Röportaj : Yıllar, Yollar, Deplasmanlar | Kemal Amcamız

Boyacı Kemal Amca…
Her sezon Trabzonspor formasıyla deplasmanlarında, tribünlerde görebileceğiz birisi.
Hayata sadece Bordo Mavi gözlerle bakmakta.
Trabzonspor varsa Kemal Amca var, Trabzonspor yoksa Kemal Amca da yok.

Aile kökeni Vakfıkebir'e dayanan Kemal Amca 1956 Adapazarı doğumlu, çok küçük yaşta Zonguldak'a ailesinin taşınmasıyla yerleşmiş ve Zonguldak’da büyümüş. Küçük yaşta tanıştığı boyacı sandığından bir türlü kopamamış ve hayatı boyunca boyacılık yapmış.

Kemal Amca, boyacılık yaparak kazandığı paraların bir kısmıyla Trabzonsporlu olmayanlara orijinal Trabzonspor forması alıp onları Trabzonspor'lu yapmakta. Sadece bir taraftar değil yani bir Trabzonspor elçisi. Sırf bu sezon Ankara'da oynanan kupa finaline gittiğinde 4 küçük çocuğa forma alıp, onları Trabzonspor'lu yapmış. Gururla ve sevinçle anlatıyor

Zonguldak'ta Trabzonspor forması  veya Trabzonspor ürünü taşıyorsanız ve birisi size laf atıp şakalaşıyorsa bilin ki Kemal amca ile tanışacaksınız demektir.

Keyifli bir sohbet ile Kemal amca anlattı biz dinledik.

Kemal Amca Trabzonspor senin için ne ifade ediyor?

Varımız yoğumuz Trabzonspor. Öyle bir soru oldu ki kelimelere dökemiyorum.

Maçlara ne zaman gitmeye başladın? İlk gittiğin maç hangisi? Kaç yıl, kaç maç, kaç şehir?

15 yaşında maçlara gitmeye başladım. O günden beri de maçlara giderim. İlk gittiğim deplasmanda Beşiktaş maçıydı. Sezonu yanlış hatırlamıyorsam 83/84 sezonuydu. Maçı Dozer Cemil'in attığı golle 1-0 kazanmıştık.

Trabzonspor maçının olduğu şehirlerden 2-3 tanesine gitmemişimdir. Bu sene 4-5 kez 1461 Trabzon maçlarına da gittim. Bordo Mavi olan her şeyin arkasından giderim.

Eşin ve ailen sürekli deplasmanlara gitmene kızıyor mu?

Bazen "cenazeye gidiyorum" diyip gidiyorum. Ara sıra  maçlara gitmeme kızıyor. Döndükten sonra biraz şakalaşıp gönlünü alıyorum.

Bir gün amcam bana "Trabzonspor'un maçının olduğu gün cenazem olsa cenazeme gelir misin?" diye sordu. Ben de "Cenaze bekler ama Trabzonspor beklemez" dedim.

Çocuğun var mı? O da maçlara gidiyor mu?

20 yaşında bir çocuğum var. O da Trabzonsporlu. Zaten Trabzonspor'u tutmasa eve sokmam. Çocuğum da maçlara gider ama benden ayrı. Onun kendi genç arkadaşları var, onlarla beraber maçlara gidiyor.

Bugüne kadar bir çok maça gittin. Bu maçlardan unutamadıkların hangileri?

2010-2011 sezonunda Eskişehir deplasmanına gittiğimiz maçı unutamıyorum. Bu maçta hakemin vermediği gol hala daha gözlerimin önünde. O gün sinirden gece 12'ye kadar tribünde oturdum.

Yine aynı sezon Bursa deplasmanında Jaja'nın iki gol attığı maç çok zevkli geçmişti. Bu da unutamadıklarım maçlar arasındadır.

Trabzonspor'da oynamış en beğendiğin futbolcu hangisiydi?

İskender'in yeri bende ayrıdır. Ali Kemal ve Dozer Cemil de unutamadıklarım arasındadır.

Yabancı futbolculardan unutamadıkların?

Yattara. Ondan önce de Jean-Marie Pfaff.

Aktif Trabzonspor taraftarı olduğunuz için bu soruyu size mutlaka sormam gerek; Taraftar profili geçmişten bugüne nasıl değişti?

Şu an iyi taraftar da var kötü taraftar da var. Eski taraftarın yerin ayrı. Çünkü yeni nesil en ufak bir hatada futbolcuya küfür ediyor. Ama gol atsa kral ilan ediyorlar. Örneğin; Umut Bulut bizdeyken satılsın diyen, hakaret eden taraftar şimdi neden satıldı diyor. Bunları tribünden duyuyoruz. Eskiden tüm taraftar takımına, futbolcusuna sahip çıkardı.

Trabzon'da taraftar grupları olmasa takımı destekleyecek taraftar olmayacak. Eskiden destek çok daha fazlaydı. Takım deplasmanda çok daha iyi destekleniyor. 1461 Trabzon'un deplasman maçlarını deplasmanda daha fazla kişi izliyor. Ben Trabzon'da olsam ne Trabzonspor'un ne de 1461 Trabzon'un bir maçını bile kaçırmam.

Gittiğin deplasmanlarda unutamadığın bir çok anı olmuştur. Bunlardan bazılarını bizimle paylaşır mısın?

İlk anlatacağım anı, deplasman anısı değil ama unutamadıklarım arasındadır; 25 yaşındayım sanırım. Radyoyu Trabzonspor maçını dinlemek için açtım. Açtığım gibi spiker Trabzonspor 1-0 yeniliyor dedi. Sinirlendim radyoyu sobaya attım. Babam geldi radyoyu arıyor. "Sobada yanıyor, git al" dedim.

92-93 sezonunda Avni Aker'de, Fenerbahçe ile oynuyoruz. O maça gittim. Maçtan sonra stad dışında olaylar çıktı. O karmaşada birisi cüzdanımı çalmış ama farkında değilim. Olaylar sürerken kenara çekildim olaylar dinince camiye gitmeyi düşünüyorum. Olaylar biraz dindi camiye gitmek için yürümeye başladım tam o sıra polis geldi, aldı beni karakola götürdü. Üzerimden kimliğim de çıkmadı. Kim olduğumu biraz zor olsa da anlattım. Bir kaç soru da sordular cevapladıktan sonra bıraktılar.

Bir Kocaelispor deplasmanına gittim. Bizim tribünün biletleri bitmişti, kalanları Kocaelispor taraftarlarının arasına aldılar. Ben de üzerime Kocaelispor forması giyip girdim aralarına. Bizim bazı taraftarlar Kocaelisporluların arasına girince ortam gerildi. Tam o sıra bizim bir taraftar çatıya çıktı. Ben de durumdan faydalanıp bizim tribüne geçmek için çatıya çıktım. Beni gören Trabzonspor taraftarı kaçmaya başladı. Halbuki ben ona "Ben de Trabzonspor taraftarıyım” diyorum ama anlamıyor. Nedeni ise üzerimdeki Kocaelispor forması. Ben de onun arkasından koşunca Trabzonspor taraftarını kovalıyorum gibi göründü.  Bizim tribüne yaklaşınca durumu anlattım da girdim aralarına.

Canından çok sevdiğin Trabzonspor'a başkan olsaydın ilk neyi değiştirirdin?

Alt yapıya sahip çıkardım. Alt yapıya yatırım yapıp daha da büyütürdüm.

Kulübün efsanelerinden olan Şenol Güneş senin için ne ifade ediyor?

Şenol Güneş Trabzonspor için olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Trabzonspor için her şeydir. Şenol Güneş adam gibi adamdır.

Bildiğiniz gibi yeni teknik direktörümüz Mustafa Reşit Akçay. Mustafa Hoca'dan beklentileriniz neler?

Sevdiğim hocalardan bir tanesi. Tavşanlı Linyit'te yaptıklarıyla, 1461 Trabzon'da yaptıklarıyla kendisini kanıtladı. Sahip çıkılırsa iyi şeyler yapacağına inanıyorum.

