Yanlış Zamanda Belçikalı Furyası

Şu an "dünyanın en güçlü 5 Milli Takımı hangileri" diye anket yapsalar, Belçika Milli Takımı kesinlikle o 5 ülkenin arasında yer alır. Zaten FIFA sıralamasında 3. olmaları bunu kanıtlar nitelikte. Altın çağını 80'li yıllarda bırakan Belçika'nın bir anda bu hale gelmesi futbol dünyasında birçok kesim tarafından şaşkınlıkla karşılandı ama şaşırılacak bir şey yok aslında, çünkü bu takım başarılı bir planlamanın ürünü. 

Hollanda ile birlikte ev sahipliği yaptığı 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Türkiye'nin de bulunduğu gruptan çıkamayan, 2002 Dünya Kupası'nda ise 2. turda, daha sonra turnuvayı kazanacak olan Brezilya'ya elenen Belçika, o tarihten bu yana bu iki turnuvada boy gösterememişti. 2014 Dünya Kupası'na ise elemelerde gerçekleştirdikleri 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 0 mağlubiyetlik performans ile katıldılar. Turnuvanın sürpriz favorisi gözüyle bakılan Belçika, grup maçlarını 3'te 3 galibiyet ile bitirdi. 2. turda ABD'yi eleyip çeyrek finale kaldı. Bu turda ise Arjantin'e 1-0 mağlup oldu. Yeni jenerasyon ilk ciddi sınavını başarılı sayılabilecek bir biçimde geçti ve bu takımın önünde daha çok turnuva var.

Belçikalı futbolcular şu an çok revaçta. Premier Lig'de birçok Belçikalı milli futbolcuya rastlamak mümkün. Takımlar (özellikle büyük olanları) gelecek vaad eden futbolcu transferinde Belçika pazarına ağırlık veriyorlar. Bütün bunlara bakınca, Trabzonspor'un 2001-2004 tarihleri arasında transfer ettiği 4 Belçikalı için "bir 10 sene erken davranmışız" denebilir. Bir zamanlar Trabzonspor'da oyuncu ya da teknik direktör olarak görev alan Jean-Marie Pfaff, Urbain Breams, George Leekens gibi isimlerin de etkisiyle transfer edilen Hans Somers, Karel D'Haene, Kurt van de Paar ve Bernd Thijs, belki Somers hariç, istenilen performansı sergileyemedi bordo-mavi forma altında. Belçika'nın şimdiki durumu göz önüne alındığında, bu transferler için o dönemin yöneticilerine söylenecek söz Tarkan'dan geliyor; "yanlış zaman, yanlış insan..."

Hans Somers

 

