LooKING for Eric

Ali Kemal Denizci mutsuz olduğu İstanbul'dan kurtulup Trabzon'a dönebilmek için bir gece evini yaktı. Bu olay benim aklıma hep Eric Cantona'yı getirir. Ali Kemal'in döneminde henüz yoktum. Sanıyorum bu yüzden delilik dendiğinde aklıma ilk Ali Kemal değil, Cantona gelir. Eric Cantona. King Eric.

Eric dünyaya geldiğinde yanlış hayatın içinde buldu kendini. Eric asiliğiyle, hırçınlığıyla, kavgacılığıyla ve içtenliğiyle Trabzon'da doğması gerekirken Fransa'da doğdu. Daha sonra Trabzonlu da olamadı ama. Olsun, biz onu böyle de sevdik.

Çoğu insan Looking for Eric'in Eric Cantona hakkında bir film olduğunu düşünür. Aslında uzaktan yakından alakası yok bu durumla. Cantona o filmin sadece bir figüranı. Cantona yerine Giggs olamaz mıydı? Olurdu. Ya da bir başkası da olabilirdi. Hiçbir şey de değişmezdi. Film aynı güzelliklere sahip olurdu. İzlemeyenler duyduklarıyla bu filmi Cantona'ya bir saygı duruşu gibi hayal ediyor ama durum farklı. Bu film futbola bir saygı duruşu. Çünkü futbol fena halde hayata benziyor.

Eric Bishop Manchester'da yaşayan, Eric Cantona hayranı, postane işçisi, 1 öz, 2 üvey, 1 torun, 2 eski eş sahibi bir looser. İkinci eşinden kalan 2 üvey oğluyla birlikte yaşıyor ve oğullarına pek söz geçiremiyor. İşini de sevmiyor. Bunu dağıtmak yerine evde biriktirdiği mektuplardan anlıyoruz. Aşk hayatı da yine çok berbat. Hala terk ettiği ilk karısını seviyor ama onu çok uzun bir süredir görmemiş. Ve artık her şey için çok geç olduğunu düşünüyor.

Sonra Eric Cantona çıkıp geliyor. Bishop'a akıl veriyor. Artık korkma diyor. Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok diyor. Biraz risk al diyor.
Looking for Eric her futbolseverin izlemesi gereken bir film. Eric Cantona hayranları daha fazla izlemeli. Cantona'nın kendi hayatı hakkında anlattıkları gerçek mi bilmiyorum ama filmin atmosferi o kadar sıcak ki, anlatılanların doğruluğunu sorgulamıyorsun bile.
Buradan itibaren spoiler içerir.
Looking for Eric hayat hakkında bir film. Ve hayat fena halde futbola benziyor demiştik. Hayatını bir türlü düzene sokamayan Eric'e, kral şunları anlatıyor:


"Taraftarları şaşırtmaya aşıktım. Her seferinde, her maçta onlara bir hediye vermeye çalıştım. Bazen yapamadığım oldu ama her yaptığımda o an ölümsüzleşti. Ama önce kendimi şaşırtmam gerekiyordu. Risk almalıydım. Bu kendine çizdiğin sınırlarla ilgili. Kendini garanti altına alırsan risk almış olamazsın."

Eric'se bunun hemen üzerine Cantona'ya onun en güzel gollerinden olan Sunderland golünü anlatıyor. 



"O kadar güzeldi ki, kendi boktan hayatını umursamıyordun o golü izlerken. Birkaç saatliğine her şeyi unutuyordun."
 

 

Futbol o kadar güzel bir şeydi. "-di" diyorum çünkü modern futbolun çok kirlediğini hepimiz biliyoruz. Bu film de biliyor. Arkadaşlarınla tribüne gidip birkaç bira içmek, bağırmak, beraber sevinmek, beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber oturup kalkmak bu dünyanın en güzel duygularından birisi. Endüstriyel futbol bu duyguyu elimizden alıyor yavaş yavaş. Artık her şey para oluyor. Filmdeki bir çok karakter yıllardır Old Trafford'a yüksek bilet fiyatlarından dolayı gidemediğini anlatıyor. Modern futboldan şikayetçi olan futbol romantikleri FC United of Manchester formalarıyla geziyor.


 

Eric hayatındaki sorunları adaşının verdiği akıllar sayesinde yavaş yavaş çözüyor. Son olarak Cantona'nın yardım edemeyeceği bir sorunla karşılaşıyor Bishop. O sahneden biraz önce Cantona hayatının en güzel anından bahsediyordu. "Hangi gol?" diyen Bishop'a aldırmayıp hayatının en güzel anının bir pas olduğunu savunuyordu King. Tottenham'e karşı, Denis Irwin'e attığı pastan bahsediyordu.

"İki ayağıyla da ne kadar yetenekli olduğunu biliyordum. Topa ayağımın dışıyla hafifçe dokundum. Kimse beklemiyordu bunu. Topu kontrol etti, kalbim zıplıyordu."
Bishop soramadan edemedi:

"Ya kaçırsaydı?"

Cantona çok önemli bir cümleyle cevap verdi. "Takım arkadaşlarına güvenmelisin. Her zaman."
Bishop'u büyük derdinden kurtarabilecek yegane kişiler eski tribün arkadaşlarıydı. Bishop onlara güvendi ve biz de filmin finalinde tribün kardeşliğini çok güzel bir şekilde anlatan "Cantona Operasyonunu" izledik. Teşekkürler futbol.

 

 

Yorum Ekle

Bu kategoriden diğerleri: