Sosyoloji; insanın toplum yaşamının, insan grupları ile toplumlarının bilimsel incelemesidir. Çoğumuz dünyayı, kendi yaşamımızın bildik özellikleri bakımından görürüz. Sosyoloji, bizim neden olduğumuz gibi olduğumuz ve neden davranıyor olduğumuz gibi davrandığımız hakkında çok daha geniş bir bakış açısı benimsememiz gerektiğini ortaya koyar. *

Köklerinin 5000 yıl öncesine kadar dayandığı kabul edilmekteyse de günümüzdeki kurallar bütünü içinde futbol, 150-160 yıl öncesinde İngiltere'de ortaya çıkan bir oyun. Üniversitede doğmuş, işçiler eliyle büyümüş, kapitalizm ruhuyla şahlanmış bir olgudan bahsediyoruz. Bu süreç içerisinde futbolun basit bir oyun olmanın ötesinde birçok alanla iç içe (siyaset, medya, tıp bilimleri vb.) ve yıldan yıla etki alanını büyüterek bambaşka bir olgu haline geldiğini belirtmeme gerek yok. Bir anlamda artık futbol konuşurken sadece bir spor dalından konuşmuyoruz aslında. Bu bağlamda yazara katılmamak elde değil : "Sahaya bakınca sadece futbol görüyorsanız, hiçbir şey görmüyorsunuz demektir."

Danimarkalı ünlü varoluşçu filozof Soren Kierkegaard imanın duygusal boyutunu en sert tonda dile getirmek için “din saçmadır ve tam da bu yüzden yani saçma olduğu için inanıyorum” der. Buradaki saçma tanımı günlük dilde kullandığımız anlamı değil aklı ve bilgiyi aşan, duyularımızla test edilemeyen anlamını karşılamaktadır.

Hiç birimiz gördüğümüz güzel bir rüyadan uyanmak istemeyiz. 20 ve 21. yüzyılların en büyük rüyası olan futboldan uyanmak için de insanların elinde yeterince neden yok. 35 metreden yapılan bir serbest vuruşta kavisle giden topun doksandan ağlara takılmasından sonra takımımızın şampiyonluğu kazanmasına benzeyen hiçbir yaşamsal gerçek bulamayız. Dünya tarihinin savaşlar dönemi bittiğinden ve savaşların makinelere ve teknolojik silahlara devredildiğinden beri kılıcı ve tuttuğu ülkesini, şehrini ve toplumunu koruma güdüsü, ‘düşmanlarına karşı savaşma varoluşu’ elinden alınmış olan insan 19. Yüzyılın sonunda bu tarihsel güdülenmesini devam ettirecek silahı buluyordu: futbol topu.

Dünyada en yaygın olarak oynanan ve izlenen oyun futbol olduğu hepimizin bildiği bir gerçektir. Fakat onun bu yaygınlığı ve etkinliği özellikle ülkemizde yeterince konu edilmiş değildir. Gazetelerde siyasi ve ekonomik haberlerden sonra en çok yer ayrılan bölüm futboldur. Sinema, tiyatro, müzik ve diğer sanat alanlar, dış haberler bile gazetelerde futbol kadar kendine yer bulamamaktadır. X şahsının A takımından B takımına geçişi yarım sayfa ile haber olabilirken, ülkenin genelini ilgilendiren bir yasa değişikliği haberi çeyrek sayfa bile yer kaplamayabilir. 

1461 Trabzon Teknik Direktörü Mustafa Reşit Akçay ile keyifli ve çok faydalı bir röportaj gerçekleştirdik. Değerli hocamız bizi kulüpteki odasında büyük bir nezaketle karşıladı ve sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Bize göre çok önemli bilgiler edindik hem kendisiyle alakalı hem de Trabzonspor'un geleceği olan 1461 Trabzon takımıyla alakalı.Röportajımızda bazı fotoğraflar sizlere garip gelebilir. Bu fotoğraflar 1461 Trabzon takımının oyuncularının drama çalışmalarında yapmış oldukları resimlerdir. Fotoğrafları bu oyuncuların sığ bir futbol anlayışıyla yetiştirilmediklerini belgelemesi amacıyla yayınlıyoruz. Önemli gördüğümüz bu röportaj için Mustafa Reşit Akçay'a çok teşekkür ediyoruz.