Efsaneler (56)

İskoçya’nın bağımsızlık mücadelesinin ilk yıllarında direniş kuvvetine önderlik eden William Wallace, İskoçya deyince akla gelen ilk isimlerden biri (Mel Gibson görünümünde geliyor ama olsun). İnatçıydı, 15 yıldan fazla mücadele verdi babasını ve abisini öldüren İngilizlere karşı. Hain ilan edildi, yakalandığında vahşi bir biçimde idam edildi. Aradan yüzyıllar geçti. 1999 yılında bir İskoç, Birleşik Krallık’ta şövalye seçilerek Sir ünvanı aldı. Bu unvan günümüzde, kendi mesleğinde zirvede olan ve insanlara kötü örnek olacak herhangi bir davranışta bulunmayan kişilere veriliyor (Emre Belözoğlu Britanya’da yaşasaydı bu ünvanı alma ihtimali, Serkan Balcı’nın üst üste 2 isabetli orta açma ihtimalinden az olacaktı mesela).

''Ağlamak için bir neden yok. 5 yaşındayken girdiğim bu kulüpte 39 yaşında futbolu bırakıyorum çok şanslıyım ''

Bu sözler futbolu Tigre maçında bırakan Juan Sebastian Veron'a ait. Estudiantes forması altında futbolu bırakan ve dünyaca tanınan bir futbolcu olan Veron'u çok özleyeceğiz. Futbola, doğduğu şehrin takımı Estudiantes'de başlayan ''La Brujita(küçük cadı)'', her parlama yapan Arjantinli futbolcu gibi Avrupa'ya göç etmişti.

Bir çok futbolcu var ki efsane olduğu takımdan ayrılıp yıllar sonra geri dönüp futbolu orada bırakmayak isteyen. Bu isimlerden size onlarca sayabilirim ama alt yapıda beğenilmeyip gönderilen ve sonra başarılı olduğunda daha iyi seçenekleri varken bile tuttuğu takıma tekrar geri dönüş yolunu gözleyen bir tane büyük isim var. O isim, unutulmaz gol sevinciyle de diğerlerinden ayrılan Alan Shearer.

Fırtına ligde ilk sezonu dokuzuncu sırada tamamlamıştı. Puan durumuna baktığımızda en az golü yiyen takım Trabzonspor’du. Bu lige yeni çıkmış bir takım için çok ama çok iyi bir özellikti. Şenol-Turgay-Necati-Kadir-Cemil beşlisi savunma ve kalede güven veriyordu. Fırtına bu ilk sezonda aynı zamanda Kıbrıs Barış Kupasını kazanmış, Türkiye kupası çeyrek finalinde Fenerbahçe’yi elemiş, finalde Beşiktaş’ı ilk maçta 1-0 yenip, tartışmalı ikinci maçta 2-0 kaybetmişti. Başbakanlık kupasında da final maçında Galatasaray’a 1-0 kaybediyordu. Tüm bunları lige çıktığı ilk sene yapan Karadeniz Fırtınası oynadığı modern futbolla artık ülkede tanınan bir takım olmuştu. 

Sayfa 14 / 14