Şeytan Azapta Gerek

Kamuoyu tarafından Türk futbol tarihinin en başarılı futbolcularından biri olarak gösterilen yegane isimlerden.

Sümerspor, Muğlaspor, Boluspor, Sarıyer , Fenerbahçe derken kat ettiği başarı ve yetenekleri adaletli olan her insan tarafından takdir görmüş , adını Milli takımında değişmezleri arasına yazdırmıştır. Buraya kadar her şey başarılı bir futbolcunun takdir edilesi hikayesi gibi saf ve doğal.

Peki ya Rıdvan denildiğinde başarısından sonra kurulan ikinci cümleler “Sakatlığın pençesinden kurtulamadı” ve türevleridir, öyledir de içinde bulunduğu sakatlıktan kurtulamadığı için futbola erken denilecek bir zamanda veda etmiştir Aydınlı Rıdvan.

Şimdi biraz eşeleyelim ;

 Büyük bir efsaneye göre Rıdvan’ın futbol hayatı Trabzonsporlu Yesiç tarafından aldığı darbe sonucu bitmiştir. Halbuki Rıdvan o maçta Trabzon’a geldiğinde iç menüsküs ile boğuşuyordu. Sakatlıklar ve bunların iyileştirilmesi yönünden yıpratılan Fenerbahçe antrenörü Todor Vaselinoviç bu maçta Rıdvan'ı iğne ile oynatmış ve zaten nükseden rahatsızlık, Rıdvan'ın kariyerini bitirecek bir boyuta gelmiştir.

 Rıdvan'ı Boluspor’dan Fenerbahçe’ye aldırmak için köşelerinde kalem çalanlar, başladıkları işi yarım bırakmayarak işi Trabzonspor'un defans oyuncusu Yesiç’e medya gücü ile yüklenip , taraftar baskısını arttırmış , bunun sonucunda Yesiç Türkiye’yi terk etmiştir.

Rıdvan bu sürece sözleri ve tavırları ile destek vermiştir hem de o maç öncesi halı saha maçında sakatlandığını ancak bunu kulübünden sakladığı yalanını bile bile.

Aslında Rıdvan Muğlaspor'dayken teknik direktörü Kemal Dirikan'ın ona “Şeytan gibi zekan var” dediğinde almadı bu lakabı, çirkef kalemleri arkasına aldığı anda aldı.

Rıdvan futbolu bıraktı, zaman akıp geçti, Rıdvan şeytanlıkta lisans yapmak için Milliyet gazetesinde ön lisansa başladı, ilk yazıları bir Fenerbahçe amigosu gibi sağa sola saldırmaktı.

Rıdvan'ı izleyenler iyi bilirler; topu alır, kıvraklığı ile rakiplerini geçer,  gözlerini kısar ve golünü atardı. Zaman bu zaman ki Rıdvan yine yıllar sonra aynı pozisyona girdi bir milli maç sonrası. Laf sırasını kaptı, yavaş yavaş konuşmaya başladı, duraksadı, dikeldi , gözlerini kıstı ve vurgulaya vurgulaya  “Avrupa kupalarında oynayan bir Türk takımını kişisel hazlarım yüzünden yok sayıyorum ve bunu Türk televizyonlarında utanmadan söylüyorum” dedi. Evet anlatmak istediği tam olarak buydu Rıdvan'ın.

Ama o şut kaleye girmedi be Rıdvan.

Artık eskisi gibi değil insanlar ve onların hayata bakış açıları, futbolun, adaletin, karakterliliğin ne demek olduğunu iyi biliyor ve doğrunun yanında oluyorlar. Sana yanındaki pasör spiker ve çirkef kalemlerinden başka hiç kimse destek olmayacak bunu bil !

Binlerce kez özür dilesen de fark etmez , çünkü özür dilemek kolaya kaçmaktır, özür dilemek topu karşı tarafa atmaktır, biz şeytanı gözünden tanırız be Rıdvan !

 

Bu sözlerinle kendi egolarına ve duygularına yenik düşüp acizleşen bir futbol efsanesi. Ne demiştik adaletli olan her insanın futbol namına hakkını teslim ettiği, evet futbol olarak teslim ettiği ancak karakter olarak tespit ettiği bir isimsin artık Rıdvan.

Yıllar önce atalarımız, karşısında aciz duruma düşen insanlara karşı olan hırslarını ve bu acizliği hak ettiklerini vurgulamak için söylemişler “Şeytan Azapta Gerek” diye.

Evet "Şeytan Azapta Gerek ".

Adının manasına layık davranmadıkça, haklıya hakkını teslim etmedikçe, hep azaplar içinde olacaksın Şeytan !

Son Ekledikleri: Emirhan Makul