Mayls Majurani

Mayls Majurani

LooKING for Eric

Ali Kemal Denizci mutsuz olduğu İstanbul'dan kurtulup Trabzon'a dönebilmek için bir gece evini yaktı. Bu olay benim aklıma hep Eric Cantona'yı getirir. Ali Kemal'in döneminde henüz yoktum. Sanıyorum bu yüzden delilik dendiğinde aklıma ilk Ali Kemal değil, Cantona gelir. Eric Cantona. King Eric.

Eric dünyaya geldiğinde yanlış hayatın içinde buldu kendini. Eric asiliğiyle, hırçınlığıyla, kavgacılığıyla ve içtenliğiyle Trabzon'da doğması gerekirken Fransa'da doğdu. Daha sonra Trabzonlu da olamadı ama. Olsun, biz onu böyle de sevdik.

Gegengerade

Gegengerade, kendini bir St. Pauli filmi olarak tanıtıyor. Ama aslında anlattıkları arasında her şey var, sadece St. Pauli yok. 
Yönetmeni Tarek Ehlail. Gegengerade onun 2. filmi. İlk filmi Chaostage bir grup punkın hikayesini anlatıyor. Yani Ehlail'in Hamburg'un yeraltı kültüründe yetiştiğini farzedebiliriz. Önce bir punk filmi, ardından bir Pauli filmi.

Green Street Hooligans

West Ham United, İngiliz futbolu dendiğinde akla gelen ilk takım değil. WHU, gerek başarı konusunda, gerek tribün ve futbol kültürü konusunda bir Manchester United ya da bir Liverpool FC değil. Ama West Ham'in holigan grubu Inter City Firm'in dünyada bile eşi benzeri yoktu. Ne Man Utd'ın Red Army'si, ne de Tottenham'in Yip Army'si Inter City Firm kadar ünlenmedi.

Barda | Futbol Sadece Futbol Değildir

Konumuz Serdar Akar hocamızın rahatsız edici ve çok tartışılan filmi Barda. Bu bir analiz yazısı olduğu için spoiler kaçınılmaz olacak. Baştan haber vereyim, sonra tantana olmasın.

Barda, bir grup gencin sürekli gittikleri bir barda yaşanan bir geceyi anlatıyor özünde. Bar kapatmak üzereyken ve gençler de son biralarını içerken Nejat İşler önderliğindeki bir grup külhanbeyi giriyor içeri. Barın sahibi kapattıklarını söylese de bunu pek takan olmuyor. Tatsızlık çıkmaması için de bar sahibi serserilere birer bira veriyor.

Güçlülerin İktidarına Karşı İngiltere Amatör Milli Takımı

Bir zamanlar futbol bir spordu. Bir grup insan toplanıp futbol oynuyordu. Sonra başka bir grup geldi ve onları izlemeye başladı. Bu izleyişten keyif aldılar. Sürekli izlemeye başladılar. Sonra bu izleyenler ve oynayanlar futbola yeni anlamlar katmaya başladı. Adına Lazca bir şarkı dahi yazılan Erneste "Che" Guevara futbolu devrimin oyunu olarak tanımlıyor mesela. Tam olarak anladığımızda dünyayı cennete çevirecek fikirlerin sahibi Kazım Koyuncu da Ernesto'nun düşüncesini onaylıyor. Kaki'ye göre sistemi devirebileceğimizi ve daha güzel bir dünya yaratabileceğimizi futbol sahalarında öğrendik. Futbolun bir yanı böyle güzel bir şey.

Sayfa 6 / 8