Kutadgu

Kutadgu

Miroslaw Szymkowiak Hakkında

2004 yılının Eylül ayında Konya’nın ücra ve merkeze uzak bir ilçesi olan Hüyük’ün İmrenler Kasabası’nda göreve başlamıştım. Bu yolculuk bundan sonraki yaşantımın tamamen değişeceği anlamını taşıyordu. İlçe küçük, kasaba daha da küçüktü. Ankara’dan sonra geldiğim ve yaşamaya çalıştığım bu yeni yerde yapabileceklerim de oldukça kısıtlıydı. Köy kahvesinin üzerinde iki odalı şirin bir ev tutmuştum ki, sonraları bu kararın ne kadar muhteşem bir karar olduğuna tanık olacaktım. 

Bir Süper Kupa Hikayesi | Trabzon – Olimpiyat Yolu

Bu hikaye 2010 yılının Ağustos’unda asfalt yolların tanıklığında ve Türkiye Futbol Ligi’nin son Süper Kupası eşliğinde gerçekleşmiş bir hikayedir. Malumumdur ki, buna benzer hikayeler memleketin bir çok köşesinde daha önce defalarca tekrarlanmıştır. Bizleri harekete geçiren forma aşkına, ne söylesek az sanırım, iyi ki sevmişiz demekten başka.

Muharrem Usta'ya Mektup

Sayın Başkan,

Trabzonspor’a derin bir tutku ile bağlı olan Trabzonspor taraftarları olarak son yıllarda, hiç beklemediğimiz şekilde kötü günler yaşadık. Ne Trabzonspor’un tarihine ne Trabzonspor’un derinliğine ne de Trabzonspor’un büyüklüğüne yakışmayacak bir yönetim eliyle Trabzonspor’un gözümüzün önünde yavaş yavaş eriyişini izledik. Ne mutlu bana ki, bu zahmetli ve tahammülü zor süreçte kendi adıma; sözümü hiç sakınmadan, vicdanımın sesini dinleyerek mücadele ettim.

İstanbul'un Büyüklüğü, Katillerinin Büyüklüğündendir

Orhan Pamuk, 1591 yılı İstanbul’unun dokuz kış gününü anlattığı “Benim Adım Kırmızı” kitabının “Katil Diyecekler Bana” bölümünde bir katilin gözünden İstanbul’u şöyle anlatıyor;

Bu Kısır Döngü Ne Zaman Bitecek?

Futbol dünyasında ortada duran kirlilik ile ilgili algılara yerleşen iki büyük düşünce ve mantık hatası var. İlk mantık hatası bu kirliliğin bugüne ait olduğuna dair “zaman yanılgısı”, ikinci mantık hatası ise bu kirliliğin sorumlularının sadece yöneticiler olduğuna dayanan “özne yanılgısı”. Sadece bugüne ait bir kirlilikten söz etmek demek, geçmişin temiz ve namuslu olduğuna şahitlik etmek demektir ki; burada kişisel duyguların mantığın önüne geçmesi anlamına gelir. 

Sayfa 4 / 22