Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin,
yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;

 Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim,
acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
Memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin,
Ayağını bastın odama,
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi,

Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin,
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.


Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin...

 

Nazım Hikmet Ran'ın bu dizelerinden sonra ne söylenebilir ki kadına dair.

Uzun zamandır kadın futbolu hakkında bir şeyler yazmak istiyordum, tabi bu konuyu sadece futbolla sınırlandırmak kadınlara haksızlık olurdu. Kadınlar hakkında anlatılacak o kadar çok şey vardı ki yeryüzünde, altına imza attıkları her olay büyük bir mücadelenin eseriydi...

Takvim yaprakları 8 Mart 1857 tarihini gösterdiğinde ABD'nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. M.Ö. 570 yılında yaşamış, tarihte bilinen ilk kadın edebiyatçı Sappho "Başa beladır varlık, erdem olmayınca yanında" diyerek başlamıştı sözlerine, tekstil işçileri de varlıklarınının anlamı erdemli duruşlarıyla yaşadıkları haksızlıklara isyan ediyorlardı.

Ancak kısa süre içerisinde patronların istemiyle polis işçilere saldırmıştı ve işçiler fabrikaya kilitlenmişti. Kısa sürede fabrika içerisinde çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlar nedeniyle kaçamaması sonucu 129 kadın işçi acı bir şekilde can verdi. Ertesi gün yapılan cenazeye 100 bini aşkın insan katılmıştı. Ne yazık ki bu acı olaya rağmen değişen pek bir şey olmadı kadınların hayatında.

26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyol'e bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Her dönem zorluklar yaşayan kadınların futbolla yollarının kesişmesi de aynı dönemlere denk düşüyordu.

Futbolun ilk yazılı kurallarının oluşturulduğu İngiltere'de erkekler kadar kadınlar da futbola ilgi duymaktaydılar, takvim yaprakları 1895 yılını gösterdiğinde Londra'nın kuzeyinde kadınlar arasında ilk futbol müsabakaları başlamıştı.

I. Dünya Savaşı yıllarında, erkekler savaşta iken fabrikalarda işçi olarak çalışan kadınlar arasında futbol maçları yoğunlukla oynanmaya başlanmıştı. Düşünün bir yandan çalışıp evine ekmek götüren, bir yandan ev işlerini yapan, bir yandan da çocukları babaları yokken tek başına büyüten büyük bir mücadelenin içerisinde dimdik ayakta duran kadınlar. Kendinizi o mücadelenin içerisindeki kadınların yerine koyun ve ne kadarını yapabilirsiniz bir düşünün. İşte o büyük mücadelenin içerisinde biraz olsun hayatın stresinden uzaklaşmak için futbol oynamaya başlamışlardı.

Savaş tüm şiddetiyle sürerken 1917 Ağustos'unda The Munitionettes Cup (Mühimmat Kupası) olarak anılan, Tyne Wear & Tees Alfred Wood Munition Girls Cup resmî adına sahip bir futbol turnuvası başlatıldı ve iki sezon boyunca bu turnuva düzenlendi. Bu kupanın mühimmat kupası olarak anılmasının sebebi ise mühimmat fabrikasında cepheye silah üreten kadınların boş vakitlerini değerlendirmek adına bu turnuvanın düzenlenmesiydi.


Blyth Spartans Kadın Futbol Takımı – Mühimmat Kupası Şampiyonu, 1918
Arka sıra: Hannah Weir, Lizzie James, Nellie Fairless
Orta sıra: Agnes, Martha O'Brien, Bella Metcalfe
Ön sıra: Dollie Summers, Annie Allan, Bella Reay, Dollie Allan, Jean Morgan

 


Bolckow Vaughan Kadın Futbol Takımı – Mühimmat Kupası, 1918
Arka sıra: Emily Milner, Amelia Farrell, Greta Kirk, Violet Sharples
Ön sıra: Elizabeth Powell, Mary Mohan, Mercy Page, Winnie McKenna, Gladys Reece, Olivie Percival, Anne Wharton

 

1920 yılında Dick Kerr's Ladies FC ile bir Fransız takımı arasında oynanan maç, uluslararası anlamda oynanan ilk kadın futbol maçı olarak tarihe geçti. 1926 yılında adı Preston Ladies FC olarak değiştirilen kulüp, 1965 yılında kapatıldı.

