Mayls Majurani

Mayls Majurani

St. Pauli - Sex, Drugs & Football

Dünyanın belki de en aykırı takımıdır FC St. Pauli. 1910 yılında, bugün Almanya’nın en modern şehri olan Hamburg’un St. Pauli semtinde kuruldu. Çoğu kişinin bilmediği önemli bir şeyse St. Pauli kulübünün her zaman bizim bildiğimiz St. Pauli kulübü olmadığıdır. Kulüp 80’lere kadar St. Pauli semtinin herhangi bir mahallesinde etkindi ve bugün tanıdığımız aykırı duruşa sahip değildi. 80’lerin başında meşhur Reeperbahn caddesine taşındılar ve yavaş yavaş FC St. Pauli oldular. Markalaştılar. Zaten Marka Değeri’ni yazarken de St. Pauli modelinden etkilendiğimi belli etmiştim.

Reeperbahn aslında çok ilginç bir yer değil. Ülkemizin tatil şehirlerindeki barlar sokağı diye adlandırılan caddelerle birçok paralellikleri var. Tabi bazı farklılıklar da var. Bir çok barın yanı sıra bu cadde genel evlerle, seks sinemalarıyla, striptiz barlarıyla, seks oyuncağı satan dükkanlarla ve benzeri mekanlarla dolu. Ayrıca dünyanın her yerinde ruhsat gerektirecek olan silahlar Reeperbahn’da sıradan bakkallarda satılıyor.

“Bana oradan iki ekmek, 500 gr. kaşar, mısır unu ve bir samuray kılıcı.”

 

St. Pauli - Şehrin Kötü Çocukları

FC St. Pauli: Sex, Drugs, Rock ‘n Roll and Football isimli yazımla, bu – bana göre – oldukça ilgi çekici ve karizmatik camiaya yüzeysel ve vasat bir giriş yapmış olduk. Bu yazıyla ise derinleşeceğiz. St. Pauli hakkında bilinmeyenlere dalacağız. Çünkü bir Trabzonsporlu olarak St. Pauli’nin kulüp politikasını ve duruşunu incelemeli ve birçok konuda örnek almalıyız diye düşünüyorum.

St. Pauli’nin kuruluşu armada 1910 diye geçse de 1907’ye dayanıyor. Hamburg St. Pauli TV adındaki, bugün hâlâ faal olan jimnastik kulübü 1907 yılında bir futbol şubesi açtı. Fakat üç yıl boyunca bu şube daha çok bir mahalle takımı statüsündeydi. 1910 yılında ise futbol federasyonuna dahil oldu ve 1924 yılında Hamburg St. Pauli TV’den ayrılarak FC St. Pauli’yi resmen kurdu.

Bizim Avraam

Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı isimli kitabında 1910'ların Trabzon'unu şöyle anlatıyor:

“Büyükhanım'ın genç kızlığında anlatılanlara bakılırsa daha da eski zamanlarda Trabzon'un Rum ve Ermeni mahalleleri, Müslüman mahalleleriyle bu kadar iç içe değildi. Ama zamanla şehir içinde sınırlar atlanmış, diğer mahallelere dal budak salınmış, Müslüman mahallelerinde de evler açılmıştı. "Gâvur" sıfatı bazen çekinceli bazen mesafeli çoğu zaman ağır cüssesiyle isimlerinin başında dursa da asırlar içinde onlarla komşu olunmuş, komşuların birbirinin külüne muhtaç olduğu kısa zamanda anlaşılmıştı. Yeri gelince korumalı kollamalı, mahkemede vekil şahit, han odasında hami, kahvesinden kırk yıl hatırlı, yeri gelince Trabzon denizinin mizacından nasipli, kanlı bıçaklı olunmuştu. Kim "Aralarından su sızmazdı" dese yalan olurdu yani. Ama sudan sebeplerle olurdu bu. Geçimsizlikleri Müslüman ahalinin birbiriyle geçimsizliğinden başka türlü değildi hâsılı, toprak onları da kendisine benzetmişti. Türk'le Ermeni'yi mahkemeye düşüren sebep Türk'le Türk'ü mahkemeye düşüren sebepten farklı değildi ve gerisi önemsizdi.”

Eric Cantona: Kral Olan Ericlerin Sonuncusu

Erik Ejegod, Erik II Emune, Erik III Lam, Erik Plovpenning, Erik Christoffersen, Eirik Haraldsson, Eirik Mahnusson, Erik Segersall, Erik Jedvardsson. Bu saydığım isimlerin en az üç ortak yanı var. Bunlardan birisi hepsinin İskandinavyalı olması, ki bu özellik bizi pek ilgilendirmiyor. Diğer iki özellik, hepsinin adının Erik/Eirik olması ve hepsinin bir dönem krallık yapmış olmaları. Yani İngilizcede bunları hepsi birer “King Eric”.

Ama Google'de “King Eric” diye aratınca karşımıza ilk sırada bunlardan birisi çıkmıyor. 1966 doğumlu bir Fransız çıkıyor: Eric Cantona. Ya da King Eric. Kral olan Ericlerin sonuncusu.

The Damned United

BBC yapımlarını ilginç bulmuşumdur. Klasik Hollywood filmlerinden farklı bir anlatıma sahiptirler. Daha samimi gelirler bana. The Damned United da BBC Films'ten çıkmış bir yapım. Futbol tarihinin en ilginç menejerlerinden Brian Clough'ın Leeds United'daki 44 günlük macerasını ve flashbacklerle Derby County'deki ciddi başarısını anlatıyor.

Sayfa 8 / 9