Bu Alex Sizin Bildiğiniz Alex'lerden Farklı

Öncelikle herkese merhaba. Bilmem kaçıncı çayım bana eşlik ederken sonunda yazıya ilk cümlemi girdim. Ben size bir Alex'ten bahsedeceğim ama içim yana yana. Yaratanın meziyet yüklerken öylesine cömert davrandığı bir Alex'ten.
Alex.
Ne Alex Telles..  Ne Alex de Costa.. Ne de Alex de Souza...
Alexandra Patricia Morgan!
 
 
''Eğer bir oyuncuyla şansınızı deneyecekseniz, Alex Morgan'la denemek isteyeceksiniz. Çünkü o bütün bir oyunu değiştirebilir...''Tony DiCicco
 
Alex; Amerikalı bir kadın futbolcu. Nereden ağıma takıldı biliyor musunuz? Güzelliğinden. Ben kadını manken sanarken o çıkmasın mı futbolcu? Haydaa... Dedim ki kendime; bence boş ver yazma bilmeyen bilmesin Morgan'ların Alex'i. Şaka bir yana güzel olmasına güzel ama futbolda gerçekten yetenekli bir kadın. Amerika milli formasını 58 kez terletmiş ve 38 gol kaydetmiş. 2011'in FIFA Kadınlar Dünya Kupasında aldıkları ikincilikte milli takımın en genç oyuncusuymuş, 2012 Yaz Olimpiyatlarında ise Japonya'ya karşı 2-0lık galibiyetleriyle ilk altın madalyasını kazanmış. Yani eyvallah bu kadın güzel, o yüzden objektifler onu sever! Fakat anlaşılan çim sahalar da sevmiş...
 
Birçok spor dalıyla ilgilenerek büyüyen Morgan, 14 yaşında tam anlamıyla futbol oynamaya başlamış. Diamond Bar High School'a gittiğinde NCAA'da bulunan üç ligte de oynamış ve gösterdiği performans sonucunda ''NSCAA All-American'' olarak anılmış. All-American terimini kendi çapımda açıklamam gerekirse; o sezonda ligin en iyi amatör oyuncularının oluşturduğu takıma verilen bir ünvan diyebilirim.
 
Morgan, liseden sonra dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Berkeley'deki California Üniversitesine devam etmiş ve üniversitenin takımı olan Golden Bears'ın dört yıl boyunca (hatta son yılında iki kere) NCAA turnuvasına katılmasında büyük rol almış.
2008 yılında ''FIFA U-20 Women’s World Cup''ta ABD'ye kupayı getiren golü atmış. Kuzey Kore'ye karşı attığı o gol kayıtlara ''Turnuvanın Golü'' olarak geçmiş. Ve gol, FIFA tarafından ''Yılın En İyi İkinci Golü'' olarak seçilmiş.
 
Alex'in K.Kore'ye attığı gol 
 
Morgan, Berkeley kariyerinin sonunda tüm zamanların en skorer oyuncuları arasında 3.lüğe yerleşmiş okul listesinde.
Sizce de Alex'in her okula yürüyüşünde filmlerindeki gibi slow motion bir efekt olmamalı mı? Kesinlikle hak etmiş! :)
 
 
Profesyonel futbol hayatına, 22 yaşında transfer olduğu Western New York Flash takımıyla adım atmış. Aynı yıl(2011) FIFA Kadınlar Dünya Kupasına katılmış ve ilk dünya kupası golünü yarıfinalde Fransa'ya atmış. Ne kadar da golcü bir kişilik değil mi? Alex'i araştırırken ''Sanırım gollerinden başka bir şey yazamayacaksın fefe.'' dedim ama tabii ki öyle değil. Ben buraya başarıları ne kadar sıralasam da ondan daha mühim olan şeyler var. O da hala mütevazi ve topluma duyarlı kalabilmesi. Birçok yardım kuruluşuna desteğini sosyal medyadan da duyurarak insanları yönlendirmeyi seviyor anladığım kadarıyla. Biz bu tarz ünlülerin katılıp, paylaştığı kampanyalara bazen ''Hı gösteriş yapıyor.'' diye yaklaşabiliyoruz. Samimi bulmayabiliyoruz. Fakat Alex'te onu sezmedim açıkçası. Desteğini en içten ve sempatik haliyle gösteriyor bence.
 
 
Maçlarda takmadan çıkmadığı pembe bantları var mesela. NationWide bir kampanya başlatarak #BandTogether etiketiyle takipçilerine seslendi geçen günlerde. Kazananlara Alex'ten imzalı top hediye edildi. Kampanya reklamı oldukça sevimli bir şekilde çekilmiş. Göz atmak isterseniz: 
 
 
Pembe bandından bahsetmişken gözümün önüne FIFA16'ın tanıtıcı fotoğraflarından biri geliyor…    Alex Morgan 13 numaralı formasıyla sahada. İnsanın eli google'a gidiyor; ''FIFA16 ne zaman çıkacak'' enter! Tabii ki daha çok var fakat şimdiden bunun için heyecanlıyım.
 
 
Eğer onu izlemek istiyorsanız Kanada’da devam eden dünya kupasına göz atmalısınız. Avustralya, İsveç ve Nijerya ile D grubunda mücadele eden ABD; Avustralya ve Nijerya maçlarında galibiyet, İsveç maçında ise beraberlik aldı. ABD, 7 puanla grup birincisi olarak ikinci tura yükseldi. Yakın zamanda Alex bir sakatlık geçirdiği için sahada %100lük bir performans sergileyemiyor olabilir ama birçok futbolseverin sırf Alex için ABD’yi desteklediğini söyleyebilirim. Bakalım neler olacak?
 
Güzel bir kadın olması erkek hayranlarının çoğunlukta olacağı fikrini getiriyor aklımıza. Büyük olasılıkla öyle de. Bu olağan. Güzel olansa küçük minnak kız hayranları. 7-8 yaşlarında kızların tribünde onun için yer alıp, pankartlara kendi elleriyle ''You are my idol ALEX MORGAN'' yazması paha biçilemez bence.
 
Bundan bi erkek arkadaşıma bahsettiğimde "Küçük kızların idolü olmak erkeklerin gözdesi olmaktan daha kutsal." diye karşılık verdi bana. Düşündüm de benim tatlı kızlarım; Alex sizin olsun, yakışıklı erkeklerin gözdesi olmak da fena sayılmaz be! Ne dersiniz?
 
Mayls'a sevgilerle :)
 

Benzer Öğeler (etikete göre)