 


Dick Kerr's Ladies FC

 

5 Aralık 1921'de İngiltere Futbol Federasyonu, futbolun kadınlara göre bir spor olmadığı gerekçesiyle kendisine bağlı sahalarda kadınlar tarafından futbol oynanmasını yasakladı. Kadınların karara tepkisi gecikmedi ve 10 Aralık 1921 günü 30 kadar kadın futbol takımının katılımıyla gerçekleştirilen toplantı sonucunda, bağımsız bir Bayanlar Futbol Birliği (Ladies' Football Association) kurulması kararı çıktı. Ertesi yıl, bu kurum tarafından ilk futbol turnuvası gerçekleştirildi. İlk şampiyon Stoke Ladies olarak tarihe geçti.

 


Arka sıra: Amelia Bridgett, Lizzie Smith, Dolly Cooper, Lily Brindley, Lizzie Carooll, Gladys Bridgett, Len Bridgett
Orta sıra: Hilda Durber, ismi bilinmiyor, Daisy Bates, Elsie Stanier, Ida Bridgett
Ön sıra: Tilly Wagg, Eva Bridgett

 


Şampiyon takımın oyuncularına verilen madalyalar

 

1969 yılına gelindiğinde, Futbol Federasyonuna bağlı olarak Kadınlar Futbol Birliği (Women's Football Association) kuruldu. 1970-71 sezonunda Kadınlar Futbol Birliği tarafından Mitre Trophy adıyla ilk kez düzenlenen turnuvada, aralarında İskoçya ve Galler temsilcilerinin de yer aldığı 71 takım mücadele etti. İlk şampiyon 71 takım arasından sıyrılıp finalde İskoç Stewarton & Thistle takımını 4-1 yenen Southampton oldu.

Aynı yıllarda ülkemizde de ilk kadın futbol takımı Haluk Hekimoğlu'nun şahsi çabalarıyla bir araya getirdiği 13 sporcudan oluşan İstanbul Kız Futbol Takımı oluyordu. 1971 yılında Dostlukspor adını alan bu takım o yıllarda kadın futbol takımlarının bulunmaması sebebiyle gençlerin ve futbolu bırakmış futbolcuların takımlarıyla maçlar yapıyordu. Dostlukspor Kadın Futbol Takımı yaptığı başarılı çalışmalar sonucu, İzmir Filizspor, Ankara Nazendespor, İstanbul Deryaspor, İstanbul Atılımspor gibi kadın futbol takımlarının kurulmasına öncülük edecekti. Ardından Kocaeli ve Samsun'da da kadın futbol takımları kurulmuştur.

 

 

1969 yılında Arupa Şampiyonası, 1970 yılında ise Dünya Kupası gayrıresmî olarak ilk kez düzenlendi. Kupayı finalde ev sahibi İtalya'yı 2-0 yenen Danimarka kazandı.

 

 

1975'te AFC Kadınlar Asya Kupası, 1983'te OFC Kadınlar Uluslar Kupası, 1984'te Avrupa Turnuvası'nda temsil edilen kadın takımları şampiyonu adıyla ilk resmî Avrupa Şampiyonası, 1001'de ilk resmî FIFA Kadınlar Dünya Kupası, CONCACAF Kadınlar Altın Kupası ve Afrika Kadınlar Şampiyonası düzenlendi. Kadın futbolu, ilk kez 1996 Atlanta'da olimpiyat programına dahil edildi.

Her serüvenlerinde olduğu gibi futbol serüvenlerinde de zorlu mücadelelerden geçen kadınlar, günümüzde futbolun her alanında söz sahibi konumdalar. Umarım gelecek yıllarda daha fazla futbolun içerisine dahil olur ve erkek egemenliği altında iyice kokuşmaya başlayan bu dünyayı da güzelleştirirler.

Can Dündar'ın "Bir Kadın" adlı eserinden kısa bir bölümle bitirelim yazımızı;

Bir kadın hayattır aslında.
Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz.