Kötü ve Çirkin (8)

Asker selamı sevinciyle yeşil sahalarda ünlenen eski forvet Bülent Uygun teknik direktörlükte ismini 2006'da göreve başladığı Sivasspor'da yavaştan duyurmaya başlamıştı. 2007-2008 sezonunda iç sahada üst üste 10 maç kazanıp, 21 gol atıp 3 gol yediklerinde  ülke çapında "Yeni bir Anadolu devrimi mi geliyor?" denmişti. 11. maçtan sonra anlaşıldı ki bazılarının derdi devrim değildi. 

Kamuoyu tarafından Türk futbol tarihinin en başarılı futbolcularından biri olarak gösterilen yegane isimlerden.

Sümerspor, Muğlaspor, Boluspor, Sarıyer , Fenerbahçe derken kat ettiği başarı ve yetenekleri adaletli olan her insan tarafından takdir görmüş , adını Milli takımında değişmezleri arasına yazdırmıştır. Buraya kadar her şey başarılı bir futbolcunun takdir edilesi hikayesi gibi saf ve doğal.

“Savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlamak için savaşmak zorunda değiliz”

Kazım KOYUNCU

Futbol tarihin her döneminde spor olmaktan çıkıp bir savaş halini almıştır. Eduardo Galeano “Gölgede ve Güneşte Futbol” kitabında futbolu ölüm dansı diye adlandırmıştır ve o dansı şöyle betimler;

Emre Belözoğlu’nun sportif başarı portföyüne baktığımızda karşımıza oldukça parlak bir kariyer ile çıktığını söylemek mümkün. Başarısızlığın bir sportif kültür gibi algılandığı Türkiye’de, bir Türk futbolcu olarak futbol başarılarının zirvesini görmüş bir isim zira. Galatasaray’ın şaşaalı dönemlerinde şampiyonlukları yaşayıp bir de UEFA Kupası kaldıran Emre Belözoğlu, ardından İtalya’da Inter ve İngiltere Premier Ligi’nde Newcastle United kulüplerinin formalarını da giyer. Bu sürelerde A Milli Takımı ile 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonası’nda üçüncülük yaşar. Futbolcunun son adresi Türkiye Ligi’nde bir başka şampiyonluk adayı Fenerbahçe olur. Fenerbahçe ve A Milli Takım kaptanlığı yapar.Tüm bu kronolojide akranlarının kat be kat üzerinde başarılar görmek mümkün. Üstelik bu kronoliye bakıldığında Emre Belözoğlu’nun futbolculuk yeteneklerinin de tartışılmayacağı gerçeği ortada.

Aklını kullanmayanlar bağnazdır, 

Aklını kullanamayanlar aptaldır, 

Aklını kullanmaya cesaret edemeyenler ise köle…

-          Lord Byron

 

Futbol adına bugünlerde en çok konuşulan konu Türk Futbolu’na UEFA müdahalesi. Fenerbahçe ve Beşiktaş’dan sonra Sivasspor ve Eskişehirspor’da Avrupa Kupalarından men cezası almanın eşiğinde. Şüphesiz bütün gözler “herkes bana teşekkür etmeli” diyen Yıldırım Demirören’in üzerinde. Yıldırım Demirören 2 yılı aşkın süredir Türk Futbolunun patronu ve bu görevdeykenyaşadığı başarısızlıkları sıralamak hayli meşakkatli bir iş. Üstelik bu başarısızlıkların hepsi hafızalarda taze…

  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
Sayfa 1 / 2