İnsanlık ve Futbol | Mülteciler Hoşgeldiniz

“Futbolun öyküsü, zevkten zorunluluğa uzanan hüzünlü bir öyküdür. Spor bir sanayi dalına dönüştüğü oranda, iş olsun diye oynandığı zamanki güzelliğinden bir şeyler kaybetmiştir.” Diyor Eduardo Galeano “Gölgede ve Güneşte Futbol” isimli kitabında. Mahalle aralarında top peşinde koşturduğumuz çocukluk yıllarında sahip olduğumuz saf ve temiz duygular futbolun bir endüstriye dönüşmesiyle kirleniyor, yok oluyor.

Ama Dünyanın daha büyük sorunları var; savaşlar!

İnsanlar hayatları uğruna istemedikleri bir savaşın içerisine çekiliyorlar, ya savaşacaklar ya da topraklarını terk etmek zorunda kalacaklar. Peki, bir insanın doğduğu, büyüdüğü, ilk kez âşık olduğu, aşk acısı yaşadığı, anılar biriktirdiği toprağı terk etmesi kolay mı sanıyoruz. Bir de işin sonunda geri dönememek varsa. Gitmek istemiyorsunuz ama hayatta kalmak için arkanıza bakmadan kaçmalısınız, sizin için o an tek yol hayatta kalabilmek için o toprakları geride bırakmak, düşünceleriniz beyninizi kemiriyor. Nereye gideceğinizi ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, korkunç bir kâbusta olduğunuzu düşünüyor ve uyanmak istiyorsunuz ama nafile. İşte günümüzdeki mültecilerin yaşadıkları duygularda bunlara benzer hatta daha fazlası.

Hep söylediğim bir söz vardır; “Dünyaya geldiğimizde nerede hangi şartlarda doğacağımızı seçme şansımız yoktur. Doğduğumuz topraklar bizim için büyük bir şans olabileceği gibi, aksine cehennemi yaşatacak topraklar da olabilir.”  

Son yıllarda özellikle orta doğuda artan savaşlar neticesinde toprağından kopmuş, hayatta kalmaya çalışan insan sayısı giderek artmakta.

Hayal kurma hakları ellerinden alınmış bu insanlar için dünyanın en önemli ortak dillerinden biri olan futbol aracılığıyla çok şey yapılabilir.

Geçtiğimiz hafta Alman ve Yunan tribünlerinde mülteciler için açılan pankartlar bu konuda bir umut ışığı oldu.

 

 

 

 

 

 

Konuyu daha da derinlemesine araştırdığımızda karşımıza İngiltere’de çok güzel bir örnek çıktı. İngiltere’nin Leeds kentinde son birkaç yıldır “simple acts” “basit eylemler” adı altında mültecilere yönelik kurulmuş bir organizasyon “Leeds Refugee World Cup” “Leeds Mülteciler Dünya Kupası” adı altında futbol turnuvası düzenliyor. Organizasyon mültecilerle İngiliz halkının futbol yoluyla kaynaşmaları ve topraklarından kopmuş insanların hayatlarına bir nebzede olsa katkı sağlamayı amaç ediniyor.

 

 

İnsanlık onuru yine zor bir sınavdan geçiyor dostlar, onurumuzu kurtarmak için futbol bize yardımcı olabilir yeter ki elimizi taşın altına koyalım.

 

Rahmetli Kazım Koyuncu’nun

“Bir şey ürettim ben, üç beş kişilik değil, sevgi denen şey herhalde. Bütün dünyanın bütün toprakları hepimizindir. Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır, tüm topraklarda memleketimizdir”

sözünden hareketle bizlerde bir şey üretmeliyiz…

 

Mülteciler Hoşgeldiniz!