 50. yılını kutlayacak fakat 50. yılını kutlamaya hazırlanan Trabzonspor'un geçmişi, 50 yılla sınırlı bir geçmiş değildir. Bilindiği üzere Trabzonspor, İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor’un birleşmesi sonucu 2 Ağustos 1967 tarihinde kuruldu.

 Trabzon’da kurulan ilk futbol kulübü ise 1911 yılında kurulan Trabzon İdmanyurdu takımıdır. Trabzon’da oynanan ilk futbol müsabakasında yine Trabzon İdmanyurdu takımının imzası bulunmaktadır… Trabzon İdmanocağı takımı 1913 yılında  dönemin rum gençleri ile bir müsabaka yapar, Osmanlı bayrağının renklerinden oluşan Kırmızı-Beyazlı formalarıyla sahaya çıkan Trabzon İdmanyurdu takımı karşılaşmayı 2-0 kazanır ve bu karşılaşma Trabzon’da oynanan ilk futbol müsabakası olarak tarihe geçer…

1914 yılına gelindiğinde ise Osmanlı İmparatorluğunun içinde bulunduğu durum ve 1.Dünya savaşı’ başında alınan ‘’Seferberlik kararı’’ nedeniyle, Trabzon İdmanyurdu kulübünün bütün sporcuları cepheye gider, düşmanla çarpışır ve ‘’geri dönemezler.’’ İdmanyurdu kulübü bu durum nedeniyle, 1914 yılında tüm spor faaliyetlerini durdurur. Bu hareket sonucunda Trabzon Futbolu’nun gelişimi yavaşlar ve yeni kulüplerinin kurulması 1920’li yıllara kadar uzar…

Atatürk ve Milli Şef Başkan

Trabzonspor'un 50. yılını kutlamaya hazırlandığı şu günlerde,  Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Şef İsmet İnönü’nün bu takımın ilk başkanları olduğu pek bilinmez.  Atatürk Bordo - Mavili takımın ilk başkanlarından biridir. Peki,  1938 yılında vefat eden bir lider, 1967 yılında kurulan bir takıma nasıl başkanlık eder? 
Bilindiği üzere Trabzon’daki en eski futbol takımı Trabzon İdmanyurdu takımıdır. Bu takım 1911 yılında kurulmuştur. Ata, işte bu takımın başkanlığını yapmıştır.
Eski kaptan, eski başkan ve eski bakan "Trabzon'un ağabeyi" Faruk Özak bu durumu şöyle açıklamış ;
"Fahri reisimiz başkan olur musun diye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e telgraf gönderdiler. O da İdmanyurdu’nun Fahri Başkan’ı’ olurum dedi."
Yine Faruk Özak' ın anlatımına göre ;

"Milli şef, İsmet Paşa da İdmangücü takımının fahri başkanlığını yaptı.."

Bu iki takım, yıllar sonra birleşir ve ortaya Trabzonspor takımı çıkar. Dolayısıyla Atatürk de, İsmet Paşa da normal olarak Trabzonspor' un ilk başkanlarından sayılırlar… Zaten,  bu iki lider, hayatları boyunca egemenlere ve emperyalizme karşı gelerek, hakkı yenilen ve emeği çalınandan yana durarak bir "Dik duruş" göstermiştir..

Ocaklı mısın Güçlü mü ?

1.Dünya Savaşı sonuna gelindiğinde  Trabzonlu gençler, futbolu yaşatma ve geliştirme gayretinde bulunurlar. Bu gençler, şehrin dört bir yanında boş buldukları arsalarda topun peşinden koşarlar.

Hüseyin Avni Aker ‘’İstikbal’’ gazetesinde o yıllarda Trabzon da ki futbol sevgisi şu sözlerle açıklar  ;

“Trabzon şehri spor ibtilası geçiriyor. İstanbul’da dans ibtilası, Ankara’da ud, Trabzon’da futbol… Bunlar birer hastalık gibi yakaladıkları adamın yakasını bırakmıyorlar. Trabzon’da mahalle aralarında, ta Kavak Meydanı’na kadar ne kadar meydan, cami havlisi, bahçe varsa birkaç çocuk toplanmış! – Gol gol diye bağırıyor. Hele şu hafta tatilinin işsiz bir sürü halkının Kavak meydanına doğru toplanması bu ibtilayı azdırdı. Şimdi herkeste bir spor heyecanı var.

