Çöküş: Paul Gascoigne'in Anlattıkları

Bazı karakterlerin hayat hikâyeleri vardır keşke dedirtir insana. Bununla birlikte gelecek adına sıkı dersler verir anlayabilene. Güzel oyunu sevmiş, ona gönül vermiş kimileri için Paul Gascoigne’in kariyeri de böyledir. O safi bir yeteneğin çöküşünü temsil eder. Sadece bu güzel oyuna değil hayata dair çok sert bir mesajdır yaşamı. Becerileri onu tek başına zirveye taşıyabilecekken tercihleri onu bataklığa götürmüş ve müptezel bir yaşamı sürdürmek zorunda kalmıştır. Peki, namıdiğer “Gazza” dünyanın en yetenekli futbolcularından birisiyken nasıl oldu da bir çöküş hikâyesinin başrolünde buldu kendisini?

Paul Gascoigne, 1967 yılı Mayıs’ında İngiltere’de, Gateshead’da doğdu. Fakirlikle mücadele eden ailesine kumar oynayarak yardım etmeye çalışan Gazza, 13 yaşında başarısız birkaç kulüp denemesi sonrası köklü futbol kulübü Newcastle United’da futbola başladı. 1985 yılında ilk profesyonel kontratını da bu kulüple imzalarken o sene FA Gençlik Kupasını kazanan takımın kaptanlığını yapıyordu. Bu sezon dahi fazla kilo problemi ve alkol sorunu sebebiyle A takımla sözleşmesinin iptali gündeme gelmişti. Newcastle’da 3 sezon top koşturdu ve 107 maçta 25 gol attı. Son sezonunda İngiltere’de yılın en iyi genç futbolcusu seçildi. Tabii bu yıllarda aykırılıkları ve alkol sorunu geleceği ile ilgili belli işaretler veriyordu. Tam bir çılgındı aslında. Bir maç sonrası kendisinin yedek bırakılması sonucu traktör ile yedek kulübesinin duvarını yıktı örneğin.

Daha sonra Tottenham’a transfer olur Gascoigne. Burada kısmen başarılı ve yine olaylarla dolu 4 sezon geçirdi. Özellikle 1990 Dünya Kupası’ndaki performansı onu iyiden iyiye parlattı. O dönemin İngiltere Milli Takım kaptanı Gary Lineker “İngiltere’de bu güne değin yetişmiş doğal yeteneklere sahip en iyi futbolcu” diyordu onun için. Dünya kupasındaki yarı final maçında sarı kart görerek cezalı duruma düşmesi sebebiyle saha içinde ağlaması onu bir simge haline getirirdi: artık hafızalara kazınmıştı. Haşarı çocuk İngiltere’de bir kahramana dönüştü.

1992 yılında İtalya’nın efsane isimlerinden olan Dino Zoff’un antrenörlüğünü yaptığı Lazio’ya transfer oldu. Dino Zoff kahvaltıda dondurma yemesinden, öğle yemeğinde bira içmesine ondan yakınırken aynı zamanda onun oyunculuğuna övgüler diziyordu. Buna karşın İtalya kariyeri neredeyse bir fiyaskoydu. 1993’te yanak kemiğini, 1994’te bacağını kırdı ve İtalya’da 3 yılda sadece 47 maç çıkarabildi. Bir basın toplantısında Norveçlilere küfretmesi büyük yankı uyandırdı. Basın ile diyalogları, kulüp içerisindeki disiplinsiz davranışları, geçirdiği sakatlıklar ve tabii ki alkol kullanımı sorunu sebebiyle İtalya macerası 3 yılda sone erdi.

Sonrasında İskoçya yolunu tutan Gazza, Galsgow Rangers’ta da olaylarla dolu 3 yıl geçirdi. En bilinen vukuatı bir Old Firm'de (Celtic - Rangers derbisi) kraliyet yanlısı “Orange Order” örgütü üyelerinin flüt çalışlarını taklit ederek Celtic’in sahasında gol sevinci kutlamasıydı. Bu olay sonrası ölüm tehditleri aldı. Her yerde çılgınlıklarıyla anılıyordu. Bir maç sırasında hakem kırmızı kartını yere düşürdü, Gascoigne kartı alıp hakeme gösterdi. Bir idman sonrasında Gattuso’nun iç çamaşırına büyük tuvaletini yaparak takım arkadaşıyla ilginç bir şekilde şakalaşıyordu. Saha içinde ve dışında uslanmaz bir adamdı. 1996 Avrupa Şampiyonası’nda içki sorunu ve kutlamalara düşkünlüğü sebebiyle çok tartışıldı. Yine de bu yıllarda kabul edilebilir performanslar sergilemekteydi.

İskoçya’dan ayrıldıktan sonra içkiye olan bağlılığı sebebiyle bu şartlarda onun için kaçınılmaz olan çöküş süreci başladı. 1998 yılında Middlesbrough ve iki sene sonra Everton'da kariyeri oldukça kötü geçti. Oradan Burnley'e, ardından Çin takımı Gansu Tianma'ya ve son olarak Boston United'a sürüklendi. Bu yıllar Gazza’nın alkol ile ilgili büyük sıkıntılar yaşadığı dönemdi. Kendisini toparlayamadı ve kariyerine son vermek zorunda kaldı. Xavi’den Lampard’a Nesta’dan Gary Neville’a, hatta Maradona’ya kadar binlerce futbolcuyu yeteneğine hayran bırakmasına rağmen sahalarda istikrarı hiçbir zaman sağlayamadı.

Alt ligde yer alan Kattering Town takımında antrenörlüğe başladı fakat 39. gününde idman ve maçlara alkollü gelmesi sebebiyle kovuldu. Daha sonraki senelerde alkol tedavisi için bir kliniğe yattı ama başarılı olamadı. Şu sıralar hala alkol ve alkolden kaynaklı hastalıklardan dolayı başı dertte.

Paul Gascoigne, futbol tarihinde yeteneğini heba edenler listesinde adını baş sıraya yazdıranlardan birisi. Kısaca anlatılan hikâyesinde yer almayan binlerce vukuatı var. Onun yaşamından çıkarılacak naçizane birçok dersi ben alıyorum. Aynı zamanda futbol dünyasında Gascoigne gibi belki de yüzlerce gencimizi kaybettiğimizi not ederek onun yaşamı özelinde Türkiye’de genç futbolcuların eğitim ve öğretimi için gerekli ortamı oluşturmanın önemini belirtmek istiyorum. Her mahallede anlatılan hikâyeler vardır böyle sporcularla alakalı. Şahit de olmuşuzdur bazılarına. Bir Gazza olmasa da bu gençlerimize sahip çıkarak büyümeli futbol kurumu Türkiye’de. Yoksa insanları kaybetmeye sebep olduktan sonra, güzel oyun neye yarar?