Mehmet Fırat

Mehmet Fırat

Yanlış Zamanda Belçikalı Furyası

Şu an "dünyanın en güçlü 5 Milli Takımı hangileri" diye anket yapsalar, Belçika Milli Takımı kesinlikle o 5 ülkenin arasında yer alır. Zaten FIFA sıralamasında 3. olmaları bunu kanıtlar nitelikte. Altın çağını 80'li yıllarda bırakan Belçika'nın bir anda bu hale gelmesi futbol dünyasında birçok kesim tarafından şaşkınlıkla karşılandı ama şaşırılacak bir şey yok aslında, çünkü bu takım başarılı bir planlamanın ürünü. 

Şike Duruşmasından İzlenimler-2

6. ayın 1. günü ve aynı zamanda Şenol Güneş’in doğum günü olan 1 Haziran, önemini Çağlayan’daki şike duruşmasıyla daha da arttırdı. Bende güne bu şevkle başladım, adliyeye giderken beklentim fazlaydı. Atilla Dilaver ağabey ile buluştuk, ilk koruma bölgesini geçtik. İkinci koruma bölgesine geldiğimizde Atilla ağabey geçti ama bana ilk aşamada izin çıkmadı. Yaklaşık 15 dakika güvenliğin gözlerinin içine baka baka bekledikten sonra içeri girebildim. Benden hemen sonra da Mustafa Küçük geldi salona, o da zor girmiş olmaktan muzdaripti.

Şike Duruşmasından İzlenimler

30 Mayıs Çarşamba günü sabahı evden çıkarken şike duruşmasına gitmek gibi bir planım yoktu. Ama gerek staj yaptığım büronun Çağlayan’da olması gerekse de yapacak bir işimin olmaması sebebiyle, ani bir kararla duruşmaya girdim. Salon kapısı arka kısımda olduğu için içeri geçip oturmam kolay oldu.

Yaklaşık bir senedir televizyonlarda, internet sitelerinde, gazetelerde gördüğümüz simaların büyük bir kısmının bir salona doluşması, ilk defa gören bir insan olarak kısa süreli bir şok yaşamama neden oldu. Türk futbolunu kirleten isimlerle dip dibeydim. Çaprazımda Mehmet Yıldız vardı mesela, biraz önünde Serdar Kulbilge. Kafamı çevirdim Korcan’ı gördüm, sonra Nihat Özdemir’i, sonra tercüman Samet’i, Ali Koç’u… Normalde sanıkların ön tarafta olması lazım ama yer yokluğundan gözlemci kısmına oturan sanıklar da oldu. Onlara bu kadar yakın olmak sabır sınayan bir durumdu.

İnatçı İhtiyar: Sir Alex Ferguson

İskoçya’nın bağımsızlık mücadelesinin ilk yıllarında direniş kuvvetine önderlik eden William Wallace, İskoçya deyince akla gelen ilk isimlerden biri (Mel Gibson görünümünde geliyor ama olsun). İnatçıydı, 15 yıldan fazla mücadele verdi babasını ve abisini öldüren İngilizlere karşı. Hain ilan edildi, yakalandığında vahşi bir biçimde idam edildi. Aradan yüzyıllar geçti. 1999 yılında bir İskoç, Birleşik Krallık’ta şövalye seçilerek Sir ünvanı aldı. Bu unvan günümüzde, kendi mesleğinde zirvede olan ve insanlara kötü örnek olacak herhangi bir davranışta bulunmayan kişilere veriliyor (Emre Belözoğlu Britanya’da yaşasaydı bu ünvanı alma ihtimali, Serkan Balcı’nın üst üste 2 isabetli orta açma ihtimalinden az olacaktı mesela).

Sayfa 3 / 3