Civciv saçlı İngiliz, Leeds United'da oynadığı dönemde takımı için bir kahramandı. Zorunluluktan gittiği Manchester United'da da sevildi. Sahada tabiri caizse canını ortaya koyarak oynardı ve belki de bu huyu yüzünden bir daha asla geriye dönemeyeceği bir "kırılma" anı yaşadı. Alan Smith artık, bir çok futbol romantiğinin hüzünle baktığı bir futbolcu... 

2011 yapımı bir BBC filmi United. Busby Babys dönemini, yani Man Utd'in oldukça genç bir takımla şampiyon olmasını anlatıyor.

Sene 1958. Kızıl Yıldız deplasmanından dönerken Münih'te uçağın kalkışını bekliyor takım. Uçak iki kez kalkışı deniyor fakat başaramıyor. Pilotlar motorları kontrol ettirmeden üçüncü kez kalkmayı deniyor. Başaramıyorlar. Üçüncü denemede uçağı durduramıyorlar. Trajik bir kaza yaşanıyor ve uçaktakilerin yarısı hayatını kaybediyor.

Erik Ejegod, Erik II Emune, Erik III Lam, Erik Plovpenning, Erik Christoffersen, Eirik Haraldsson, Eirik Mahnusson, Erik Segersall, Erik Jedvardsson. Bu saydığım isimlerin en az üç ortak yanı var. Bunlardan birisi hepsinin İskandinavyalı olması, ki bu özellik bizi pek ilgilendirmiyor. Diğer iki özellik, hepsinin adının Erik/Eirik olması ve hepsinin bir dönem krallık yapmış olmaları. Yani İngilizcede bunları hepsi birer “King Eric”.

Ama Google'de “King Eric” diye aratınca karşımıza ilk sırada bunlardan birisi çıkmıyor. 1966 doğumlu bir Fransız çıkıyor: Eric Cantona. Ya da King Eric. Kral olan Ericlerin sonuncusu.