Geçtiğimiz hafta Trabzonspor yönetimi değişti. Yeni yönetim hakkında kafanda bir düşünce var mı?

İnşallah başarılı olurlar. Giden yönetim de bizim yönetimimizdi gelen yönetim de bizim yönetimimiz. Yönetimleri kötülemek hiç bir zaman bize yakışmaz. Sonuçta giden yönetim de şikecilerle uğraştı ve takımı yarı yolda bırakmadı.

Gelen yönetimin tek hatası Tolunay Kafkas'ı bu şekilde göndermesi oldu. Sonuçta Tolunay Hoca da bu takımın parçaydı.

İbrahim Hacıosmanoğlu ve Mustafa Hoca'nın Trabzonspor'a gelmesiyle öze dönüş başlamış gibi görünüyor. Bunu nasıl yorumluyorsun?

Öze dönüşü destekliyorum. İyi sonuçlar alacağımıza ve takımın gelecekte başarılı olacağına inanıyorum.

Bu yapılanmayla gelecek sezondaki şampiyonluk şansımız ne olabilir? Geçen sezon sizin düşüncenize göre nasıl geçti?

Geçtiğimiz sezon bu hakemlere bu federasyonlara rağmen şu tabloda bile başarılıydı. 34 maçta tek penaltımız yok, verilmeyen gollerimiz çok. Bu hakem anlayışıyla bu takım nasıl maç kazansın? Allah'tan Sadri Şener takımı yarı yolda bırakmadı. Başkası olsa takımı yarı yolda bırakırdı. Trabzonsporluluğuyla övünen Mehmet Ali Yılmaz neredeydi?

Biz her sezon şampiyonluğa oynarız ama bizim karşımızda sadece rakipler olmuyor. Hakemler ve diğer faktörler oluyor.

2010-2011 sezonunca şike yapıldığı için gözaltılar yapılmaya başlandığı zaman neler hissettiniz?

Haberlerde bu gözaltıları görünce mutlu oldum ama şaşırmadım.

Şike süreci hakkındaki düşünceleriniz nedir?

O sezon şike yapıldığı belliydi. Her şey ortada olmasına rağmen TFF ve siyaset olayı bir gecede kapattı.

Bu süreçte en çok Trabzonspor etkilendi. Yönetimin, futbolcuların aklı hep şikede kaldı. Kendilerini saha içine veremediler.

Bugünden sonra adaletin yerini bulacağını düşünüyor musun? Türk futbolu bu süreçten sonra gelişir mi, geri mi gider?

Bu federasyon olduğu sürece futbol ileri gitmez. Bu federasyon gitmeden adalet de yerini bulmaz.

Kulüpler birliği başkanı Halil Ünal "UEFA Yargıtayı beklemeliydi" diye açıklama yapıyor. Sen adaletten mi yanasın paradan mı yanasın? Yargıtayı tanımıyorsun, UEFA'yı tanımıyorsun ama adaletten bahsediyorsun. Bu mu adalet?

Şunu da ekleyeyim federasyon dışında siyasete de bir darbe vurmak lazım. Bir gecede Fenerbahçe’yi kurtarmak için kendi koydukları yasayı değiştirdiler.

Trabzon'daki yerel basını nasıl buluyorsunuz? Trabzonspor'a yeterince destek oluyorlar mı?

Yerel basın demişken Zonguldak'ta satılan yerel basın gazetelerini her alıyorum. 5'er tane de alıp çay ocaklarına bırakıyorum. Oraya gelen hemşerilerimiz okusun diye. Bir çay ocağının sahibi Trabzonlu ve bu gazetelerden almıyorsa orada oturup çay içmiyorum.

Bu gazetelerde yazmayan amatör maç sonuçlarını da telefonla arayıp öğreniyorum.

Sorunuza dönersek yerel basında iyi olanlar da var arkamızdan kuyumuzu kazmaya çalışanlar da var. Takıma köstek olanlar böyle yapıyorsa İstanbul basını ne yapsın?

 


 

 

Röportaj: Selami Danışmaz - Hürgün Aygün