Fransızca öğretmeni Burhanettin KahyaoğIu, beden terbiyesi öğretmeni Sami Bey ve bir dönem CHP genel başkanlığını yapan Trabzonlu Altan Öymen’in babası Hıfzırrahman Raşit Öymen ‘in başını çektiği bir grup genç Trabzon'da ki ilk spor kulübünü kurmak için yoğun çaba harcarlar. Bu çaba, şehrin her bölgesinde  destek görür ve 20 Ocak 1921 günü Trabzonun ilk spor kulübü olan  Sarı-Kırmızı renklere sahip Trabzon İdmanocağı kulübü kurulur. Trabzon İdmanocağı takımı, Trabzon ve Türk futbolunda pek mühim yerler işgal etmektedir.Trabzon futbolundaki ilk deplasman maçı ve aynı zamanda Galatasaray’ın İstanbul dışından bir takım ile oynadığı ilk maç Galatasaray - Trabzon İdman Ocağı arasında oynanır. 23 Temmuz 1923 tarihinde Taksim Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı Galatasaray 4-2 kazanır.

1923 yılına gelindiğinde  Trabzon’da bir başka spor kulübü kurulur…. Yeşil-Beyaz renklere sahip olan bu kulüp, daha sonraları İdmanocağı takımıyla ezeli bir rekabete girecek olan  Trabzon İdmangücü kulübüdür.

1923 yılında başlayıp 1959 yılında sona erecek Trabzon futbol liginin ilk şampiyonu Trabzon idmanocağı takımıdır. İdmanocağı 1929-1934 yılları arasında bu ligde beş kez üst üste şampiyon olarak bir rekora imza atar. 1935 yılında Trabzon futbol Ligi’nde ilk şampiyonluğuna ulaşan İdmangücü takımı, 1941 yılına kadar üst üste yedi kez şampiyon olarak, İdmanocağı takımının rekorunu egale eder. Şehir Ocaklılar ve Güçlüler olarak ikiye bölünmüş durumdadır.1967’den önce doğan Trabzonspor taraftarlarına sorulan "Trabzonspor kurulmadan önce hangi takımı tutuyorsun? " sorusunun ne kadar yanlış bir soru olduğunu tekrar anlıyoruz… Ya Ahmet Suat,  Necmi Perekli ve Özkan Sümer gibi İdmanocağını tutup "Ocaklı" olurlardı ya da, ilk "öze dönüş" raporunu hazırlayıp Trabzonspor devriminin gizli kahramanı Nam-ı değer "Barbon Ziya" Halit Ziya Kurbetci gibi idmangüçlü olup "Güçlü" olurlardı. BenAhmet Suat ve Özkan hocanın yanındayım, Ocaklıyım.

Bu iki takım arasındaki rekabet Sportif olarak Fenerbahçe-Galatasaray siyasi olarak ise CHP-DP rekabetine benzetilir.

Daha sonraki yıllarda Trabzon Futbol Ligi’ndeki  şampiyonluk kupası Trabzon Lisesi, İdmanyurdu ve İdmanocağı takımları arasında sürekli el değiştirir. 1959 yılında son sezonunu yaşayan Trabzon futbol liginin son şampiyonu İdmanocağı takımı olur. İdmanocağı takımı, aynı zamanda 1958-1959 sezonunda oynadığı 65 müsabakanın tamamını kazanarak bir dünya rekoruna imza atar. Fakat, İdmanocağı’ nın da idmangücü’nün de aynı sayıda şampiyonluk kupası bulunmaktadır. İki takım da Trabzon futbol Ligi’nde 12 kez Şampiyon olarak, birbirlerine üstünlük sağlayamazlar.

 

Efsane İdmanocağı takımı

 

 

Efsane İdmangücü takımı

 

Trabzonspor Müzesi’ndeki en ilginç Kupa ; Yarım Kupa

1958 yılı Türkiye Amatör Şampiyonası finali. Trabzon idmanocağı - Ankara Hava gücü takımları birbirleri ile yenişemeyip 0-0 beraber kalır. İki takımın da puanları ve averajları aynıdır. Havagücü  takımı ‘’Maç tekrarlansın kim kazanırsa kupa onun olsun’’ teklifini sunar, İdmanocağı teklifi tek şartla kabul edeceğini belirtir; “Müsabaka Trabzon’da oynanacak’’.

Havagücü takımı yetkilileri bunun üzerine harekete geçip‘’Tarafsız sahada oynansın’’ teklifini, İdmanocağı  yetkililerine iletir. İdmanocağı takımı yetkilileri bu öneriyi kabul etmez, en sonunda Türkiye Futbol Federasyonu başkanına gidilir, durum anlatılır. Zamanın TFF Başkanı olan Trabzonlu ve eski İdmanocağı futbolcusu olan Hasan Polat iki takımın da "HAKKININ YENİLMEMESİ GEREKTİĞİNİ" düşünür ve "kupayı bölün" talimatını verir. Taraflar kupayı ikiye bölmek için hazırlıklara başlar Ve Türkiye Amatör Ligi’nde 1958 yılının şampiyonu olarak bu iki takım kabul edilir. Askerlik görevini yapmak için Ankara’ya giden Ahmet Suat Özyazıcı da, kaderin bir cilvesi olarak o maçta tuttuğu takım ve çocukluğundan beri hayali olan takım olan İdmanocağına karşı, Ankara Havagücü takımının formasını giymiştir.

 

İlk Devrim

1962 yılında dönemin TFF Başkanı Orhan Şeref Apak, tüm yurtta birer il takımı kurulması konusunda çalışmalar düzenler. Ülke genelinde bu çalışmalar yapılırken 1965 yılında Türkiye kupası 3.Kademe maçında İdmanocağı takımı, İstanbul’da Beşiktaş’a konuk olur. Beşiktaş takımı ve taraftarı turu  garanti olarak görür. Fakat, İdmanocağı takımı kolay lokma değildir. İstanbul’daki karşılaşmayı 0-1 kazanan İdmanocağı ,Trabzon’da ki rövanş maçında yenilmez ve Beşiktaş’ı eleyerek Türkiye Kupası’nda çeyrek finale yükselir.

Kuruluşa Doğru

Ocaklılar da, Güçlüler de yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin hatta renklerinin bulunmasını ister. İki taraf yetkilileri de Nuh der Peygamder demez. Karakollara hatta mahkemelere kadar giden inatlaşma sonucu 21 Haziran 1966 tarihinde İdmanocağı, Martıspor ve Yıldızspor’u da yanına alıp Türkiye 2.Ligine başlamak için başvuru yapar. Ancak, resmi yazı gereken süre içerisinde tebliğ edilmediği için İdmanocağı takımı 2.Ligde oynama hakkı kazanamaz.

20 Temmuz 1966 tarihinde ise bu sefer, İdmangücü takımı yetkilileri girişimlere başlar.

Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor’u da yanına alan İdmangücü takımı Trabzonspor’u kurar. İdmanocağı yetkilileri bu durumu öğrenir öğrenmez Danıştay’a dava açıp yürütmenin durdurulmasına neden olur. İş artık içinden çıkılmaz bir boyuta ulaşır. Duruma , Beden Terbiyesi genel müdürü Ulvi Yenal el atar. İki takım yetkililerine de ‘’Ya birleşirsiniz ya da Türkiye ligini unutursunuz’’ der. Yenal’ın bu sözleri sonucu Nihayet Trabzonspor 2 Ağustos 1967 tarihinde resmen kurulur. Fakat, tartışmalar bitmez…

Bu sefer de renk konusu tartışılır. Araya tekrar Ulvi Yenal girer ve iki takım yetkililerinden birer renk seçmelerini ister. İdmanocağı yetkilileri Bordo rengini seçerken, İdmangücü yetkilileri ise Mavi rengini seçer ve sonunda tartışmalar son bulup Trabzonspor meydana gelir.

 

Kuruluş Sonrası

Trabzonspor’un ilk arması.

 

Trabzonspor uzun uğraşlar sonucu kurulduktan sonra İkinci Lig’deki mücadelesine daha ilk sezondan itibaren Birinci Lig’e çıkma hedefi ile başlar. Trabzonspor’un 1971-72 sezonu son maçında PTT’ye 1-0 yenilerek Birinci Lig biletini rakibine kaptırması ile yıkıma uğrayan camiada futbol politikası birden seyir değiştirecek ve “öze dönüş” olarak da adlandırılan yeni bir transfer anlayışı benimsenecekti. Öze dönüş… Bugün bile taliplisi çok olan bir proje, peki bu proje nasıl ortaya çıktı ?

