Efsaneler (56)

Mesleğinde üstün başarı gösteren ve fedakarlık yapmış her insan için “Heykeli dikilecek adam" diye bir laf kullanırız ya hep işte Manchester City'nin 50'li yıllardaki efsane Alman kalecisi Bert Trautmann bu lafın hakkını  veren bir insandır. 87 yaşında kurduğu vakıfla, genç Alman ve İngiliz çocuklarına ders veren Trautmann; "düşman" diye yuhalanan bir insanın nasıl  onur madalyalı bir efsaneye dönüşebileceğinin en güzel örneğidir.

Raul Gonzales Real Madrid’den kopalı aşağı yukarı 2.5 yıl oldu. Biliyorum bir  çoğunuz bunu kendine yediremiyor ancak profesyonel futbol dedikleri illet onun da başını yemişti. Ne kadar efsane olursan ol ne kadar gol atarsan at şartlar oluştu mu yapacak hiç bir şeyin kalmıyor.

4 Nisan 1976 gününün öğle sonrası, saat 17:00 civarları… İstanbul’un varoş semtlerinin birinde bir nalbur dükkanının yazıhanesinde, masa başında duran eski, büyükçe ve sürekli hışırtılı ses çıkaran bir radyo…Ve radyonun başında, kovandaki arılar misali öbekleşmiş çeşitli yaş gruplarından 6-7 kişi… Radyodaki spiker, daha sonraları Türk futbol tarihini baştan sona yeniden yazacak olan efsanenin doğuşunu, birazdan nakledeceğinin farkında değil belki ama oradaki 6-7 kişi aslında tam da o ana şahitlik etmenin beklentisi içindeler… Nitekim yazıhanede, spikerin hışırtılı sesinden başka, adeta gümleyerek atan kalplerinin sesi duyuluyordu sadece…

Genç kızların sevgilisi, çocukların olmak istediği adamdı o

Sayfa 9 / 14