Trabzonspor'un o yıllarda eksikliğini çektiği, Abdullah Ercan'dan sonra tabiri caizse boş kalan sol kanat pozisyonu için transfer edildi "havuç saçlı" Belçikalı. 1978 yılında Belçika'nın Mechelen kentinde doğan Somers, profesyonel futbola altyapısında yetiştiği Lierse takımında başladı ve 2001 yılına kadar bu takımda oynadı. 2001/2002 sezonunun başında, Trabzonspor'un (o dönem biraz da zorunluluktan) ucuz ama olabildiğince yetenekli oyuncu transfer etme politikasının sonuçlarından biri olarak Trabzon'a geldi. Sempatik tavırları ile sevilmesi uzun sürmedi. (Bu sevginin karşılıklı olduğu, Somers'in kişisel web sayfasından da görülebilir.) Takım olarak kabus gibi geçen 2001/2002 sezonunda (ki bu sezon Trabzonspor küme düşme korkusu yaşamış ve ligi 13. sırada bitirmişti) Somers, takım arkadaşlarına nazaran ortalama üstü performans gösterdi ve bir sonraki sezonda yapılanmaya giden Bordo Mavili kulüpte kendisine yine yer buldu. 2002/2003 sezonunda "genç" Trabzonspor, Türkiye Kupası'na uzanırken sol kanatta, Güney Koreli Lee Eul Yong ile forma savaşı verdi Somers. Çok sık sakatlanması en büyük handikabıydı, bir sonraki sezon Maxim Romaschenko'nun gerisinde kaldı. Trabzonspor o sezon da Türkiye Kupası'nı kazanmıştı, ligde ise şampiyonluk mücadelesi veriyordu. Somers ise son haftalarda sakatlanıp sezonu kapatmasına rağmen ülkesine dönmemiş, şampiyonluk yarışında takıma destek olmak için Trabzon'da kalmıştı. Bu davranışı ile Somers "amatör ruhlu profesyonel futbolcu"nun tanımı yapıyordu. Sık sakatlanması ve yeteneklerinin sınırlı olması; Somers ile, tekrar şampiyonluk mücadelesi içerisine girmeyi hedefleyen Trabzonspor'un yollarının ayrılması anlamına geliyordu. Trabzon'da geçirdiği üç sezonda Belçikalı, performansı ile olmasa bile karakteri ile Trabzonspor'un unutulmayacak yabancılarından biri oluyordu. Lierse ve Trabzonspor'dan sonra kariyerini noktalayacağı Hollanda'nın Utrecht takımına geçen Somers, tam 6 sezon bu takımda oynadıktan sonra 2010 yılında futbolu bıraktı. Hollanda kariyeri ile ilgili kayda değer tek not; 86. dakikada oyuna girdiği ilk maçında Ajax'a 2 gol birden atması ve Hollanda Süper Kupası'nı takımına kazandırması...

 

Karel D'Haene

 

Karel D'Haene de tıpkı Somers gibi sansasyonel olmayan, gayet ucuza transfer edilen bir oyuncuydu. Aynı sezon transfer edilen Kurt Van de Paar ve o sezon takımdan ayrılacak olan Somers'ten sonra Trabzonspor'un 2003/2004 sezonundaki 3. Belçikalısı oldu Karel. Fizik yapısı itibariyle başlangıçta kimse onun stoper olabileceğini düşünmemişti. Zayıftı, boyu da pek uzun sayılmazdı, ayrıca stoperlerde alıştığımız sert ifade de yoktu suratında. Onu transfer eden yöneticilerin "çok yönlü bir oyuncu" olduğunu söylediği Karel, Belçika'nın Antwerp takımından geldi. Çok kötü oynadığı veya kendisinden çok şey beklenmediği için beklentileri karşılamadığı söylenemez ama üstün bir performans da gösteremedi Trabzon'da. 2 sezonda 50'ye yakın maç oynayan D'Haene Trabzonspor forması altındaki gollerini Akçaabat Sebatspor maçlarında atması bordo-mavili taraftarlarca pek hoş karşılanmadı. 2005/2006 sezonunu Manisaspor'da geçiren D'Haene, daha sonra ülkesine döndü ve 2006'dan beri Zulte Waregem'de oynuyor. Bu takımda iki sezon önce lig ikinciliği yaşadığını belirtmekte fayda var ve Karel o sezon hiç maç kaçırmadı.

 

Kurt Van de Paar

Trabzonsporlu taraftarlar bu oyuncuyu pek hatırlamaz, hatırlayanın aklına da pek iyi anılar gelmez. Van de Paar'ınTrabzonspor kariyeriyle ilgili söylenebilecek tek şey; kulübün kabarık kötü transferler listesinde zirveyi zorlayan ve 4 Belçikalı arasında en çok hayal kırıklığına uğratan oyuncu olmasıdır. Anderlecht alt yapısının bir ürünü olan ve 1998 yılında Twente'ye geçen orta saha oyuncusu, bu kulüpte 5 sezonda 100'den fazla maça çıktı. Trabzonspor'a transfer olduğunda yetenek konusunda kimsenin pek şüphesi yoktu ama herkesi asıl endişelendiren, sol dizinden geçirdiği ağır ameliyattı. Yapılan sağlık kontrolünde bu ameliyatın futbol oynamasına engel teşkil etmediği sonucu çıkınca 3 yıllıksözleşme imzalandı Belçikalı oyuncuyla ve 7 numara ona teslim edildi. Ligde ilk 3 maçta forma giydi ve tekrar sakatlandı. Bu sefer sağ diz menisküsünde yırtık tespit edilen oyuncu uzun süre takımdan ayrı kaldı. Devre arasında da gönderildi. Belçika'nın alt liglerinde futbol hayatını sürdüren Kurt Van de Paar, ismi gibi bir futbolcu olamadı.

