Türker Metin Onur

Türker Metin Onur

Özgürlüğün Kapısından Dönüş

Dünyaya geldiğimizde hiçbir şeyi seçme şansımız yoktu; dilimiz, dinimiz, ırkımız ve birçok şey bir bilgisayara program yüklenir gibi bizlerin beyinlerine yüklendi.

Sizlere seçme şansı olmayan ve ilk kez sınırlı özgürlüğe kavuştuklarında hayatın onları yine yüzüstü bıraktığı bir grup insandan söz etmek istiyorum.

Takvim yaprakları 1990 yılının Mayıs ayını gösteriyordu. 1992 yılında İsveç’te düzenlenecek Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grubu mücadeleleri başlıyordu. 41 yıllık Enver Hoca yönetiminin etkisinden yeni yeni kurtulmaya çalışan Arnavutluk bu uğurda futbolu çok önemsiyordu.

Çekilen kuralar sonrası grupta Fransa, Çekoslovakya, İspanya ve İzlanda ile eşleşen Arnavutluk elemelerdeki ilk maçını 30 Mayıs tarihinde İzlanda ile deplasmanda oynayacaktı.

Umudun ve Direnişin Rengi | Bordo - Mavi

Takvimler 17 Eylül 1944’ü gösteriyordu, Müttefik güçleri büyük bir zafere imza attıkları Normandiya çıkarmasının ardından 1945 öncesi 2. Dünya Savaşını sonlandırmak için yeni bir harekât hazırlığına girişmişlerdi. Harekat Amerikan ve İngiliz hava indirme birliklerinin öncülüğünde gerçekleşecekti.

Plana göre Alman savunma hattının zayıf olduğu düşünülen Hollanda üzerinden Alman endüstrisinin kalbi olan Ruhr bölgesine saldırılıp bu bölge ele geçirilerek savaşın kısa sürede sonlandırılması hedeflenmişti.

Çocukluğumuzdan Yansıyan Futbol

1980'lerin sonuydu. Sokakta her türlü objeyi top olarak kullanıp hava kararana kadar peşinde koştuğumuz, Trabzon’un buram buram tarih kokan dar sokaklarında tek tük arabaların geçtiği, insan kalabalıklarının olmadığı, arabaların park nedeniyle her sokağı gasp etmediği güzel yıllar. Futbol bizim için sadece bir spor dalı değil yaşamın ta kendisiydi o günlerde.

Vahşete Karşı Yaşama Tutunmak- Albino United

Dünyaya geldiğimizde nerede hangi şartlarda doğacağımızı seçme şansımız yoktur. Doğduğumuz topraklar bizim için büyük bir şans olabileceği gibi, aksine cehennemi yaşatacak topraklar da olabilir.

Sizleri Afrika Kıtasına Tanzanya’ya götürmek istiyorum, anlatacağım olayın mağdurları o topraklarda yaşıyor ve tek amaçları insanca yaşamlarını devam ettirebilmek.

La Guerra Del Fútbol | Futbol Savaşı

Anadolu coğrafyasında futbol bir savaşa yol açabilir mi?

Bu soru 2010-2011 sezonunda Trabzonspor’un hakkının çalınmasıyla başlayan süreçte iyice beynimi kemirmeye başlamıştı. Suçluların hak ettikleri cezaları çekmemesi, haklı olan tarafın mağdur edilmesi, basiretsiz futbol yöneticileri, taraflı federasyon ve hakemler, tüm bunlar bir savaş başlamasına sebep olabilir miydi? 

Sayfa 7 / 9