Buffon'un Yükselişi

Parma yakınlarında bulunan domuz ürünleriyle meşhur Carrera şehrinde dünyaya gelen Gianluigi yetenekleriyle Parma’nın kapısından içeri giriyordu. Asıl hikaye de Parma’nın hocası Malesani’nin Taffarel’in sakatlanmasıyla kaleyi bu 17 yaşındaki gence teslim etmesiyle başladı. Şans odur ki takımın ikinci kalecisi de sakattır yani kısaca Buffon’dan başka çare yoktur. Belki de futbol tanrıları böyle olmasını istemiştir. 

Buffon kaleye geçer rakip ise Milan’dır. İsterseniz bu kısmı Parma’nın o dönemki hocası Malesani’ye bırakalım;

17 yaşında Milan’a karşı oynarken açıkca gergin olursunuz ama Gianluigi’nin bununla başa çıkabileceğini biliyordum. Onu kalede gördüğüm ilk andan itibaren fevkalade bir yetenek olduğunu anlamıştım.

İlk maçta kalesine gelen onlarca topa rağmen gol yememeyi başaran Buffon maçtan sonra

Daha tecrübeli olsaydım da daha iyi bir başlangıcım olamazdı. Bana doğru gelen her şeyi tuttum. Tabii ki çok gergindim ama oyun bir kez yoluna girince kısa zamanda tüm baskıyı unuttum ve yalnızca iyi oynamaya konsantre oldum. Atmosfer de size yansır"

diyordu.

Buffon’un milli takım kariyeri de bir zorunluluk neticesinden başlıyordu. 1998 Dünya Kupası’na katılmak için Rusya ile Moskova’da oynanan Play –off maçında sakatlanan Pagliuca’nın yerine giren Buffon -10 derecede karlı kaplı sahada başarılı bir şekilde maçı tamamlıyor ve rövanş maçında İtalya’nın yeni milli takım kalecisi bu Toscanalı çocuk oluyordu.

 

Nihayetinde de Buffonlu İtalya 1998 Dünya Kupası’na katılıyordu.

Paolo Maldini o dönemlerde Buffon için

Buffon, İtalya’nın hala dünya çapında kaleciler yetiştirebildiğini ispatladı. Böyle devam ederse sonunda dünyanın en iyi kalecisi haline gelebilir. Ondan fazlasıyla etkilendim’’

sözlerini sarf ediyordu.

Buffon’un ilk uluslararası başarısı Parma ile 1998-99 sezonunda UEFA şampiyonu  olmasıydı.

O günlerde Buffon

“İtalya şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası ve bir Avrupa Şampiyonası en çok kazanmak istediğim şampiyonluklar ve emekli olmadan bu hedeflere ulaşmak için ne gerekirse onu yapacağım’’

diyordu…

Juventus onu 33 Milyon Dolar’a aldığı zaman gezegendeki en pahalı kaleci olmuştu. Yılın 2001 olduğunu düşünürsek ne denli yüksek bir meblağ olduğunu da anlamış oluruz. Juventus’a imza atan Buffon,  Corriera Della Sport’a

Her zaman hayal kurabilirsiniz ama kariyerimde ilk kez gerçekçi olarak hem ligi hem de Dünya Kupası’nı birlikte kazanma şansım var. Juventus birkaç iyi oyuncu aldı ve en kuvvetli takım gibi görünüyor. Parma’da olduğum sürede bile buna inanıyordum. Şimdi Marcelo Lippi de geri döndüğüne göre durum gerçekten iyi görünüyor’’

diye açıklama yapmıştı.

O yıllarda yaşanan bunlardı. Ağızlardan çıkan her cümlenin, onu öven her kelimenin hakkını verdi Buffon. Dünya Kupası’nı kazanması,  Juventus’da Serie B macerası sonrasında gelen diriliş ve şampiyonluklar. 1995’den beri hayatımızda kendisi. Fenerbahçe maçında Türk futbolseverlerin karşısına Parma forması ile çıkan Buffon en son Trabzonspor ile karşılaşan Juventus’un kalecisi olarak Türk futbolseverlerin karşısında arz-ı endam ediyordu

Hala dünyanın en iyisi o. neden mi? Futbol her 5-10 senede bir taktiksel anlamda yenilenir. Her dönem bir taktik öne çıkar ve bunu uygulayan takımlar başarıya ulaşır.  Her şey değişir, taktikler, sahalar, formalar, hocalar… Futbol topları bile değişir. El fenomeno Ronaldo’nun penaltısını tutan, Roberto Baggio gibi adamların karşısında maça çıkan Buffon’un önüne kimler gelmedi ki, kaç değişikliği yaşadı, kaç süper yıldızın karşısında durdu?

Oyun değişti ama o değişmedi.

Kahramanların da kahramanı var mıdır? Buffon’un da bir kahramanı var.

 

Kamerun kalecisi N’Kono her zaman çok özel bir kaleci olduğundan ,hep benim kahramanım olmuştur. Başka kimseye benzemekten hoşlanmadığım halde , onun gibi olmak istedim. İtalya 90 sırasında onunla tanışmak harikaydı"

diyor Buffon.

Hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz artık.