Bernd Thijs

Bir önceki sezonu Türkiye Kupası ve lig ikinciliği ile bitirmiş Trabzonspor'un yaratıcı oyuncu ihtiyacını karşılaması için transfer edildi Thijs. O da Somers gibi havuç saçlıydı ama günümüzde aynı sempati ile hatırlanmıyor bordo mavili taraftarlarca. 4 Belçikalı arasında kariyeri en parlak oyuncu olması sebebiyle beklentiler büyüktü ama Trabzonspor'da sonu Van de Paar'a benzedi; yarım sezon sonra gönderildi. Alt yapısında da bulunduğu Standard Liege takımında 5 sezon profesyonel olarak oynayan Thijs, 2000 yılında Genk takımına transfer oldu. Burada gösterdiği performans ile Belçika'nın 2002 Dünya Kupası kadrosunda da kendine yer edinen orta saha oyuncusuna Trabzonspor, Dortmund ve Real Betis'inde aralarında bulunduğu birçok kulüpten transfer teklifi geldi. Kendisi ise Şampiyonlar Ligi faktörünü de göz önünde bulundurarak Trabzonspor'u seçti. Bu transfer için 750 binEuro bonservis ödeyen Trabzonspor yönetimi Thijs'ten epey umutluydu. Basına yaptığı "duran toplarda etkiliyim, oyunu iyi okur, yönlendiririm" gibi açıklamalarla da hedef büyütmesi kendisi için pek iyi olmadı. Ligde ve Avrupa'da 13 maça çıktı, kendisinden bekleneni veremedi. Devre arasında BorussiaMönchengladbach'a 600 bin Euro'ya satıldı. 2007'ye kadar bu kulüpte 44 maça çıktı ve bedelsiz olarak Gent takımına geçti. Bu kulüpte Belçika kupası da kazanan Thijs, 137 maça çıktı ve 27 gol attı. Geçen sezon futbolu bırakan Belçikalı oyuncu, Gent'te antrenörlüğe başladı. Bir rivayete göre Trabzonspor'dan ayrılma nedeni, takımın ileri gelenleri Fatih Tekke ve Gökdeniz Karadeniz gibi oyunculara "abi" diye hitap etmemesiymiş. Aynı mevkiiye Szymkowiak transfer edilince gidişine pek üzülen de olmamıştır açıkçası.

 

Bonus: Christian Brüls

 

Diğer 4 Belçikalı'ya nazaran Trabzonspor, Brüls'ü gönderdiği için çok pişman olacak. Hatta oldu diyebiliriz. Geleceğe yatırım olarak 2008 yılında transfer edilen ve aynı sezon MVV Maastricht takımına kiralık gönderilen Brüls, burada oynadığı 2 sezonda hep Avni Aker'de oynayacağı günleri bekledi. Ama Şenol Güneş onu yeterli görmedi ve Westerlo'ya gönderildi. Burada bir sezonda gösterdiği performans ile değerini katladı ve 2011 yılında 1.2 milyon Euro'ya Gent'e geçti. İki sezonda 27 asiste imza atan Brüls, geçtiğimiz sezonu Fransa'nın Nice takımında kiralık geçirdi ve bu takımda 38 maça çıktı: 4 gol ve 6 asist. Burada gösterdiği performans ile sezon başında Rennes takımına transfer oldu. Ama performansı bir yana, Brüls'ün maddi anlamda da Trabzonspor'a zararı oldu. Kendisine verilen sözlerin tutulmamasını ve sözleşmesinin tek taraflı fesh edilmesini gerekçe göstererek açtığı davanın nihayetinde CAS, Trabzonspor'un Belçikalı oyuncuya 250 bin Euro ödemesini kararlaştırdı.