Futbolda Emek Sömürüsü - Muazzez Şaşmaz Ataçocuğu

Bu yazıda ele alacağım Futbolda Emek Sömürüsü başlıklı kitap, Muazzez Şaşmaz Ataçocuğu tarafından kaleme alınmış, Yazılama Yayınları tarafından basılmış. Kitabın sunuş yazısını futbol dünyasının tanınan bir ismi, Cem Dizdar hazırlamış. Çalışma, yazarın, Marmara Üniversitesi’nde tamamladığı Mayıs 2012 tarihli “Futbol Sektörünün Emek Ekonomisi” başlıklı doktora tezinin kitaplaşmış hali.

Kitabın yapısı alıştığımız futbol kitaplarından farklı. Futbol kitapları çoğunlukla bir takımın tarihi; bir futbolcunun yaşam veya özyaşamöyküsünü ele alır veya bir futbol dönemine odaklanır. Oysa Ataçocuğu, iktisadın, siyaset biliminin kavramlarını kullanarak farklı bir futbol anlatısı sunmaya çalışıyor bize.

Ataçocuğu’nun çalışması beş ana bölümden oluşuyor. Bunlar sırasıyla, Futbolda Emek Değer Teorisi, Futbol Sektöründe Ücretler, Bosman Kararları, Sınıf ve Sendika ve Profesyonel Futbolculardan TFF’ye Mesaj.

Kitap, Marx’ın emek değer teorisiyle başlayıp; bu teorinin futbol sektörünü açıklayıp açıklayamayacağı sorusuyla ilerliyor. Marx’a göre metanın iki tip değeri vardır. Kullanım değeri ve değişim değeri. Bir metayı kullanabilir veya satabilirsiniz. Değer, harcanan emek gücü ve zamanı ile ilgilidir. Marx’a göre tek tek emtianın kullanım değeri, her birisinin karşıladığı özel ihtiyaca bağlıdır. Buradan hareketle kullanım değeri, bu terminolojiyi futbola uyarlarsak; futbolcunun bir kulüple resmen sözleşme imzaladıktan sonra takımdaki işlevi, bekleneni ne kadar yerine getirdiği, ne kadar gol attığı ile ölçülebilir. Değişim değerine sahip olunabilmesi için ise o metanın kullanım değerinin olması gerekir. Futbolda değişim değerini futbolcuların transferiyle açıklayabiliriz. Bunun da piyasası futbolcu transfer piyasasıdır; bu piyasada futbol takımları belirli sayıda futbolcuyu istihdam edebilmektedir. Dolayısıyla herhangi bir takım tarafından talep edilmeyen futbolcunun değişim değeri yoktur. Marksist terminolojide “Emekgücü artık kapitaliste ait bir meta haline geldikten sonra bunun peşi kârdır, yani artı değerdir.” denilmektedir. Peki futbolda artı değer nedir? Yazara göre, futbol sektöründeki artı değer kavramını hizmet sektöründeki artı değer gibi düşünmemiz gerekir. Örneğin bir futbol takımına transfer olan medyatik bir futbolcu seyircilerin ilgisini artırabilir. Bunun sonucu olarak forma satışları, maç hasılatları, reklam gelirleri artabilir. Futbolcu bu satışlardan ilave pay almaz, yaratılan artı değeri kulübü alır.

Emek; tıpkı sanayide olduğu gibi, futbol oyununda da artı değeri yaratan en önemli faktördür. Ancak gözlemlerimize göre futbol yazınında emek teriminin kullanımının genellikle bir negatif söylem içerisinde yer alması da dikkati çekiyor. Kaybedilen maçlardan, puanlardan sonra öfkeli ağızlardan çıkan  “Emek hırsızları,” “Emeğimizi çaldılar,” “Emeğimiz heba oldu.” sözleri ne kadar da tanıdık değil mi? 

Yazar profesyonel dört ligde mücadele eden 38 takımdaki toplam 632 futbolcuya uyguladığı 51 soruluk bir anket çalışmasıyla futbol piyasasının emek yönüne ilişkin cevaplar arıyor. Takımların ekseriyeti 2. Lig ve 3. Lig takımları olsa da aralarında Bursaspor, Gençlerbirliği ve Manisaspor gibi o dönem Süper Lig’de mücadele eden takımlarda oynayan futbolcular da bulunuyor. Bursaspor’dan 15, Gençlerbirliği’nden 10 ve Manisaspor’dan 17 futbolcu anketi yanıtlamış. Anketi yanıtlayan sporcuların tamamının soruların tümünü cevaplandırmadığı da dikkate alınmalı.

Anketi incelediğimizde son derece ilginç sorular ve bunlara verilen cevaplar olduğunu görüyoruz. Kulübünüze kattığınız değer karşılığında ücret aldığınızı düşünüyor musunuz? Sözleşmeyle bağlı olduğunuz kulübünüzle yaptığınız görüşmelerde sözlü olarak anlaştığınız transfer bedeli resmi sözleşmenizde yazılı olarak yer alıyor mu? Genel olarak sizce futbolcuların kulüplerle yaptığı görüşmelerde sözlü olarak anlaştığı transfer bedeli resmi sözleşmelerinde yazılı olarak yer alıyor mu? Şu zamana kadar olan profesyonel futbolculuk hayatınızda sözleşmeyle bağlı olduğunuz kulüpler transfer taksitlerinizi zamanında ödedi mi? Maç primleriniz zamanında ödendi mi? Görüldüğü gibi soru demeti, ekonomi ağırlıklı.

Futbol dünyasındaki önemli mesleki sorunlardan birisi olan emeklilik, futbolun paydaşları arasındaki hukuki sorunlar ve örgütlenme konusunda da çeşitli sorular var. Sigorta priminiz ödendi mi? Kulübünüzle aranızdaki ekonomik ve hukuki problemlerin çözümünü kim gerçekleştiriyor? Futbolcuların mesleki olarak örgütlenmesi taraftarı mısınız?  Bunun kulübünüzle aranızdaki ihtilafları çözmede yardımcı olacağını düşünüyor musunuz? Grev hakkınız olmasını istiyor musunuz? Soru setinden görüldüğü gibi anket alışık olmadığımız, emek, değer, hak temelli sorulardan oluşuyor.

Kimisi yüksek transfer bedellerine imza atsalar da futbolcular son tahlilde emeklerini kiraya veren birer emekçidirler. Yazara göre transfer taksitlerinin, maç primlerinin zamanında ödenmemesi futbolcuları mağdur etmektedir. Ancak bunların zamanında ödenip ödenmediğine ilişkin olarak sorulan soruda yüzde onsekiz oranında “bilmiyorum” cevabının verilmesi dikkat çekici bulunmuş. Bu durumdaki futbolcular; gücünü emeğinden alan bir ücretli işçi olarak sınıf bilincinden yoksun görünmektedir. Marx’ın sınıfı bilincine sahip olmayan işçileri tanımladığı, lümpen proleterya tanımı akla gelmektedir.”

Yazar, kitabın son bölümünde toplu sonuçları özetleyerek bunu Türkiye Futbol Federasyonu’na mesaj olarak iletmekte. Mesaj alındı mı? Sanmıyoruz. Türk futbolundaki en önemli sorunlardan birisine, yani emek sömürüsüne parmak basan bu çalışmayı okurlarımıza öneriyoruz.

 

Yazan : AE. Muzaffer 

Bu kategoriden diğerleri: