Kral'ın Dönüşü !

Futbolla artık eskisi gibi ilgilenen biri değilim. Futbolla ilgili bir şeyler karalamak da pek içimden gelmiyordu açıkçası. Ama insanoğlu duygularını her zaman bastıramayabilir. Duygusal olan konu ise, Burak Yılmaz.

Bir dönem kahramanlığımı yapmış sonradan ise nefretimi kazanmış biri. İşin aslını şöyle betimleyebiliriz. Evin genç çocuğu eve iyi hizmet etmiş daha sonra evi terk etmiş. Zaman geçmiş gencin eve dönmesi konuşulur olmuş. Bir yandan iyi hizmetleri ve ona olan sevgiden dolayı eve geri dönmesi isteniyor ama diğer yandan evi terk edişi ve terk ettikten sonra yaptıkları geliyor aklınıza.  Muallakta kalıyorsunuz...

Ben mi ne istiyorum? Kahramanımın terk etmesine ve terk ettikten sonra yaptıklarına rağmen yine kahramanım olsun istiyorum. Ama asıl önemli olan kahramana olan sevgim değil, evin menfaatleri.

Kahramanımı anlatayım size . Nasıl tanıştığımı, nasıl kahramanım olduğunu ve sonra neler yaptığını.

Dönemin iyi transferlerinden olan Gökhan Ünal geldiği ilk sezon iyi bir performans sergilemişti. Sonraki sezonun ilk yarısı beklentilerin çok altında kalmıştı ama marka değeri olan bir futbolcuydu. Fenerbahçe para+Burak Yılmaz'ı vererek Gökhan Ünal'ı transfer etmişti. Burak Yılmaz, Beşiktaş'ta Tigana döneminde forma şansı bulabilen ama daha sonra gözden düşen, yıldız olma potansiyeli taşıyan bir futbolcuydu. Trabzonspor'a gelene kadar beklenen patlamayı gerçekleştirememişti. İşin açıkçası Trabzonspor'a geldiğinde de kimse ondan bir patlama beklemiyordu.

Trabzonspor, Sadri Şener göreve geldiği zaman çok transfer yapıp az para harcayarak iyi bir ekip kurmuştu. İlerleyen yıllarda da bu ekip takviyelerle güçlendirilmişti ama kimsenin özellikle Burak takviyesinin çok etkili olacağından haberi yoktu.

2010-2011 yılında takımın en önemli silahlarından biri olmuştu. 19 golle takıma katkı yapmıştı.  Taraftarın en sevdiği oyunculardan biriydi artık. Benim de telefonumun arka planında onun fotoğrafı vardı. Sonraki sezon normal sezonda 32 gol atarak "kral" olmuştu. Kahramanım artık bir kraldı. Ama kral olmasından dolayı evi beğenmeyip başka yerlere gitmek istiyor diye dedikodular vardı.

Yazın tatildeydim, bir twit atmıştı ve Trabzon'da kalacağını söylemişti . O an çok mutlu olmuştum. Kral bizimleydi ve güçlüydük. Sonrasında ise kral gitmişti. Son dönemde yaprak dökümü yaşamıştık ama en çok onun gidişine üzülmüştüm. Eleştiriler ve tepkiler almıştı bizim tarafımızdan. Bazıları ise transferini doğal karşılıyorlardı. Biz doğal karşılayamazdık. Hala bizi suçlamıyorum çünkü çok sevmiştik. Trabzon'a tekrar geldiğinde üstünde başka bir takım forması vardı. Yuhalanmıştı, küfür yemişti o da altta kalmadı. Çok sevdiği diye bildiğimiz takımın taraftarlarına el hareketi çekmişti. “İnsan o da sonuçta” diyebilirsiniz haklısınız belki de ama dediğim gibi biz çok sevmiştik. Yapmamalıydı o hareketi. Ardından kendi kendini Trabzonspor efsanesi ilan eden açıklamalarda bulundu. Sadi Hocanın dediği gibi Burak Yılmaz Trabzonspor efsanesi değildir, Trabzonspor'da gol kralı olmuş bir futbolcudur. Bunlar aşılabilir şeylerdi belki ama daha esas darbeyi vurmamıştı Kral .

Trabzonsporluların bugün "Burak Yılmaz 2010-2011 şampiyonluğuyla ilgili açıklama yaptı" söylemleri de  tam olarak doğru değildir. Çoğu Trabzonspor taraftarı yanlış biliyor bu olayı. Onları da aydınlatmak isterim çünkü ben o dönem çok yakından takip ettim bu olayı. Eski Trabzonsporlu Umut Bulut ve Burak Yılmaz Galatasaray'da şampiyonluğunu ilan edince Umut Bulut'a muhabir "Kariyerindeki ilk şampiyonluğun neler söyleyeceksin" diye sorduğunda  Umut Bulut ilk şampiyonluğunun 2010-2011 sezonunda Trabzonsporla olduğunu söylemişti. Burak Yılmaz'a aynı soru sorulduğunda ilk şampiyonluğu olduğu için mutlu olduğunu, hakettiklerini gibi klişe şeyler söylemişti. Ardından Trabzonspor taraftarı Umut Bulut'u övüp örnek göstererek Burak Yılmaz'a tepki göstermişti. Ardından bir iki hafta sonra Galatasaray'ın şampiyonluk kutlamalarında madalya ve kupayı aldıktan sonra Burak Yılmaz'a aynı soru sorulduğunda ; şampiyonluğu Trabzonspor camiasına armağan ettiğini söylemişti. Kısaca ilk önce 2010-2011 sezonuyla ilgili bir şey söylemez ve o sezonu yok sayar Burak Yılmaz. Ardından tepkilerden sonra konuyla ilgili yorum yapmıştır. Kaldı ki başka bir takımla olduğu şampiyonluğu Trabzonspor'a armağan etmesi de tarafımca doğru değildir. Trabzonspor tarihinde şampiyonluklar kazanmış bir kulüptür bu tarz armağanlara ihtiyacı yoktur.

Kendimce Burak Yılmaz-Trabzonspor ilişkisini değerlendirdim. Transferin ilerleyen günlerinde ne olacağını göreceğiz. Transfere yorumum ise; kralın eve geri dönmesini isterim ama eve yani Trabzonspor'a ekonomik anlamda yararlı bir transfer olacağını düşünmüyorum. Çünkü fedakarlık yaptığı zaman bile Trabzonspor'un çok üzerinde bir para ödenecek kendisine. Trabzonspor'un böyle büyük paralar harcama lüksü yoktur.

Yazan : Ekrem Kılıç