Efsaneler (63)

O kadar önemli değildir bırakıp gitmeler, 

arkalarına doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. – Can Yücel

Ksanthippi(Socrates’in eşi):Seni haksız yere idam edecekler Socrates!

Socrates: Ne yani! Bir de haklı yere mi idam edilseydim!”

Daniel Passarella 174 cm boyuyla bir defans oyuncusu için hiç de uzun sayılmazdı. Kule gibi savunma oyuncularını düşününce kısa olarak bile tanımlanabilirdi. Buna rağmen çok az sayıda savunma oyuncusu hava toplarına onun kadar hakimdi.

Hem oynadığı kulüplerde, hem de milli takımda kornerden veya serbest vuruşlardan gelen toplarda onlarca kafa golü attı. Hakimiyet sadece havada değil sahanın her yerindeydi. Belki de bu sayede genç yaşında kaptan oldu ve ‘’El Grand Capitan’’ yani büyük kaptan lakabını aldı.

Futbol tarihinde pek çok efsane oyuncu vardır. O oyuncular kulüp ve taraftarlar için çok önemlidir. Öyle ki o oyuncunun adı doğan çocuklara isim olarak verilir. Ben sizlere bu efsanelerden biri olan Francesco Totti'yi anlatmaya çalışacağım.

Hristo Stoichkov, Bulgaristan tarihinin tartışılmaz en büyük futbolcusudur. Onu herkes efsane haline geldiği Avrupa’ya kendini tanıttığı Barcalona’dan hatırlar. Gerek sol tarafta gerek forvette bazen ortada oynuyordu. Muhteşem sol ayağıyla attığı goller özellikle aşırtmaları ve frikikleri hala herkesin hafızasındadır. Tabi bir de söylediği sözler ve saha içindeki davranışları da hafızalardadır.

 

Yazının ikinci ve son bölümü. Öz kardeşten farkları olmayan bu iki Efsane oyuncudan Cemil Usta’nın hikayesinde sıra..

Cemil Usta, Bekir Barçın gibi 1951 yılında Trabzon’un Arafilboyu mahallesinde dünyaya geldi. Futbolla mahallesinde tanıştı.

Trabzonspor’un efsane kadrosunun unutulmaz iki futbolcusu: Bekir Barçın ve Cemil Usta. İki efsanenin de hayat hikayeleri birbirine o kadar yakın ki, onları aynı başlıkta kullanmak galiba daha doğru olurdu. Yazının ilk bölümünde Bekir Barçın’ın hikayesi var…

Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Yani bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.

Serüvenci genç bir adam, annesini de çok seviyor. Fakat yolculuklardan alıkoyamıyor kendini. Gittiği her yerden annesine kart atıyor. Durumundan haberdar ediyor annesini. Annesi meraklanıyor, astımı da var gencin. Son attığı kartta : “ Anneciğim paramız bitti bir haftaya kalmaz dönerim” yazıyor. Anne bu heyecanlanıyor tabi, oğlunun döneceğini söylediği gün, gencin sevdiği tüm yemeklerden yapıyor. Beklemeye başlıyor. Kapı çalıyor, kadın heyecanla koşup kapıyı açıyor, oğlunun geldiğini sanarak.Kapıda postacı bir kart daha… Kadın telaşla zarfı açıyor;

Sayfa 6 / 8