Joganita Manifesto

Temiz futbolun daha özel bir anlam kazandığı bugünlerde futbolun her zaman iyi ve temiz tarafında yer almak üzere yola çıkıyoruz. Yozlaşmanın, kirlenmenin karşısında durmak için geliyoruz. Spor medyasının bir parçası olmayı değil gerçek futbolseverlerin takdirini kazanmayı istiyoruz.

Simon Kuper’in dediği gibi “Futbol sadece futbol değildir” Öyle olduğunu kabul ederek futbolun ruhunun dış etkenler tarafından yok edilmesine, gerçek futbolseverlerin karşı durmasının ilk ve en önemli futbol şartı olduğunu düşünüyoruz.

Türk Futbolu’nda Seksenli yıllardan sonra yerleşmiş olan çürük anlayışın ortadan kaldırılması gerekmektedir. “Düşüncede devrim yapmalıyız” diyen Şenol Güneş’in bu fikrini önemsiyor ve ana ilham kaynağımız olduğunu bildiriyoruz.

Bizim futbol kahramanlarımız futbolun ruhu için oynayanlar ve futbolun ruhuna ruh katanlardır.  Bu kahramanlar,  sadece para kazanmak için formalarını değiştirmeyenlerdir.   “Milyarlarınız, size kalsın“ diyen Lucarelli’dir, Efsane olduğu Barcelona’nın endüstriyel futbol tarafından kuşatılmasını protesto için kulübündeki onursal görevinden bile istifa eden futbol efsanesi Johan Cruyf’dur, “Ben Trabzonspor’un kaptanıyım, başka takımların  kaptanının arkasından sahaya çıkmam” diyen Dozer Cemil’dir. Sahte ve şişirilmiş kahramanları değil, gerçek futbol kahramanlarını sahipleniyoruz.

Kalemşörlerin cirit attığı spor medyasının bu tavrının futbola hizmet etmediği, üstelik futbolun ruhuna ihanet ettiği, futbolu yalancılaştırdığı ve futbolun gerçeğini sakladığı kanaatindeyiz. Bu yüzdendir ki süreç içerisinde karşı duracağımız aktörlerden bir tanesinin de yozlaşmış spor medyası olacağını duyuruyoruz.

“Asla yalnız yürümeyeceksin” diyen Liverpool taraftarının çıkış noktası para, rant ve kazanç değil aksine arma ve takım sevgisidir. Ülkemizde bu sevgiyi odak noktası haline getirmiş olan taraftar topluluklarına saygılı, asıl işi  rant ve kazanç çıkarımları olan taraftar gruplarına ise son derecede mesafeli olacağımızı da belirtmek istiyoruz.

Futbol ölüm kalım mücadelesinden çok daha fazlasıdır ama asla bir savaş değildir. Bu mücadele gerçekleşirken futbolseverler, futbol yazarlar, futbol yönetenler ve futbol oynayanlar asla insani değerlerini yitirmemelidirler. Önemsiyoruz.

Son olarak belirtmek isteriz ki; Trabzonspor’un futbol devrimini “Güçsüzlerin de güçlüleri yenebileceğini göstermesi” olarak yorumlayan Kazım Koyuncu’nun bu sözünü çıkış noktamızın en temeli olarak görüyoruz ve bu noktadan hareketle yola çıktığımızı duyuruyoruz.

Trabzonspor özelinde hiçbir toplulukla bağımızın olmadığını ve olmayacağını; tamamen bağımsız olduğumuzu ve kalemlerimizde bulduğumuz gücün kaynağının futbol ve Trabzonspor sevgimizden ibaret olduğunu belirtiriz.

 

Peki, neden joganita? İki kavramı ele aldık. İlki “güzel futbol” anlamındaki kampanyaya da esin olan “Joga Bonito”, ikincisi ise Trabzonsporluların en çok futbol konuştuğu yerlerden biri olan Ganita. Ve bizler biliyoruz ki Ganita da hep güzel futbol konuşulur, güzel futbol istenir ve güzel futbol özlenir.

 

Ganita’da oturup, güzel futbol konuşur gibi konuşmak için buradayız.