Avrupa Kupalarında İlk Heyecan İlk Zafer

1975-1976 sezonunda statükoyu yıkıp şampiyon olan Karadeniz Fırtınası bir sonraki sezona yine şampiyonluk parolasıyla giriyordu. Aynı zamanda ülkesini bir numaralı kupa, o zamanki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası’nda temsil edecekti bu küçük şehrin yürekli çocukları… 

Kura zamanı gelmişti ve efsane başkanımız Şamil Ekinci kurada hazır bulunuyordu.

 

 

Kura çekiminde rakibimiz İzlanda ekibi Akranes oluyordu. İlk maç soğuk Akranes’te , ikinci maç ise Trabzon’da oynanacaktı.

 

 

Kuradan sonra açıklamalar yapan Başkanımız Şamil Ekinci: ‘Şanslı olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Ezilmeyeceğimiz bir rakip çektik.’ yorumunu yapıyordu.

 

 

Rakibimizi tanıyalım;

 

 

1976-1977 sezonunda Avrupa’da dört temsilcimiz bulunuyordu. Trabzonspor’un yanı sıra, Kupa Galipleri’nde Galatasaray’ın rakibi İsveç temsilcisi AIK Stockholm, UEFA kupasında Fenerbahçe’nin rakibi Macaristan temsilcisi Videoton ve yine UEFA kupasında Adanaspor’un rakibi Avusturya temsilcisi Salzburg oluyordu. Altan Erbulak kaleminden kura sonrası dört temsilcimiz;

 

Kura çekilmişti artık, ligde ikinci sezonunda devrim yapan Fırtına bir numaralı kupada da adından söz ettirmek istiyordu. O zamanlar herkesin konuştuğu vefakâr Trabzonspor taraftarı; ‘Takımımız dünyanın öbür ucuna da gitse evimizi, takamızı satar gene de onlarla beraber gideriz.’ diyordu.

 

Efsane hocamız Ahmet Suat Özyazıcı rakibimiz hakkında ‘hiçbir bilgim yok, elenirsek balıkçılara teslim oldu diyecekler. Bundan korkuyorum’ diyordu.

 

 

 

Maç günü yaklaşıyordu artık. Karadeniz Fırtınası ilk Avrupa sınavında başarılı olmak istiyor, ülkesini en güzel şekilde temsil etmek istiyordu. Aslında onu korkutan Akranes değil, İzlanda’nın soğuğuydu.

 

 

İzlanda yolculuğu başlamıştı Fırtına’nın. Efsanelerimiz İzlanda’ya geçmeden önce uğradıkları Frankfurt’ta gezinti sırasında;

 

 

 Maç öncesi ilginç olaylar da oluyordu tabi. Ali Kemal ve Necati’nin başına gelenler gibi… Maça da ilgi büyüktü ve biletler tükenmişti.

 

 

Maç günü gelip çatmıştı artık. Şampiyon takımımız ilk Avrupa sınavına çıkmaya hazırdı.

 

 

Ve Karadeniz Fırtınası İzlanda’da sert esmişti. Necmi ve Ali Kemal’in (2) golleriyle sahadan 1-3 galip ayrılıyor, turun kapısını sonuna kadar aralıyordu. Maçın yıldızı Ali Kemal’di. Harika bir oyun çıkarıyor ve galibiyette büyük pay sahibi oluyordu.

 

Mesut Yavuz’un maç sonu çizimi ise görülmeye değer. ‘’Bu baluk başka baluk hem tavalık hem ızgaralık.’’

 

 

Ahmet Suat Özyazıcı; ‘’Bu işi de başardık’’. Çok şey anlatıyor aslında bu kısa cümle.

           

 

Turgay Şeren maç sonrası yazısında, "Trabzonspor, Akranes’i sahadan sildi ve Türk futbolunu fevkalade temsil etti." diyordu.

 

 

 

Altan Erbulak kaleminden; " Pu ne iştur anlamadum? Misafir gelduk, ev sahibini doyurduk da…"

 

 

 

Ahmet Suat Özyazıcı "Çalışacağız daha çok çalışacağız" diyordu maç sonrası. On yıllık efsanenin formülü buydu sanırım, çalışmak her zaman daha çok çalışmak…

 

 

 

Akranes deplasmanından bazı fotoğraflar;

 

 

Ali Kemal’in golü sonrası;

 

Dozer Cemil ve Serdar Bali;

 

 

Fırtına Ali Kemal;

 

 İzlanda soğuğu;

 

 

İlk gol kralımız Necmi Perekli, İzlanda halkına imza dağıtırken;

 

 

Ve iki takım başkanı yan yana;

 

      

İlk Avrupa sınavımız geride kalmıştı. Turun kapısını sonuna kadar aralamıştık ve geriye bir 90 dakikamız kalmıştı. Evimizdeydik artık ve vefakâr taraftarımıza şampiyonluktan sonra ilk Avrupa turumuzu vermeliydik. Tabi ki İzlanda ekibini ‘Fırtına’ bekliyordu.

 

    

 

 

Akranes, Fırtınayı ikinci maçta biraz terletsede Fırtına evinde Hüseyin (2) ve Engin’in golüyle 3-2 galip geliyor, ilk kez katıldığı Avrupa’da, bir numaralı kupa Şampiyon Kulüpler’de ikinci tura adını yazdırıyordu. Gazetenin dediği gibi "GURURUMUZ…"

 

 

 

Ahmet Suat hocamızın görüşleri; "Rövanşta 3-1’in rahatlığıyla oynadık ve bazı oyuncularımızı ligi düşünerek dinlendirdik."

 

 

Rövanş maçından bazı fotoğraflar;

 

 

 

Hüseyin’in ilk golü;

 

Hüseyin’in ikinci golü;

     

 

 

İşte böyleydi Karadeniz Fırtınasının ilk Avrupa sınavı... 1974-1975 sezonunda birinci lige ‘merhaba’ diyen bu küçük şehrin takımı, öz evlatlarıyla beraber ikinci sezonunda ülkesinde devrim yapacak ve başarılarına artık Avrupa’da devam edecekti. Ahmet Suat Özyazıcı hocamızın dediği gibi; "Çalışacağız, daha çok çalışacağız…"

     

Mesut Yavuz’un bu karikatürü aslında her şeyi özetliyordu. 1976 yılında Akranes zaferinden sonra çizilmişti. "Türk futbolunu daha da yukarılara çıkaracağuz da…’’

 

Birinci ligde, ikinci sezonunda şampiyon olmuş bir takım,

9 yılda 6, bıraksalar üst üste 9 kez şampiyon olacak bir takım,

Yıllar içinde defalarca üstüne oynanan oyunlar ile şampiyonlukları çalınmış bir takım,

Pilot takımı istese süper lige çıkacak olan bir takım,

İlçe takımı süper ligde mücadele etmiş bir takım,

İki amatör kulübü başbakanlık kupası finali oynamış bir takım,

Köy takımı ikinci lige çıkmış bir takım,

Evet! Bıraksalar Türk futbolunu daha da yukarılara çıkaracak bu şehir…