Del Piero & Trezequet | Majesteleri ve Ekselansları

Futbolda  İkibinli yılların başını özleyenler var mı ? Birçoğunuzun evet dediğini duyar gibiyim. Maçları, şampiyonluk hikayeleri ve henüz paranın hegemonya kurmadığı kulüpleri. O yıllarda henüz kapital düzenle yozlaşmayan futbolda kahramanlarımız vardı. Bu kahramanlardan iki tanesi o dönemler farklarını yeşil sahada ustalıkla gösteriyordu ve bunu şu anda unuttuğumuz ‘vefa ‘ ve ‘bağlılık’ kavramlarıyla sürdürmüşlerdi.

Günümüzde birçok futbol ortaklığını sayabiliriz. Barcelona’da ‘’MSN’ üçlüsü, Madrid’de ‘’BBC’’, Bayern’de Lewandowski ve kanat arkadaşları, Dortmund’da Aubameyang ve Reus gibi akıllara gelebilecek ilk örnekler ama biz bunu tam 10 sene boyunca devam ettiren kişilikleriyle de örnek olan Del Piero ve Trezeguet ikilisine bakacağız…

Bu ikilinin hikayesi Trezeguet’in Juventus’a 2000 yazında transfer olmasıyla başladı. 2000-01 sezonunda ilk defa buluşan bu ikili toplam 10 sene boyunca 702 maç 354 gollük mükemmel bir performans sundular. Bu performansın bir senesi de şike soruşturması yüzünden Serie B’de geçmişti. Kulüplerini terk etmeyen ve bugünlere gelmesinde pay sahibi olan bu iki vefalı futbolcunun kariyerlerindeki  yan yana tek eksik bıraktıkları kupa, Şampiyonlar Ligi Kupası olmuştu. (Del Piero 1995’te kazanmıştı)

Onlar varken ileri ikili hep sabit kalmıştı tek değişen arka taraftaki dizilişlerdi. 4-4-2, 4-3-1-2, 4-2-2-2 gibi taktiklerde hep ileri ikilinin bankolarıydı.Sakatlıklar ve formsuzluklar neticesinde zaman zaman ayrı düşseler de buluştukları zaman ayrı düştükleri maçların acısını çıkarmışlardı.

Del Piero sol tarafta topu alır kafayı kaldırır ya güzel bir orta keser Trezeguet golü atar ya da kısa bir verkaç ile Del Piero kaleci ile karşı karşıya kalır ve sonrasında sis kaplı Delle Alpi’de bir uğultu kopar… Şimdi ne bu ikili kaldı ne de Delle Alpi…

 

İtalyan spikerin dediği gibi ‘’Del Piero topu aldı, gözleriyle Trezeguet’yi arıyor ‘’

Tıpkı bizim onları aradığımız gibi…