Futbol duygusal bir olaydır. Derbiler ise o duyguların en yoğun yaşandığı zamanlar desek yanılmış olmayız. Aynı şehri paylaşmak, kağıt üstünde derbi olarak adlandırılsa da o coşkuyu tek başına verecek bir etken değil. Derbileri derbi yapan altındaki sosyolojik nedenlerdir. Bu sıkıcı, bilimsel makale tarzı girişi yapmak, "böyle derbi yazısı mı olur" diye düşünenler açısından caydırıcı olabilir ama güzel kısımlara gelmeden önce bu beş harfli kelimenin altında ne kadar büyük anlamlar olduğunu açıklamam gerekiyor. Çünkü Türkiye'de bu yanlış biliniyor, ısrarla yanlış dikte ediliyor.

Dünya üzerinde derbi olarak adlandırılan her rekabetin sağlam bir hikayesi var. Ya mezhep ayrılığı var, ya sınıf ayrılığı. Bir kulübün diğerine tepki olarak kurulmasından doğan rekabet de var, geçmişte yapılan bir karşılaşmadan doğan rekabet de. Bunlar aslında futbolu takip eden birçok kişinin bildiği şeyler. Boca Juniors - River Plate, Glasgow Rangers - Glasgow Celtic, Partizan-Kızıl Yıldız; evet bunlar derbi kavramının tam karşılığıdır. Bize derbi diye yutturulan şey ise kayda değer hiçbir hikayesi olmayan, yukarıdakilerin ittirmesi ile sürekli kupalar kazanan üç İstanbul takımının birbirleri ile yaptıkları maçlardan ibarettir. Peki neden Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın kendi aralarında oynadığı maçlara derbi diyemiyoruz? Öncelikle belirli bir semte ait değiller. Evet Beşiktaş ilçesinde Beşiktaşlılar, Kadıköy'de Fenerbahçeliler ağırlıkta. Ama bu takımları tutan taraftarlar tüm Türkiye'ye yayılmış durumda (Trabzon hariç). Halbuki daha sonra derinlemesine değineceğimiz asıl İstanbul derbisi olan Karagümrük - Kasımpaşa rekabeti semt derbisidir, tarafları birbirlerinden ayıran özellikleri vardır. Zengin kesim de fakir kesim de, solcusu da sağcısı da, Sivas'taki de Kahramanmaraş'taki de üç İstanbul takımını tutarken bu kulüpleri birbirinden sadece renkleri ayırmıyor mu? Hemen belirtelim, Trabzonspor'un bu üç İstanbulluyla yaptığı maçlar da derbi statüsünde değil. Her ne kadar ulusal basın bazen bu maçları derbi diye gösterse de, sadece önemli maç kategorisine giriyor. Trabzonspor yapısı gereği bir derbi maçı oynayamaz çünkü şehirdeki diğer takımlarla bırakın rekabet içinde olmayı, elinden geldiğince o kulüplerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Bize dayatılan maçların dışında, dünyadaki örneklerine benzeyen ateşli derbilerimiz mevcut Türkiye'de. Bize göre en önemli 4 tanesini okuyacaksınız şimdi; Adana Demirspor - Adanaspor, Karşıyaka - Göztepe, İdmanocağı - İdmangücü ve Karagümrük - Kasımpaşa. Adana ve İzmir derbileri son yıllarda çok sık olmasa da oynanıyor. İstanbul derbisi ise uzunca bir aradan sonra bu yıl Türkiye Kupası'nda oynandı. Trabzon derbisi ise son maçını yıllar önce oynadı.

 

Adana, Demir mi, Turuncu mu?

 

1966 yılında Federasyonun zoruyla Adanaspor kurulana kadar Adana Demirspor, Adana'nın hakimiydi. 1940 yılında kurulan Demirspor'un kökeni adı üzerinde demiryolu çalışanlarına dayanır. Ama kentte yarattığı etki ve oluşturduğu pasta nedeniyle pay kapmak isteyen büyük toprak sahiplerinin de hedefi olmuştu. Gerçi ne olursa olsun Demirliler kendilerine işçi sınıfı takımı diyor, Adanaspor'u ise sermaye takımı olmakla suçluyordu. Şehrin turuncu tarafı ise Mavi Şimşekleri kurum kökeni ve 1959 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir takımları dışında 1.lig'de yer alan ilk takım olan Demirspor'un, iç saha maçlarını Ankara'da oynaması nedeniyle Ankara takımı olmakla suçluyor, alt tabaka olarak görüyor, bir bakıma küçümsüyordu. Adanaspor'un kuruluşunda Adana Demir'i tutmayanlar ya da orada tutunamayanlar önemli rol oynamıştı. Bu iki takım arasında rekabet olması kaçınılmazdı. Öyle de oldu, Adana 5 Ocak Stadının kuzey tarafı mavi, güney tarafı turuncu renge büründü. Adanasporlular duvarlara AS yazdılar, Demirsporlular ortaya D harfi eklediler. Demirsporlular ADS yazdılar, Adanasporlular İ harfi eklediler. Sahada genellikle Adanaspor kazandı, taraftar bakımından ise Demirspor daha baskın oldu.

