Yeni Trabzonspor

Yeni Trabzonspor

Trabzonspor 2 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla 49. yılını kutladı. Geçen süre zarfında 1'i gasp edilmiş olmak üzere 25'in üzerinde kupa kaldırdı. Sayı belki iyi gibi görünebilir ama son 20 yılda sadece bir elin parmakları kadar bu sevinci yaşayabildiğimizi düşününce; ortada kısa dönemde elde edilen ciddi başarı ve uzun dönemde geçmişini arayan "bozuk psikolojili" bir kulüp yapısı görmüş oluruz

 

Yaklaşık 10 yıldan fazla bir süre oldu Akyazı projesi ortaya çıkalı ve bu süre zarfında ancak proje ortaya çıktı genel hatlarıyla. Defalarca değişti, evrim geçirdi, mutasyona uğradı. Süreci çok da detaylandırmak istemiyorum zira konuyla alakalı bir çok yazı yazıldı, bu işi benden daha iyi yapanlar tarafından.

Tabi ortada kulüple birlikte yükselemeyen ya da alçalamayan; Erdal Hoş'un deyimiyle senkron tutmama durumu da var. Stadyum projesinin gelişimi de, inşası da, ne yazık ki kulüple beraber aynı dokuda devam eden bir süreç olmadı. Makus bir talihimiz var fakat bu duruma sebep olan bir kaç durum var. Bunları görmezden gelemeyiz. Bana göre bunlardan ilki 22 Mayıs 2011 sonrası ve yine Mayıs 2013'te gerçekleşen Trabzonspor Kongresi.

Trabzonspor Mayıs 2011 sonrası yaşanan ilk kırılma ile önce şampiyon oyuncu kadrosunu, hocasını, çalışanlarını kaybetti. Mayıs 2013'te yaşadığımız büyük buhran ile de itibarını, parasını ve daha bir çok şeyini aslında tarihini kaybetti. Doğal olarak sonrasında da "Keynesyen" bir anlayışla kulübü yönetecek olan yönetim kurulunu görev başına getirmek zorunda kaldı

Yeni gelen yönetim her şeyin farkında değilmiş gibi yapsa da artık şehrine yabancılaşmış kulüp, futbolcu, yönetim üçlüsü içinde barındırdığı parazit bir yapı gibi duran yapısal sorunlarıyla birlikte tümden değişmeli, bununla da yetinmeyip kendi halkının gözünde kaybettiği itibarı yeniden kazanmalıydı. Bu iş gerçekten çok zor zaten kolay diyecek birileri de olduğunu sanmıyorum.

 

Aslına bakarsanız az evvel bahsettiğimiz senkron tam da burada tutmaya başladı. Her yönüyle dibe vurmuş şehir Trabzon ve Atlantik'te batmış Titanic batığına el sallayarak giden Trabzonspor...

-Niye mi? Bu uzun bir hikaye ama şöyle bir açıklama yapsam; Karadeniz'de dalgalarla boğuşup kendini Titanic sanan Taka'nın hazin sonu bu hikaye, anlayana...-

Tam da burada stadyum gündeme gelmiş; sponsoru, maddi getirisi vb. derken yeniden doğuşun temellerinin daha sağlam olacağı inancıyla senkron yeniden yakalanacak umudu doğmuştu.

Unutulan bir şey vardı hatta bir çok şey...

Sanırım 2015 Ocak ayındaki mali genel kurulda Hakan Kulaçoğlu kaba hatlarıyla " Trabzonspor'un sadece adı Trabzonspor'dur" diyordu.

Evet artık sadece adı Trabzonspor olacak. Sürekli değişen oyuncu kadrosu, türlü türlü kampanyalara rağmen tribünlere bir türlü gelemeyen şehir halkı, stadyumun, tesislerin Akyazı'ya taşınacak olması ve isimlerinin sponsor adı olacak olması ile beraber devam eden bir süreç…

Trabzonspor tam 49 yıl sonra çok büyük bir evrim geçirdi... Artık Avni Aker yok, Kavakmeydanı yok, fodik yok, deplasmana geldiğinde şehrin sokaklarından geçerken ürkecek rakip takım oyuncusu yok Avni Aker’den çıkıp üşenmeden galibiyeti ya da mağlubiyeti meydana kadar yürüyerek kutlayacak/üzülecek vefalı insanlar yok. 1996'da ki gibi ne maç izlemek için çıkılacak ağaç ne de ağaca tırmanacak taraftar var...

Artık hepsi değişti. Bütün her şey...

Bu değişenlerin topyekün adı da Yeni Trabzonspor ! Büyük sponsorları, yeni stadı, yeni tesisleri, vizyonlu, marketing bilen, eğitimli, bilgi birikim sahibi yönetimi, yeni masör ve malzemecileri, yeni sayılabilecek teknik direktörü ve ekibi, neredeyse hemen her yıl değişen yeni oyuncu kadrosuyla karşınızda...