Kıbrıs Barış Kupası'nın Hikayesi ve Kazandırdıkları

20. yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan Trabzon halkının futbol sevdası 1967’de birbirinden bağımsız akan derelerin tek bir yatağa dökülmesiyle birlikte, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin bilinen en köklü devrimini yarattı.


1967 yılında kurulan bu küçük şehrin sıradan kulübü kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde Türk futboluna yön verdi, tek düze İstanbul futbolunu ve kalıplaşmış düzeni yerle bir etti.


Peki bu devrimin zemini nasıl oluştu ?


Birinci lige ilk çıktığı yıl ligi 30 puanla dokuzuncu sırada tamamlayan Trabzonspor daha ligdeki ilk yılında Galatasaray ve Beşiktaş'ı evinde yenerek, aslında nasıl bir rüzgarla geldiğini göstermeye başlamıştı.

İstanbul sınırları içinde ilk galibiyetini Beşiktaş'a karşı 2-1’lik skorla alan Trabzonspor'un şansı Galatasaray ve Fenerbahçe'ye tutmuyordu. Aynı sezon çoğunluğu Trabzonsporlu kırkbini aşkın futbolseverin seyrettiği karşılaşmada İstanbul'un köklü takımı Galatasaray'a karşı 1-0 yenilen Trabzonspor,  İstanbul'a karşı daha da hırslanıyor, yöre halkının mücadeleci ruhu daha da kamçılanıyordu.

Bu sezon bittiğinde dönemin popüler takımı Bulgar şampiyonu Slavia namına İstanbul'da düzenlenen turnuvaya, üç İstanbul takımı davet ediliyor fakat Fenerbahçe bu daveti kabul etmiyordu. İstanbul'daki Trabzonspor taraftarı göz önüne alınınca Trabzonspor'un bu turnuvaya katılması artık şart olmuştu. Ahmet Suat Özyazıcı yönetimindeki Trabzonspor turnuvada ilk maçında Beşiktaş'a 1-0’lık skorla boyun eğiyordu.  Bir sonraki  maçta ise İstanbul'da galibiyet alamadığı Galatasaray ile oynayan Trabzonspor makus talihini yine yenemiyor sahadan 2-1’lik mağlubiyetle ayrılıyordu. Bu mağlubiyetler, susuz bir uçurumu bir çağlayana dönüştürecek fırtınanın da oluşmasını sağlıyordu.

O dönemler yakın dönem Türkiye tarihinin en önemli sınır dışı harekatının yaşandığı dönemlerdi. Kıbrıs'ta büyük bir harekatın ardından normalleşme adına çalışmalar yapılıyordu. Halkı savaş psikolojisinden kurtarmak adına futbolun birleştirici unsuru da düşünülerek o dönemin popüler dergisi Hayat Spor önderliğinde bir futbol turnuvası düzenlenmesi kararı alındı.

İstanbul basınının Kıbrıs'ta ve ana vatandaki hükmünden ötürü bu turnuvaya da yine üç İstanbul takımı davet edildi. Dördüncü takım ise Kıbrıs karması idi.
Fakat Fenerbahçe İstanbul'daki turnuvaya katılmadığı gibi, Kıbrıs Barış Kupası'na da katılmayı reddediyordu. Organizasyon komitesi ise Kıbrıs'ta görev yapmış çok sayıda Trabzonlu asker ve Kıbrıs'a göç eden Trabzonluları da göz önüne alarak Trabzonspor'u davet ediyordu. Pek tabii Trabzonspor'un ligde yarattığı ilgi de buna sebep oluyordu.

Lakin Trabzonspor organizasyona katılacak maddi imkanları bir türlü sağlayamıyordu. Sonrasında Trabzon'un köklü ailelerinden Cevahirler Trabzonspor'u bu turnuvaya yollamak adına yardımda bulunuyor ve bir efsanenin başlangıcında rol oynuyordu.


Trabzonspor önce İstanbul'a ardından da Beşiktaş ve Galatasaray kafilesi ile birlikte Kıbrıs'a yollanıyordu. Kıbrıs'a indiklerinde Rauf Denktaş ve heyeti tarafından karşılanan kafile daha sonra otellerine çekiliyordu.Trabzonspor ve Beşiktaş bir otelde Galatasaray ise ayrı bir otelde konaklıyordu.

Üç gün sürecek turnuvanın ilk maçında Trabzonspor ile Galatasaray Girne'de karşı karşıya geliyor, denk geçen karşılaşmayı Trabzonspor 65. dakikada cemil ve 85. dakikada Hüseyin'in golleriyle 2-1 kazanıyordu.
22 Ocak günü ise diğer maçta Beşiktaş Kıbrıs karmasını 3-1lik skorla geçerken Trabzonspor'un da finalde rakibi oluyordu.

Final maçı 23 ocak günü Gönyeli stadında oynandı. Trabzonspor'un üstün başladığı karşılaşmanın tek golü 55. dakikada bir karambolden Tuncay'ın ayağından geldi.
Bu gol nasıl bir mucize yarattığının farkında dahi olmayan eğri burunlu, uzun saçlı bir kaç adamın önderliğini edeceği kuşatmanın da ilk topu oluyordu.


 

O tarihten sonra Tabzonspor tam 7 şampiyonluk 8 Türkiye kupası 7 cumhurbaşkanlığı 5 başbakanlık ve bir de Türkiye Süper kupası kazandı.
Boztepeden yuvarlanmaya başlayan kartopu kavak meydanında çığ haline geldi ve Trabzonspor Anadolunun dört bir yanında taraftarı olan,k endi kimliği ve benliği olan bir organizma halini aldı.

Peki Kırşehirli bir adamı Trabzonsporlu olmaya iten sebep sadece bu muydu?
Kırşehir Dulkadirli doğumlu Abdullah Bayrak, Trabzonspor Kıbrıs Barış Kupası'nın kazandığı yıl 35 yaşında imiş. Memleketlerinden Kıbrıs Barış harekatına katılan arkadaşları için duyduğu korkuyu bir nebze de olsa futbol hafifletmiş. Kimsenin adını dahi bilmediği arkadaşlarının sağs alim döneceğinden Trabzonspor sayesinde emin olmuş.
Zira yine kimsenin adını dahi bilmediği bir Anadolu takımı Kıbrıs'a gitmiş, kimsenin beklemediği bir şekilde elinde kupayla dönmüştü. Belki Abdullah Amca'nın arkadaşları kupa getirmeyecekti, biliyordu. Trabzonspor'un cesareti ona biz de varız, bizimkiler de oradalar deme gücü vermişti.

Kıbrıslı gazeteci yazar Hüseyin Ekmekçi de Trabzonsporlu. Bir çok yazısı da var Trabzonspor üzerine. Kıbrıs Barış kupası üzerine de şöyle söylüyor. “Bugün Kıbrıs'ta Trabzonsporlu çocuklar varsa bu kupa sayesindedir”. Kendisi her yıl bir ya da bir kaç sefer Trabzon'a maç izlemeye geliyor.

Kazanılan bu kupa Trabzonspor müzesindeki belki de en önemli kupadır. Dünyada bir tek Trabzonspor müzesinde vardır.

Bu kupa görmediğimiz memleketlerde tanımadığımız binlerce hemşehri mi bağışladı bize?

Belki babam da Ordu Gölköy'de bu sebeple Trabzonspor'u sevdi.

Marmaris'te, Mardin'de, Şanlıurfa'da, Adana'da, Hatay'da, Trabzonsporlu köylerin varlığından haberiniz var mıydı peki,? Belki de bu kupa sayesindedir. Kim bilebilir...