                                    

35,5 mi daha büyük 35 mi?

 

Karşıyaka Spor Kulübü, İzmir'deki ilk kulüp olma özelliği ile 1912 yılında kuruldu. Göztepe'nin yetişmesi ise uzun sürmedi; 1925 yılında kuruldu Göz Göz. İzmir'de Karşıyaka'nın üstünlüğü ile geçilen yıllardan sonra 1942-1944 arası Göztepe üst üste şampiyon olunca Karşıyaka'nın koltuğu sallanmaya başladı. Türkiye Futbol Ligi kurulduğunda İstanbul ve Ankara takımları dışında Karşıyaka ve Göztepe ulusal ligde mücadele etti. 1960'lı yıllar Göztepe'nin dönemi oldu, Avrupa'da süper başarılar elde eden kulüp İzmir'i dünyaya tanıttı. O yıllarda sarı-kırmızılı taraftarlar, "Göztepe İzmir'in ta kendisidir" iddiasında bulunuyordu. Karşıyakalılar bu duruma daha fazla seyirci kalamayarak "biz İzmirli değil Karşıyakalıyız" diyor; plakaları 35,5 oluyordu. 16 Mayıs 1981, ezeli rekabet için dönüm noktasının yaşandığı tarih olarak kayıtlara geçti. O gün İzmir Alsancak Stadı'nda, yarısı Karşıyakalı yarısı Göztepeli 80.000'den fazla taraftar takımlarını destekliyor, bu rakam dünyada 2. liglerde gerçekleşen en kalabalık karşılaşma olarak rekorlar kitabına giriyordu. Dünden bugüne iki takım taraftarları arasındaki rekabet sadece maçlarla sınırlı değil, günün her anında Göztepelilerin bulunduğu yere Karşıyaka atkısıyla ya da tam tersiyle girmek imkansız gibi bir şeydir. Önce İzmir'i ele geçirme, sonra da 35-35,5 kavgasına dönüşen bu rekabet, ülkemizin sayılı derbileri arasındadır.

 

Ocaklılar vs Güçlüler


Trabzonspor'un temelini oluşturan iki takım; İdmanocağı ve İdmangücü. Trabzon'da futbol oynanmaya başlamasından Trabzonspor'un kuruluşuna kadar olan sürede bu iki takım, sadece Trabzon'da değil tüm Türkiye'de ilgi gören derbinin iki tarafıdır. Trabzon Ocaklılar ve Güçlüler diye ikiye ayrılmış, iki kulübün mücadelesi o zamanlar da revaçta olan Galatasaray-Fenerbahçe maçlarını bile geride bırakmıştı. Trabzon futbolunun ülke çapında ün kazanması, bu kulüplerin İstanbul takımları karşılaşmaları ve onları yenmeleri ile olmuştu. Her ilden bir takımın çıkarıldığı furyada Trabzon da nasibini almış ve Trabzonspor kulübünün kurulması için baskı oluşmuştu. Diğer illerde 1966 yılında kurulan spor kulüpleri, Trabzon'da iki takım arasındaki rekabet nedeniyle Trabzonspor ancak 1967 yılında kurulabilmişti. Bu gecikmenin İdmanocağı ve İdmangücü yönetimlerinin inatçılığı nedeniyle olduğunu belirtmekte fayda var. Bu rekabet Trabzonspor efsanesinin kurulmasını geciktirse de Trabzon futboluna çok şeyler kattığı bir gerçek. 

                                                               
İstanbul'un Gerçek Derbisi

 

Kasımpaşa ve Karagümrük, konum olarak birbirlerine yakın oluşları nedeni ile sürekli bir rekabet halindeler. Kuruldukları 1920'li yıllardan bugüne uzanan çekişme, semt delikanlılarının mücadelesi şeklinde de açıklanabilir çünkü asıl derbi taraftarlar arasında. Öyle ki, Karagümrük'ün dostu olan Karşıyaka'nın Kasımpaşa ile İstanbul'da yaptığı maç, Karagümrüklülerin katılımı ile bir Karagümrük-Kasımpaşa maçına dönüşmüştü. Bu derbi son yıllarda pek oynanamamıştı ama bu sezon Türkiye Kupası'nda iki takım karşı karşıya geldi. Karagümrük'ün sahasında oynanan ve Kasımpaşa taraftarlarının alınmadığı mücadeleyi Kasımpaşa, 2-0 geriye düşmesine karşın 3-2 kazanarak tur atladı. Karagümrük ile Kasımpaşa şu durumda denk güçlere sahip değil tabii; Kasımpaşa bir Süper Lig, Karagümrük ise 3. Lig takımı. Ama yine de bu eşleşme yılın derbisi olarak yorumlanabilir. Basın elbette ki birkaç satırdan fazla ilgi göstermedi ama gerçek futbolseverlerce bu semt derbisinin yeri ayrı.

                                  

Yorum Ekle