Sözde Trabzonsporlu Nihat Genç'e Mektup

Ne buyurmuş sözde anadan doğma Trabzonsporlu Nihat Genç son kusmuğunda (özür dilerim yazısında olacaktı) futbol gündemiyle alakalı olarak. "Şimdi Fenerli Olmak Vardı Anasını Satıyım" demiş Anadolu insanının yılmaz sözcüsü Nihat Genç. Geç kalmadınız beyefendi hemen Trabzonspor kimliğinden sıyrılıp Fenerbahçe'ye üyelik başvurunuzu yapınız. İnanın bundan duyacağımız memnuniyeti kelimelere döküp meramımı anlatamam. Tıpkı Orhan Veli gibi benimde kelimelerim kifayetsiz kalır.

Trabzonspor bu beyimize göre adli yargıda ve TFF'nin yargı organlarında hakkını aramalıymış. Neden Fenerbahçe ile mücadeleye giriyormuş Trabzonspor. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan Nihat Genç'in buradan futbol konusundaki cahilliğine müdahalede bulunmak zorundayım. Adli yargı süreci Trabzonspor'un sorunu değildir ve orada kişiler yargılanmaktadır kulüpler değil. Trabzonspor'un yargı konusundaki muhatabı da Türkiye Futbol Federasyonu'nun hukuk kurullarıdır. Sıkıldınız mı Nihat Bey? Biraz daha durun ders bitmedi. Bu TFF'nin hukuk kurullarının yapısına bakmamız gerekiyor. O hayranı olduğunuz Fenerbahçe ve şike çetesinin uzantılarının hakim olduğu kurullardan bahsediyorum. İddianamede şike ile suçlanan şüphelilerin kendi adamlarını oraya yerleştirdiği kurullardan.

Bu  kurulların yapısını,işleyişini anlayabilmeniz için bir örnek olayı anlatmam gerekiyor Nihat Bey. Irkçılık yaptığı tespit edilen Emre Belözoğlu TFF Hukuk Kurulu tarafından bu suçlamayla PFDK'ya sevk edildi. Bu sevk sonrası Emre Belözoğlu'na suçunu itiraf etmiş olmasına rağmen ırkçılıktan ceza verilmedi. Tahkim Kurulu ise bu karara itiraz etti ama o da ırkçılık suçundan dolayı işlem yapmadı. Hukuk kurulları Fenerbahçe'nin sazından çalıp hukuk katledilirken Trabzonspor hakkını bu kurullarda ne kadar arayabilir? Sahi Nihat Bey Zokora'ya yapılan ırkçılık konusunda bir kelam ettiniz mi?

Trabzonspor'un yaşadığı kötü durumu sağ siyasilere bağlayan Nihat Genç acaba şike sürecinde sağ ve sol siyasi figürlerin şike çetesinden yana tavır almasını neden görmezden gelmektedir. Nihat Bey yoksa siyasi taassubunuz sizi Trabzonspor değerini siyasi ikbal amacıyla işinize geldiği gibi kullanmaya mı zorluyor?

Trabzonspor yönetimi Nihat Bey'e göre iktidara karşı konuşmayı becerememiş. Yine burada siyasi taassubun siyasi ikbale şuursuzca yansımasını görüyoruz. Fenerbahçe cephesinin iktidar ile olan yakın ilişkisi nedense kendisinin gözünden kaçmış. Trabzonspor yönetimini iktidarın adamı olarak suçlayacaksınız ama Fenerbahçe cephesinin tavrını görmezden geleceksiniz. Sizin objektiflik algınız bu olsa gerek.

Trabzonspor taraftarının yönetimine yaptığı en büyük eleştiri "konuşun ve haklılığımızı duyurun" şeklindeyken  Nihat Genç bu az konuşmayı bile kişiliksiz olarak niteleyecek kadar olaylardan bihaberdir. Dedim ya bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olursanız  cehaletiniz siz ne kadar saklarsanız saklayın haykırarak kendisini belli eder.

