Engin Tuzcuoğlu İstifa Etmelidir

3 Temmuz’dan itibaren Türkiye’de işler iyice sarpa sarmaya başladı. Önceki federasyon başkanının bu konudaki hareketsiz tavrı, süreci elinden geldiğince uzatması, birbirini tutmayan açıklamaları, hukuksuzluklar derken en sonunda istifa etmesi adeta kendisine düşen görevi tamamlar nitelikteydi. Yeni federasyon başkanı da şike konusundaki açıklamaları ile kendisini futbolsever olarak adlandıran herkesin tepkisini çeken Yıldırım Demirören oldu. Önceden söyledikleriyle başkan olduktan sonra yaptıkları kimseyi şaşırtmadı, yapacakları da şaşırtmayacaktır. Ama yine de yanlışları, hukuksuzluğu söylemek, yüzlerine vurmak görevimiz. Bu açıdan; Tahkim Kurulu başkanlığına getirdiği, Spor Hukuku Enstitüsü Üyesi Av. Engin Tuzcuoğlu’nun aslında bu görev için çok yanlış kişi olduğunu belirtmek isteriz.

TFF Tahkim Kurulu Türk spor teşkilatlarında görev alan iki tahkim kurulundan biridir (diğeri GSGM Tahkim Kuruludur ki futbol dışındaki tüm branşlara bakar). Mevzuatımız ülke içi uyuşmazlıklarda ve disiplin ihlallerinde CAS yolunu kapattığı için son karar mercii olarak görebiliriz TFF Tahkim Kurulunu. Böylesine önemli bir yere getirilen kişinin de bağımsızlığından emin olmamız gerekir. Nitekim, aşağıda da göreceğiniz, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. maddesi hakimin reddi hususunda düzenlemelere gitmiştir. Buna göre davada iki taraftan birine yol göstermiş veya öğüt vermiş; ya da iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamışsa hakimin reddi şartları doğar. Hakim bizzat kendisini reddedebileceği gibi davanın taraflarından birinin başvurusuyla da davadan çekilebilir. Herhangi bir girişim olmadığında ise davaya devam edebilir; bu bakımdan yasaklılık sebeplerinden ayrılır.

HMK MADDE 36- (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:
a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.
b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.
c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması.
ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.
d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.

TFF Tahkim Kuruluna önümüzdeki günlerde bir dosya gelecek. Tabii önce PFDK kararını verecek, bu karara yapılacak itirazı Tahkim Kurulu karara bağlayacak. Bu dosyanın ne olduğunu tahmin edersiniz; şike dosyası. Tüm ülke futbolunu ilgilendiren bir hususta karar verecek son mercii olan TFF Tahkim Kurulunun çiçeği burnunda başkanı Av. Engin Tuzcuoğlu, daha önce davanın görüldüğü mahkemeye mütalaa vererek görüşünü açıklamış ve “transfer şikesi yoktur” demiştir. Bu mütalaayı iddianamenin 59. ek klasörünün 175 vd. sayfalarında bulabilirsiniz. Ayrıca, yine başkan olmadan önce katıldığı çeşitli televizyon programlarında da şike davası ile alakalı görüşler belirttiğini internette yapacağınız kısa bir arama sonucu bulabilirsiniz.

Mütalaadan birkaç cümle yazacak olursak: “Sonuç olarak; bir menfaat türü olarak transfer şikesi bizce mümkün olmakla birlikte; bu tür bir şikenin gerçekleşebilmesi ancak futbolcunun, transfer mevsiminde herhangi bir takımla devam eden sözleşmesinin olmamasına bağlıdır. Aksi halde, şike suçunun vazgeçilmez unsuru olan ‘menfaat temini’ imkansızlık nedeniyle oluşmayacak, bahsi geçen eyleme tevessül edenler, menfaat temini aşamasına kadar ki eylemleri başka bir disiplin veya adli suça uymadığı takdirde şike ve teşvik suçu nedeniyle cezalandırılamayacaklardır.
İlave olarak, sözleşmesi devam eden bir futbolcu ile mevcut kulübünün yazılı izin alınmak kaydıyla transfer görüşmesi yapılması talimata tamamen uygun olacağından transfer şikesi yapıldığından bahsedilemez. Futbolcu ile hazllihazırda devam eden sözleşmesi feshedilmeden yapılacak yeni sözleşme geçersiz olacağı ve yeni sözleşme ancak mevcut (eski) sözleşmenin talimatta sınırlı olarak sayılı şartlarla feshedilmesi durumunda geçerli olacağından, bu halde de transfer taahhüdünün ifasının imkansızlığı nedeniyle transfer şikesinden bahsedilemez.”

HMK md. 36 hakimin bağımsızlığının ve tarafsızlığının temini için oluşturulmuş bir maddedir. Bu veriler ışığında TFF Tahkim Kurulu başkanlığına getirilen Av. Engin Tuzcuoğlu’nun bağımsızlığından ve tarafsızlığından söz edebilmemiz mümkün değildir. Böylesine önemli bir konuda karar verecek son merciinin üyesi olması bile yanlışken başkanı olması hukuki açıdan bir felakettir.

Yukarıda da belirttiğim gibi; yasaklılığını gerektirecek bir durum yok. Ama taraflardan biri başvurmadan önce kendisinin istifa etmesi gereklidir çünkü kendisi bu dosyaya bakabilecek şartları sağlamamaktadır. Bu noktada gerekli kamuoyu baskısının oluşturulabilmesi için bize de görev düşmektedir. Gerek sosyal medyada gerekse TV, radyo ve gazetelerde bu konunun sıkça dile getirilmesi ve dosya kendisine ulaştırılmadan görevinden istifaya zorlanması gerekmektedir.