İngiltere’de ailesi ile birlikte yaşayan Hindistanlı genç kızın hikâyesi ‘Bend It Like Beckham’. Jesmin­der – bu kızın ismi – futbol hayalleri ile yaşayıp, fırsat buldukça mahallesinin parkında bir grup erkeğin maçlarına dâhil olan bir kız. Ailesi ondan Hindistan kültürüne ve geleneklerine sahip çıkarak aklı başında bir kadın olmasını istiyor. Fakat Jesminder, odasının başköşesine astığı David Beckham posterine bakıp, bir gün onun kadar iyi bir futbolcu olabilmenin haya­lini kuruyor.

Marvellous

2009’da vizyona giren ve futbolseverler tarafından çok beğenilen The Damned United’dan tam 5 yıl sonra yine BBC tarafından gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek hazırlanan sıcacık bir futbol filmi Marvellous.

"Nascido para jogar futebol." Bir dönem Brezilya milli forması yakasının iç tarafını süslemiş bu cümlenin anlamını "Inshallah, football" isimli bir belgesel filmde öğrendim: "Futbol oynamak için doğdu."

United

2011 yapımı bir BBC filmi United. Busby Babys dönemini, yani Man Utd'in oldukça genç bir takımla şampiyon olmasını anlatıyor.

Sene 1958. Kızıl Yıldız deplasmanından dönerken Münih'te uçağın kalkışını bekliyor takım. Uçak iki kez kalkışı deniyor fakat başaramıyor. Pilotlar motorları kontrol ettirmeden üçüncü kez kalkmayı deniyor. Başaramıyorlar. Üçüncü denemede uçağı durduramıyorlar. Trajik bir kaza yaşanıyor ve uçaktakilerin yarısı hayatını kaybediyor.

Ali Kemal Denizci mutsuz olduğu İstanbul'dan kurtulup Trabzon'a dönebilmek için bir gece evini yaktı. Bu olay benim aklıma hep Eric Cantona'yı getirir. Ali Kemal'in döneminde henüz yoktum. Sanıyorum bu yüzden delilik dendiğinde aklıma ilk Ali Kemal değil, Cantona gelir. Eric Cantona. King Eric.

Eric dünyaya geldiğinde yanlış hayatın içinde buldu kendini. Eric asiliğiyle, hırçınlığıyla, kavgacılığıyla ve içtenliğiyle Trabzon'da doğması gerekirken Fransa'da doğdu. Daha sonra Trabzonlu da olamadı ama. Olsun, biz onu böyle de sevdik.

Gegengerade

Gegengerade, kendini bir St. Pauli filmi olarak tanıtıyor. Ama aslında anlattıkları arasında her şey var, sadece St. Pauli yok. 
Yönetmeni Tarek Ehlail. Gegengerade onun 2. filmi. İlk filmi Chaostage bir grup punkın hikayesini anlatıyor. Yani Ehlail'in Hamburg'un yeraltı kültüründe yetiştiğini farzedebiliriz. Önce bir punk filmi, ardından bir Pauli filmi.

West Ham United, İngiliz futbolu dendiğinde akla gelen ilk takım değil. WHU, gerek başarı konusunda, gerek tribün ve futbol kültürü konusunda bir Manchester United ya da bir Liverpool FC değil. Ama West Ham'in holigan grubu Inter City Firm'in dünyada bile eşi benzeri yoktu. Ne Man Utd'ın Red Army'si, ne de Tottenham'in Yip Army'si Inter City Firm kadar ünlenmedi.

The Two Escobars

Valderrama, Higuita, Asprilla ve Valencia’nın arkadaşı Escobar’ın ölümü büyük bir soru işaretiydi hepimiz için. Henüz ergenlik çağında dünya futbolunu yakından takip etmeye çalışan çocuklardık. Trt-2 de “Avrupa’dan Futbol” da elimizden geldiğince dünya futbolu gündemini takip etmeye çalışırdık. 94 Dünya Kupası Amerika Birleşik Devletlerinde olduğu için maçların bazıları sabaha karşı oluyordu ve Hagi’yi, Valderrama’yı izlemek için erkenden kalkmamız gerekiyordu.

80’li yıllar başları. Anadolu’da futbola gönül vermiş insanlar ve o insanların türlü çabalarla ayakta tutmaya çalıştığı bir kulüp; Esnafspor.  Halkın büyük bir saygı duyduğu teknik direktör Hacı, Kaleci Torba Suat, yıldız transfer Serkan, Fransız eğitimli yardımcı hoca De Gaulle, fedakar başkan Hamdi’nin hikayesi. Hikaye dar alanda kısa paslarla anlatılırken, filmin sonunda ters bir uzak pas ile gole gidiyor “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”.

Konumuz Serdar Akar hocamızın rahatsız edici ve çok tartışılan filmi Barda. Bu bir analiz yazısı olduğu için spoiler kaçınılmaz olacak. Baştan haber vereyim, sonra tantana olmasın.

Barda, bir grup gencin sürekli gittikleri bir barda yaşanan bir geceyi anlatıyor özünde. Bar kapatmak üzereyken ve gençler de son biralarını içerken Nejat İşler önderliğindeki bir grup külhanbeyi giriyor içeri. Barın sahibi kapattıklarını söylese de bunu pek takan olmuyor. Tatsızlık çıkmaması için de bar sahibi serserilere birer bira veriyor.

Futbol dünyasının yaşayan efsanelerindendir Maradona. Anlatılacak gibi de değildir açıkcası. Zira her insanın zihninde Maradona’nın tezahürü biraz farklıdır. Bu yazının konusu da Maradona’nın neler yaptığı değildir esasında.

Kusturica Maradona’nın belgeselini çeker 2008’de. Başrolde Maradona vardır. Ve tabi ki “Tanrının Eli”. 

  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1  2 
  •  Sonraki 
  •  Son