Efsaneler (56)

Trabzonspor’un Türk futboluna damga vurduğu altın yıllar ve o altın yılların hiç değişmeyen üç ası. Şenol Güneş, Turgay Semercioğlu ve Necati Özçağlayan.. Üç bölümden oluşan bu yazı dizimizin ilkinde Şenol Güneş’in hayatı var.

İstikrar Abideleri yazı dizimizin ikinci bölümünde Turgay Semercioğlu’nun hikayesi var. O Trabzonspor’a ve Türk futboluna adını altın harflerle yazdırmış, efsane kelimesinin tam karşılığıydı. 1973 yılında tanıştığı Trabzonspor formasını 15 yıl üstünden çıkarmayacak ve görevini layıkıyla yerine getirecekti. Trabzonspor’un efsane yıllarında kazanmış olduğu, 7 lig şampiyonluğu (1 ikinci lig- 6 birinci lig) , 6 Cumhurbaşkanlığı kupası, 3 Türkiye Kupası, 3 Başbakanlık kupası ve bir kez düzenlenen Kıbrıs Barış kupası başarılarında hep o vardı. 600’den fazla maça çıktı. A Milli takımda artarda 29 kez oynama rekoru hala kırılamadı. Şenol-Turgay-Necati üçlüsünden, Turgay Semercioğlu’nu ziyaret ettim. Ben sordum, Turgay Semercioğlu samimi, içten cevaplar verdi. Yazımızın birinci bölümünden farklı olarak hayat hikayesini kendi ağzından dinleyelim.

Neden ayrılır insan sevdiğinden? Ya da neden zorla ayrılır etle tırnak birbirinden? Ait olduğu ve olması gerektiği yerden neden birdenbire sıyrılıp gider insan? 
Kimilerine göre hiçbir şey anlam ifade etmeyen ve duygu bağından yoksun olduğu savunulan futbolda, ayrılık duygusu en içtenliğiyle işlenir bazen...  Bazense en büyük aşklarda yaşanmayan duygular futbolda yaşanır. En büyük aşıkların ayrılmasından daha da etkilidir bazen bir futbolcunun ait olduğu yerden ayrılması...
Peki seven neden terk eder sevdiğini? Gerard, Xavi, Del Piero, Casillas, Schweinsteiger, Raul ve diğerleri gibi...

Simon Cuper ne demişti? "Futbol asla sadece futbol değildir."
Kimileri eksik bir şeyleri arar futbolda,
Kimileri geçmiş yıllarını
Kimileri ise bir anlam arar yeşil sahalarda.
Yani "futbol asla sadece futbol değildir."

Sayfa 8 / 14