 

Nihat Bey başka neler buyurmuş? Trabzonspor yönetimi bir kez cemaat diyememiş bu olayların sebebi olarak. Kendisinin yeni takımının yöneticilerinin ağızlarından kaç defa cemaat sözü çıkmış? Var mı bu soruya bir cevabı?

Mahkemede utanmadan Trabzonspor şike yapıyordu biz onları önlemeye çalışıyorduk diye savunma yapan Fenerbahçe cephesini Trabzonspor korumaya alacakmış beyimize göre. Kendisi o kadar hoşgörü sahibiyse öncelikle siyasi hasımlarına bu hoşgörüyü göstersin de topluma örnek olsun.

Futbolun hukuksal boyutundan habersizce ahkam kesen Nihat Genç adli yargılama beklensin derken kendisinin kimlerin güdümünde kalem oynattığı apaçık ortadadır. Hem geciken adalete itiraz edeceksiniz hem de futbolun hukuksal sürecini erteleme gayreti içerisinde olacaksınız. Bu ne yaman çelişkidir Nihat Bey?

Trabzonspor'a asalet maçını kaybetmiş onursuz yakıştırmasını yapsa yapsa Nihat Genç gibi küfürbazlığıyla nam salmış birisi yapabilirdi ancak. Trabzonspor'un onuru kendisinin ağzında bile  kirlenmeyecek kadar büyüktür, hatırlatırım.

Şike en basit tanımlamayla emek hırsızlığıdır. Bunu suçu işleyen  insanlara halk kahramanı olarak bakmak için büyük bir ahlaki çözülme yaşamak gerekir. Hele hele bu kişiler için kavga vermek daha büyük karaktersizlik anlamına gelmektedir. Hal böyleyken şikeci başkanlarına sahip çıkmayı bir direniş olarak algılamak için hayata nasıl bir ahlaki boyuttan bakmak gerekir sorusuna ben cevap bulamıyorum. Sahi Nihat Bey bu çerçeveden sizin bir cevabınız var mı ?

Trabzonsporlu, Galatasaraylı ve Beşiktaşlı taraftarlar rakipleri olan Fenerbahçe'yi takdir etmeliymiş büyük futbol duayeni Nihat Genç'e göre. Kusura bakmayınız efendim namuslu kişilikler hırsızlığa iltifat etmez. Bu takdir için ise evrimleşerek sanatkar olmak gerekirmiş. Eğer sanat emeği yok sayıp hırsızlığı baş tacı etmekse tükürürler öyle sanatın içine…

Nihat Genç acaba "Anadolu toprağı kir tutmaz" sözünü hatırlar mı bilemiyorum ama biz kendisinden duyduk bu sözü. İşte Trabzonspor o kiri tutmuyor tertemiz, pırıl pırıl bakıyor Anadolu'nun kuzeydoğusundan dünyaya. Siz içinden çıktığınız bu kir tutmayan toprakları unutmuş olmalısınız ki kir tutmaya başlamışsınız Nihat Bey.

 

Nihat Genç, bilmem hatırlar mısınız diye sormak zorundayım zira bir çok değerinizi unutmuşsunuz kusuruma bakmayın. Hani Trabzonspor'u karşılıksız sevip, ona bir felsefe yükleyip erken yaşta aramızdan ayrılan sanatçımızı hatırladınız mı? Anlıyorum çıkartamadınız ama Kazım Koyuncu olduğunu söyleyeyim. Hatırlatalım o muhteşem sözleri:

 

"Trabzonspor'u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti."

 

Sizin onursuz,kişiliksiz dediğiniz Trabzonspor, Kazım Koyuncu için ne demekmiş anımsadınız mı? Siz direniş diye hırsızların içerisinde kendinizi kandırıyorsunuz oysa Kazım abi direnişi en yüksek perdede, asil bir sevdada bulmuştu. Kazım Koyuncu'yu işte bu asil sevdası için 7 yıldır unutmadık biz. Değil 7 yıl 70 yıl bile geçse yine unutmayacaktır Trabzonspor taraftarı o büyük insanı. Sahi Nihat Bey sizi öldükten üç gün sonra kan bağınız olan insanlar haricinde hatırlayacak kişiler var mı?