Gençlerbirliği Tribün Güncesi - 1

Dilce susup

bedence konuşulan bir çağda

biliyorum kolay anlaşılmayacak...

Yukarıdaki kelimeler, İsmet Özel'in çok sevilen bir şiirinden... Onun yazdıklarından hareketle bir şeyler söylemek veya yazdığı şiir üzerine değerlendirme yapmak değil amacım. Sadece futbol maçlarına gitmiş ortalama taraftarlar için kolay anlaşılmayacak bir deneyimimden bahsedeceğim. Yani, futbol konuşmak istiyorum biraz. İlk kez gittiğim Gençlerbirliği maçındaki Gençler tribününden bahsetmek; gördüklerimi, duyduklarımı, hissettiklerimi, özetle yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Sıklıkla şikâyet ederiz ülkedeki tribün hallerinden. Edilmeyecek manzaralar da çıkmıyor karşımıza. Ben her zaman bu manzarayı oluşturanlar arasında en az suçlu taraftarı buldum, onu da peşinen söyleyeyim. Türkiye futbol liglerindeki çoğu maçta taraftarlar arası sözlü tacizler ve hatta fiziksel kavgalar, hakeme saldırı, futbolculara hakaret ve benzeri birbirinin aynı birçok olay yaşandı ve yaşanmakta. Türkiye liglerinde fazlasıyla maça gitmiş ve tribün görmüş birisi olarak Gençlerbirliği tribünlerinin Türkiye’deki tribün gruplarındaki taraftar profiline uymadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Henüz bu takımın tek maçına gitmiş birisi için iddialı laflar olabilir bunlar. Fakat gördüğüm manzara hakikaten farklıydı. Neydi bu farklılıklar?

 

Bir tribün düşünün ki hakemin hatalı karar verdiğine inandığı zaman "acemi hakem" sloganı atıyor. Demek ki sahadakinin de bir insan olduğunun farkında ve küfür etmeyi geçtim, onu kıracak bir kelime söylemekten dahi uzak duruyor. Rakip takımı maçtan önce, maç içinde, maçtan sonra alkışlayabiliyor bu tribün. Tribün liderleri, taraftarları nasıl ayağa kaldırıyor dersiniz: "Lütfen ayağa kalkabilir miyiz arkadaşlar?". Şaka değil, tanımadıkları insanlara toplu küfür seanslarını bırakın tribün liderinin ağzından tek küfür duymadım. Gencinden yaşlısına gerçekten farklı bir manzaraya şahit oldum. Açıkçası alışık olduğum bir tribün coşkusu yoktu orada. Bunda stadyumun onda birini dolduramamış olmalarının etkisi de vardır mutlaka. Sayıca oldukça azlar, belki de budur onların bu denli temiz futbol dairesi içerisinde kalmalarını sağlayan. Renkli şovlara, insanın tüylerini ürperten marşlara, ateşli bağrışmalara ve müptezel tribün insanlarına rastlayamadım Gençlerbirliği tribününde ilk maçımda. Daha çok naif vatandaşları gördüm; onların futbol seyirlerine, kibar tepkilerine, ince sevinçlerine şahit oldum. Dedim ya farklı bir deneyimdi benim için.

Takım göze hoş gelen bir futbol oynuyor bu sene. Kombinemi aldım ve bir Gençlerbirliği seyircisi olarak tribünlerde yerimi aldım. 19 Mayıs Stadyumu'nda maçları ve özellikle tribünleri takip etmeyi umuyorum. Kim bilir ne güzellikle yaşanacak, hangi örnek olaylara şahit olunacak. Bu konuda heyecanlıyım ve bir dahaki maçı sabırsızlıkla bekliyorum.