Yol Arkadaşı

Kazım Koyuncu...

Küçükken bu ismi duyduğumda aklıma yolculuk gelirdi. Sabaha karşı yola çıkılan yaklaşık 15 saat süren Trabzon yolculukları. Küçüğüz ve arabada sıkılıyoruz her çocuk gibi. Yol çok uzun. Yollar kötü. Babam araba kullanırken müzik dinlemeyi severdi. Zaten pek alternatifi de yoktu. Neyse ki müzik alternatifi de yoktu. Kazım Koyuncu’nun iki üç kasedini dinlerdik tüm yol boyunca. O zamanlardan beri bu şarkılarla büyüdüğüm için birçok şarkısını ezbere bilirdim ve biliyorum. Tonlama ve sözcük şivelerine kadar. "Yol Kahramanı" olmuştu artık benim için nam-ı diğer Kaki.

Belli bir yaşa kadar yolculuklarda kasetlerini dinleyerek daha az sıkılmamızı sağlayan kişiydi benim için. Bugüne ise "Yol Kahramanı", geçmişten kalan tatlı bir anı. Artık daha fazlası benim için. Meğer bu adam da Karadeniz aşığıymış. Sahilyolu’na karşı çıkmış. Meğer bu adam da Trabzonspor’u çok seviyormuş. Statüko karşısında bir güç olarak görüyormuş.

Çok şey isterdim Kazım Abi. Seninle tanışmak, konuşmak. Bir şekilde samimi bir arkadaşlık ilişkimizin olmasını çok isterdim. Çıplak sesinle bir ortam şarkı söylediğini duymak. Horonu pek güzel edemiyorum, öğretmeni isterdim.  En azından bir kez konserine gidebilmeyi çok isterdim. Karadeniz için bir şeyler yapmak isterdim seninle. Trabzonspor’un attığı herhangi bir golde seninle "Gol be gol" diye sevinmeyi çok isterdim.

Hiçbiri olmadı. Olmayacak.

Karadeniz’in doğasını çok severdin diye biliyorum öyle araştırdım. Sahilyolu’na karşı çıkmışsın. O zaman yoktum ama ben de o zamanda olsam karşı çıkardım. Nasıl ayırdılar be abi bizi Karadenizimizden. Koydular betonu önümüze bakın dediler uzaktan, denize.

Sen olsan neler için nasıl uğraşırdın veya uğraşırdık bilmiyorum ama bizden olmadı abi. Sahilyolu’nu koruyamadık ya hani, keşke onla kalsaydı. Yaylalarımız yok oldu. Yeşil Yol geçiriyorlar yaylalarımızdan. Ağaç kesen, orman yok eden ama yeşil yol. Yok yok ciddiyim be abi. Yaylalara ulaşım kolaylaşacak. Köylü istemiyor ama turizm için yol yapıyorlar. Adını Yeşil Yol koydular. Yol beton olacak. Adını kestiği ağaçların, yok ettiği ormanların renginden alıyor. Şaka değil gerçek.

Cerattepe’de olay oldu sen yokken. Maden arıyorlarmış. Paranın doğadan değerli olduğunu düşünüyorlar. Doğayı yok edip karşılığında para kazanacağız. Çok zengin olacağız çok.

HES’ler var bir de. Onlarda derelerimizi özgür aktırmıyor diyecektim ama birçok dere kurudu. Özgürü bırak, akmıyorlar.

Sürmene’de bir yangın çıktı. Nasıl oldu anlamadık. Sen anlar mısın abi? Nemli yerlerde yangın olur mu? Ağaç dikilecek, ormanlarımızı yok ettirmeyiz dedik korkma. Şimdi mi ne durumda? Binalar var abi. Koskoca Karadeniz’de orman mı biter sanki birazını yaktık birileri ev yaptı kendine.

Üzgünüm abi inan üzgünüm. Sevdiğin ne varsa , sevdiğim ne varsa artık eskisi gibi değil. Doğamız katlediliyor. Derelerimiz özgür akmıyor. Çok sevdiğin Trabzonspor var ya statükoya karşı duran. O da gitti haberin olsun. Statüko gibi davranıyor, yönetiliyor. Dozer Cemil ruhunu hikaye olarak dinlerdik, çocuklarımıza masal gibi anlatacağız. 

Her şeye rağmen şarkılar söylediğin dünyada her şeye rağmen şarkılar söyleyeceğiz. Zor ama yapacağız. Sen gibi ben gibi kalbi Karadeniz’le atan bir sürü güzel insan var. Onlarla beraber yaşıyorsun artık. Fikirlerimizde, zihnimizde, kalbimizde

VAR OL!

Joganita için yazan: Ekrem Kılıç