Trabzonspor, İstanbul takımlarından futbolcular transfer edip başarı elde etmeye çalışır. Futbolcular alınır ama beklenen başarı bir türlü gelmez. Kısa süre sonra maddi anlamda sıkıntılarla karşılaşan  Bordo-Mavili takımda futbolcu alacak para dahi kalmamıştır. Bu sırada dönemin başkanı Suat Oyman, Barbon Ziyalakaplı Halit Ziya Kurbetçi’ ye direktif vererek bir rapor hazırlamasını ister. Genel hatlarıyla kısaca ifade etmek gerekirse bu rapor özedönüş mesajını ilk veren rapor olur. Rapor’da Karadenizli olanlar dışındaki her futbolcunun gönderilmesi gerektiğini söyleyen Halit Ziya, buna ek olarak Trabzon’da alt ligdeki takımlarda oynayan Şenol Güneş, Cemil Usta, Ali Kemal Denizci, Kadir Özcan, Turgay Semercioğlu  ve daha bir çok futbolcuyu yönetime tavsiye eder..

Barbon Ziya’nın bu raporunu dikkate alan Trabzonspor yönetimi kadrosunu Karadenizli oyuncularla güçlendirir ve 1973-1974 sezonunda alt lige bir daha düşmemek üzere Türkiye 1. Futbol ligine yükselir…

 

En Büyük Onurdur Bize Kıbrıs’ın BARIŞ KUPASI

Bordo-Mavili ekip, 1974-1975 sezonunda  İlk kez mücadele ettiği Türkiye 1.Futbol Ligi’nde Galatasaray ve  Beşiktaş galibiyetleri gibi  başarılı sonuçlar alır. Aynı sezon kupada Fenerbahçe’yi eleyerek finale çıkar, final Beşiktaş’a kaybedilir ama başlar diktir. 1975 yılı Trabzonspor için çok büyük anlamlar ifade etmektedir…

"İnsanlığa ve barışa büyük hizmette bulunacağımızı umuyorum. Biz savaş için değil, barış için buraya geldik"Bülent Ecevit’in bu sözleri ile başlayan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonucunda, Kıbrıs’ta meydana gelen savaş acılarını unutturmak ve barut kokularını ortadan kaldırmak için dönemin yüksek tirajlı dergilerinden Hayat Spor dergisi, 1975 yılında burada bir futbol turnuvası düzenleyip Türk ve Kıbrıs halkının birlikte hareket etmesini düşünür.. Daha önce şampiyon olmuş İstanbul takımlarına bu düşünce iletilir. Galatasaray ve Beşiktaş davete icabet ederken Fenerbahçe, antrenör Didi’nin isteği üzerine bu turnuvaya  katılmaz.

Hayat Spor dergisi Fenerbahçe'nin yerine Trabzonspor'a teklif götürür... Başkan Şamil Ekinci teklifi hemen kabul eder ve Akdeniz’e doğru yolculuk başlar...

Beşiktaş, Galatasaray , Trabzonspor ve  Kıbrıs Karması’nın katıldığı bu turnuvanın açılış karşılaşması Trabzonspor ile Galatasaray arasında oynanır.

 

Müsabakayı galibiyetle kapatan Trabzonspor finale çıkar ve rakibini bekler.  Beşiktaş ise Kıbrıs karması takımı ile karşılaşır. Beşiktaş, Kıbrıs Karmasını yenince finalin adı belli olur ; Beşiktaş - Trabzonspor...

Final karşılaşmasında Trabzonspor, Beşiktaş’ı da yenerek sonradan katıldığı bu turnuvada aldığı kupa ile şampiyon olur. Bu turnuva, Trabzonspor'un neler yapabileceğini göstermiştir. Zira, Bordo-Mavili ekip, turnuvadan çok kısa süre sonra Türkiye Kupası’nda final oynar sonra da üst üste 3 kez  Türkiye Ligi şampiyonu olur. Kazım Koyuncu da yazdığı "Uy aha" marşında Kıbrıs Barış Kupasını şöyle anlatır ;

"1974’te başladı Karadeniz'in fırtınası 
En büyük onurdur bize Kıbrıs 'ın barış kupası 
Bir avuç genç yürek yazdı bordo - mavi destanını" 

 

 

O gol…..

İstanbul takımlarına karşı ilk zaferini Kıbrıs’ta yaşayan Trabzonspor 1975-1976 sezonuna gelindiğinde ise, Trabzonlu futbolcular dahil kimsenin beklemediği, hayal bile edilemeyen  şeyleri başarır. 1975-1976 sezonun, 23. Haftasında oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe maçı ile uzun yıllar boyu koltuğu kimseye vermemek üzere zirveye oturur.

31 puanlı lider Fenerbahçe, 30 puanla ikinci sıradaki Trabzon deplasmanındadır.  7. haftada liderliği Fenerbahçe’ye kaptıran  Trabzonspor, kaderin bir cilvesi olsa gerek Hüseyin’in 61. dakikada attığı golle, ligin bitimine 7 hafta kala bir daha hiç inmemek üzere liderlik koltuğuna oturur. 7. haftada ezeli rakibi Fenerbahçe’ye verdiği koltuğu, bitime 7 hafta kala rakibinden geri alır.

23. haftaya liderin 1 puan gerisinde giren Trabzonspor, 29. haftaya gelindiğinde en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 4 puan önünde, şampiyonluğu garantiler. İlk şampiyonluk, Trabzon ilinin plaka kodu olan 61. dakikada atılan golle gelir golü atan futbolcu ise 61. Dakika da attığı goller ile "Dakka 61 Hüseyin" lakabını alan Hüseyin Tok'dan başkası değildir.. İşte her şey bu gol ile başlar. Bu gol sadece "Topun ağlara gitmesi" olayı değildri, bir saltanatın çöküşü, köylülerin şehirlilere meydan okuması, bir futbol devrimidir, Dalları bütün dünyayı saracak ağacın tohumları bu gol ile atılır.

Milliyet gazetesi yazarı Örsan Öymen Trabzonspor’a şampiyonluğu getirecek Fenerbahçe karşılaşması sonrası köşesinde şunları yazar ;

 

Zirve günleri…

Trabzonspor, Türkiye Ligi’ndeki şampiyonluğu sonrası her şeyi değiştirdi.

Bordo-Mavili ekip, 1975-1984 yılları arasında kırılması zor bir rekora imza atarak  9 senede tam 20 kez şampiyonluk yaşar, kupa kaldırır. 6 Cumhurbaşkanlığı, 6 Lig, 3 Başbakanlık, 3 Türkiye Kupası, 1 İkinci lig ve 1 kez de Kıbrıs Barış kupası olmak üzere 20 kupanın tamamında Türk futbolcuların ve Türk teknik adamların imzası vardır. İnter ve Liverpool galibiyetlerinde de yine aynı isimlerin imzası vardır.

Trabzonspor taraftarının yarısı milliyetçi diğer yarısı da demokrat özelliklere sahiptir, zaten Trabzonspor da hem milliyetçi yönü hem de demokrat yönü bulunan ‘’aykırı’’bir takımdır.

İstikrarsız günler…

Trabzonspor, 1984 yılındaki 6.Lig şampiyonluğu sonrası köşesine çekilip uzun yıllar boyu sessiz kalır.      1991-1992 sezonunda tekrar ayağa kalkıp yavaş yavaş eski günlerine geri dönen Bordo Mavili takım, o sezon ligi 4. sırada bitirmesine rağmen Türkiye Kupasını mucizevi bir şekilde müzesine götürür… Rakip önemli futbolcuları bulunan Bursaspor’dur. Bursa’da ki ilk karşılaşmayı 3-0 kaybeden Trabzonspor, rövanş maçında tüm varlığıyla savaşır. 86. dakikada Şeyhmus’un attığı golle karşılaşmayı 5-1 kazanan Trabzonspor, yıllar önce bıraktığı yerden ihtilale devam eder… 1991-1992 sezonu yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da Trabzonspor açısından zaferlerle geçer. Fransa devi Lyon’u iki maçta da 4 gol atarak sahadan silen Trabzonspor, Uluslararası alanda adından söz ettirir. 90’lı yılların başından sonuna kadar 5 kupa kazanan Trabzonspor, 1995’deki Fenerbahçe maçı sonrası tekrar zirveden uzaklaşır hatta yanına bile yaklaşamaz.

