Türk Futbolu (66)

İnsanlar sürekli sorunlarla ilgilenmekte. Çözüm üretmek ise genelde tercih edilmeyen, uğraşılmayan, işin zor gelen kısmıdır. Bir önceki yazımda Trabzonspor'un transfer politikasını eleştirdim ve kendimce soruna doğru bir şekilde değindim. Samimiyetimi göstermek adına bu sorunu bir nebze çözecek bir çözümü bir örnekle açıklayacağım.

Babam, sporun ve futbolun yıllarca içinde olan; beden eğitimi öğretmenliği ve teknik direktörlük mesleklerini icra eden biri. Trabzonspor hikayelerini dinlemek şimdi olduğu kadar küçük yaşlarda da ilgimi çekerdi. Trabzonspor’u bu hikayelerle tanıdım. Özkan Sümer’den bahsediyordu bir gün babam. Trabzonspor camiasında alt yapıdan üst yapıya hemen hemen bütün görevlerde yer alan, hayatını Trabzonspor’a adayan bir futbol adamı olarak tanımlıyordu. Öyle ki Nuri Albayrak’a kaybettiği başkanlık seçiminden sonra alt yapıda çalışacak kadar da Trabzonspor düşkünü biriydi Özkan Sümer

Küçüğüm ve bilmiyorum. “Çok mu parası var bu adamın nasıl başkan oldu?”diye sordum. Büyük kulübün başkanı olmak için çok paraya ihtiyaç olmadığından, kulüp akıllı yönetilirse zaten sponsporluk anlaşmalarıyla ve transfer gelirleriyle mali kaynağın sağlanacağından bahsetmişti bana babam

Akıllı yönetimin ne olduğunu sorduğumda güzel bir örnekle açıklamıştı.

Hayri Gür...

Trabzon’a sporu sevdiren ve öğreten küçük dev adam...

Trabzonspor Basketbol takımının salonuna isim sahipliği yapan, Trabzonspor’un ilk teknik direktörü ve Trabzon ‘spor’ tarihinin önemli spor adamlarından sadece birisi; Hayrettin Gür....

Hüseyin Avni Aker...

Onu, Trabzonspor’un eski stadına isim sahipliği yapması sayesinde tanıdık, gerçi ne kadar tanıdığımız meçhul. Ama en azından kendisinin bir ‘’vatansever’’ olduğunu biliyoruz. İsmini sıkça duyduğumuz ‘’coşkun ve samimi vatansever’’ Hüseyin Avni Aker, Trabzon şehrinin ilk beden öğretmenidir.

Hüseyin Avni Aker, 1889 yılında Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinin Çavuşlu köyünde şehrin tanınmış ve soylu ailelerinden biri olan Hasan Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. Hasan Bey, o gün baba olma sevincini yaşarken, oğlunun ilerleyen yıllarda ‘’İstiklal Madalyasına sahip bir kahraman’’ olacağını elbette tahmin edemezdi...

Yaşama dair önemli denklemlerden biri; en kötü kararın kararsızlıktan daha iyi olduğudur. Bir kararınız olduğunda buna yönelir ve buna uygun hareket edersiniz. Neyi, nasıl yapacağınız yanlış bile olsa bellidir. Kararsızlıkta ise ne yaptığınız belli değildir ve dibe doğru çökersiniz. Bu yazıyı yazma sebebim Trabzonspor’un artık bir karar vermesi gerektiği görüşünde olmamdır.

Trabzonlu Şair-Yazar ve eski bir kaleci olan  Sunay Akın, kaleciliği şöyle tanımlar; 

‘’ İdam mahkûmlarının asıldığı darağacı üç direğin çatılmasıyla kurulur. Kaleci de üç direk arasındadır: Bitiş düdüğüyle ya asılacak ya da formasında yazdığı gibi 1 numaralı adam olarak ayrılacaktır sahadan. Takım arkadaşlarına 90 dakika boyunca sırtını dönmeyen tek oyuncu da kalecidir.” 

Bu yazımızda anlatacağımız ‘’Kaleci Hikayesi’’ de bu tanımın ne kadar doğru olduğunu bizlere bir kez daha gösterecektir.

Trabzonspor'un yeni stadında bir slogan gördüm. Çocukları kullanarak bu sloganı tribüne taşıyanlar ile bırak aynı takımın taraftarı olmayı, aynı etkinliği nasıl takip edebiliyorum diye sordum kendi kendime.

Ne yazık ki bu onların ilk kabahati değildi. Bu kişiler kendilerini "taraftar" olarak niteleyip, Trabzonspor'u birçok kez zor durumda bırakmışlardı. Sonra bununla bağlantılı bir anı hatırlar gibi oldum. Yıllar önce, Sadri Şener döneminde, bir Türkiye Kupası maçına gitmiştim. Aynı taraftar grubu yetmiş dakika boyunca Trabzonspor'a değil, kendi gruplarının liderine tezahüratta bulunmuşlardı. Ne kadar garip değil mi?

‘’Takalar geçiyor yükle yürekle

takalar geçiyor emekle dolu

günlük güneşlik kıyılarından kopmuş

denizlerde Anadolu’’

 

Bülent Ecevit ‘’Taka’’ adlı bu şiiri yıllar önce yazmıştı. Geride bıraktığımız Pazar akşamı ise Trabzon’da, Medical Park Stadyumu’nda oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasında bu şiirin adeta bir canlandırılması yapıldı.

Her geçen gün gelişmekte olan teknoloji yeni nimetlerini sunuyor bizlere. Hayatımızın her noktasına dâhil oluyor bu yenilikler.

  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1  2  3  4  5  6  7  8  9 
  •  Sonraki 
  •  Son 
Sayfa 1 / 9