Yıldır Bey ve Tatlı Passoligi

Çok sevinmişti bu işe Yıldır Bey. Passolig adında bir icat bulunmuş kurumunda ve kendi başkanlığında hayata geçirilmişti bu muazzam fikir. Stadyumlara getirilen passolig uygulaması ile taraftarlar zapt altına alınmış ve tribünlerde yıllardır süregelmekte olan büyük sorun, taraftar şiddeti, yok denecek kadar azalmıştı. Bu akıllıca fikir ancak bu denli kusursuz uygulanabilirdi.

Evet belki statlara gelen sporsever sayısı geçen seneye oranla yarı yarıya düşmüştü ama bu fikrin mükemmelliğine toz konduramazdı. Şiddet olaylarından hala ceza alan kulüplerin olması ise sadece münferit olaylar olarak görülebilirdi.

Geleceğe bir yatırımdı ve büyük bir eserdi passolig. Zaten büyük liderler geleceğe yatırım yapan insanlar değiller miydi? Yıldır Bey de tam böyle bir liderdi. Bu görevi üstlendiğinde kim tahmin edebilirdi bu parlak fikrin onun başkanlığında uygulanabileceğini!

Düşündükçe gururlanıyordu. Yalnız da değildi hani kendisini övme konusunda. Yanında onun kadar değerli olmasa da zeka küpü danışmanları ve elemanları vardı. Onlar da bu büyük başkanın etrafında halka olmuşlar Yıldır Bey'i mest ediyorlardı.

Yıldır Bey sabah kalkınca artık ilk iş aynaya koşuyor ve ' Nasıl yaptık ama! ' diyerek güne başlıyordu. Bazı günler şahsına ait passolig kartını öperek evden çıkıyordu.

Bazen 'Rüyada mıyım acaba?' diye sorduğu da oluyordu kendisine. Küçük bir tokat yapıştırdıktan sonra suratına , derin bir 'Ohh' çekerek  gülümsüyordu. Kah maçlarda boy gösteriyordu kah siyasilerle toplantılara katılıyordu.

Çok değerli bir spor adamıydı Yıldır Bey. Basın mensuplarıyla düzenlediği toplantılarda, yüzündeki ışık  görülmeye değerdi.  Passolig için ona verilen desteğe rağmen hala kararsızlar da, eleştirenler de vardı aynı zamanda.

Kararsızlar neyse de eleştirenler niye eleştiriyordu ki? Verilmiş sadakası vardı herhalde ki, başkan onları dinlemedi. Ya dinleseydi de sporun paydaşları olan insanların istediği bir düzen gelseydi. Ya sorsaydı onlara futbolun asıl sorunu nedir diye de cevaplardan çözüme ulaşılsaydı. Hayır! Bu ihtimali bile düşünmek kendini reddetmek değil miydi? Kafası karışmıştı şimdi. Nerden geldi aklına bu saçma fikirler? Sabah kalktığında bu sorunlu düşünceler  kafasında yoktu halbuki.

Siyah renkli yılan derisi cüzdanından gri kartını çıkardı ve öptü. Biraz rahatlamıştı. Büyük başkan danışmanlarıyla bir toplantı daha düzenledi ve şaşaalı hayatına devam etti.