2001-2002 sezonu ise şüphe yok ki Trabzonspor tarihinin en kötü sezonudur. Sezonu, 40 puanla  14. sırada bitiren Trabzonspor, Hans Peter Brigel önderliğinde sadece 3 puan sayesinde kümede kalmayı başarır.

Bir sonraki sezon, başkan Özkan Sümer ve Teknik direktör Samet Aybaba önce ki sezon da ki hatalardan gereken dersleri alıp, uygulama kısmına geçer. Samet Aybaba’nın takımı gençleştirme isteği sonrası harekete geçen Özkan Sümer Hami Mandıralı, Osman Özköylü, Erhan Namlı gibi tecrübeli oyuncularla yol ayırımına giderken Gaziantepspor’dan Fatih Tekke, Antalyaspor’dan Hüseyin Cimşir ve Samsunspor’dan Mehmet Yılmaz kadroya kazandırılır.

Sezon sonu geldiğinde ise alınan kararlar meyvesini verir. Türkiye kupası finalinde Gençlerbirliği’ni 1-3 ile geçen Trabzonspor düştüğü yerden çabuk kalkarak hanesine bir şampiyonluk daha kazandırır.

2003-2004 sezonuna gelindiğinde Trabzonspor, önceki yıllara nazaran ekonomik anlamda daha rahat bir duruma gelip, taraftarlarına umut verir. O sezonu da Türkiye kupası şampiyonu olarak tamamlayan bordo mavili ekip, ligde de şampiyonluk iddiasını 33.Haftaya kadar taşır. 33. haftada evinde Galatasaray’a 2-4 yenilen Trabzonspor’un şampiyonluk hayali yine gerçekleşmez…

 

2004-2005 sezonunda yine başarılı günler geçiren Trabzonspor, Küçük balık olduğu için, büyük balıklara yem edilir….Sezonu yine ikinci sırada tamamlayan Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkı kazanır. Rakip Rum takımı Famagusta’dır. İlk maçı 3-1 kaybeden Trabzonspor’un rövanş maçında az da olsa tur şansı vardır. Fakat, beklenen gol gelmeyince karşılaşmayı 1-0 kazanmasına rağmen tura veda eden takım Trabzonspor olur….

 

 

Famagusta şokunun etkilerinin atlatılması uzun yıllar alır. Trabzonspor ancak 2010 yılında ayağa kalkar. 5 Mayıs 2010’da Urfa’da Fenerbahçe karşısında 3-1 ile Türkiye kupasını müzesine götüren Trabzonspor, hem 1995’deki hesabı kapatmış, hem de yıllar sonra yine ayağa kalkmış olur.

 

Aynı yılın Ağustos ayında Süper Kupa’yı da müzesine götüren Trabzonspor , yıllar sonra rakiplerine korku verir. 2010-2011 sezonunun ilk yarısı sonunda en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 9 puan önünde devreyi kapatan Trabzonspor, sezon sonu ‘’sanıkların üstün gayreti ile’’ kupayı Fenerbahçe’ye kaptırır. 2010-2011 sezonunda Fenerbahçe ile savaşan Trabzonspor, 2011-2017 arasında hem Fenerbahçe ile hem de tüm ülke ile savaşır. Hakkını aradığı zaman ‘’hain’’ilan edilen Bordo-Mavili takım Yaşar Kemal’in ince Mehmet romanındaki ağalığa karşı mücadeleyi 50 yıldır anlatıyor. Tabii, anlamak isteyene….

Üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen, “Unutturamaz kimse seni Trabzon” demeli.. Geldi geçti bir masaldı demiyoruz,  gerçekti,  yaşandı ve yaşanacak. Bir efsane küllerinden yeniden doğacak, sevgilisi yine Türkiye olacak. Fırtına yüzlü çocukların sesine kulak verin, onlar ki bir gün yeniden rüzgarı çağıracak...

Şen ola Trabzon Şen ola.

 

Yazan : Furkan UZUN