Footballer, Gentleman, Evertonian | Dixie Dean

Bu öykü, hayvanların konuşabildiği, köpeklerin tasmalarının sosisten yapıldığı, terzilerle prenseslerin evlendiği ve çocukların dünyaya leylekler tarafından getirildiği, o çok eski ve unutulmuş zamanlarda geçen, bir varmış bir yokmuş masalıdır, herkesin çocuklarına anlatması gereken.

22 Ocak 1907’de başlar bu masal, masal dedikse de periler devler cüceler yoktur içinde. Birinci dünya savaşının naraları içinde gelişen bir masal, savaşa aittir kahramanımızın çocukluğu, ilk gençliği. Arasına hiçbir güç giremez futbol topuyla kahramanımızın ama. Geceleri demir işçiliğiyle geçen yıllarda vardiya çıkışı herkes evine uyumaya giderken o güneşin doğuşuna doğru sürüyordu yamaları dikişlerinden ayrılmaya başlamış topunu. İlk teklifi işçi olarak girdiği demiryolu şirketinin varislerinin takımı olan New Brigton’dan alır. Bunu kabul etmeyerek Pensby United’a atar ilk imzasını. İlk transferini doğduğu yerin en büyük takımı olan Tranmere United’a geçerek gerçekleştirir. İki savaş dönemi arasına denk gelir bu transfer. Dünya topyekûn savaştayken otuz maçta yirmi yedi gol atan bu adam insanlara az da olsa nefes aldırır. Otuz maçta atılan yirmi yedi gol ona çok sevdiği Everton’ın kapılarını aralar. Kulüp yöneticisiyle yapacağı ilk görüşmenin gerçekleşeceği otele koşarak gider – yaklaşık dört kilometre- kahramanımız. 

Zamanın en yüksek bedeliyle transfer olur Everton’a. Alacağı ücretin zamanın federasyonun uygulamalarından dolayı ancak onda biri geçer eline. Bunların hiçbirini dert etmez. Kapısından içeri dört kilometre koşarak girdiği kulübüne olan sevgisini ilk sezonda attığı  otuz iki golle gösterir. Bir motosiklet kazasında kafatasını ve çenesi kırar. Doktorlar artık oynayamaz dediğinde çıktığı ilk maçta attığı muazzam kafa golüyle çürütür bu tanıyı. Dokuz yüz yirmi yedi yılıdır bunlar yaşanırken. Yirmi iki yıl üzerine elli üç puan ve yüz iki golle şampiyon olurken o yıl Everton, gollerin altmışını otuz maçta kahramanımız atarak kırılması imkânsız bir rekoru yazmıştır tarihin tozlu sayfalarına.

Masal dedikse, Alice’nin harikalar diyarı demedik elbette. Yaşam herkes gibi kahramanımıza da çelmeyi takıyor en afilisinden. 1937’de ayrılıyor Everton’dan üç yüz doksan dokuz maçta üç yüz kırk dokuz gol atarak. Patlak veren ikinci dünya savaşıyla bırakıyor futbolu, oynadığı dönemde hiç kart(*) görmeyen bu centilmen. Sonrası zor yıllar, bar işletmeciliği bahis salonlarında geçiyor zaman.  Ve bir futbol laneti onu da buluyor; üzerinde zıplayarak enfes kafa gollerine imza attığı sağ ayağını sert bir çelme ile ayırıyor ondan yaşam ve onu eve mahkûm ediyor.

Yıllar önce yaklaşık dört kilometrelik yolu koşarak gittiği kulübünün Goodison Park'ta, 1 Mart 1980 tarihindeki Merseyside Derby'sini izlemek için yürüyerek girdiği stadyumdan bir daha ayrılmaz. Ve o tarihten sonra tüm Everton taraftarını kapıda bizzat karşılar.

Kim mi bu kahraman? Birinci lig tarihinin bir sezonda en çok gol atan oyuncusu, on altı milli maçta on sekiz gol, Everton formasıyla üç yüz doksan dokuz maçta üç yüz kırk dokuz gol atan ilk dokuz numara; o efsane forvet. William Ralph Dean yani Dixie Dean. İşte bu adam, uğruna kafasını kırdıktan sonra maça çıktığı, tam on iki sene kanını, terini ve gözyaşlarını akıttığı mavi formalıların ezeli rakipleri Liverpool ile oynadıkları maçta, canından çok sevdiği takımının en kritik maçını oynadığı sırada veriyor son nefesini.

 

                                       

 

 

Peki, nasıl hatırlanıyor şimdi ömrü boyunca tek bir kart bile görmemiş bu mutlu adam? Tam on iki sene maça çıktığı stadın önünde, yazının fotoğrafında görülen heykel duruyor şimdi; altında yazan şu cümlelerle: "Footballer, Gentleman, Evertonian."

 

 

(*) Dixie Dean’ın oynadığı dönemlerde futbolda kart uygulaması yoktu. Kart uygulaması 1970 yılında Meksika’da düzenlenen dünya kupası finallerinde başladı. İlk sarı kartı SSCB’de Asatiani görmüştür. Bu turnuvada kırmızı kart gösterilmemiş olup, kırmızı kart görerek oyun dışı kalan ilk futbolcu Şilili Carlos Caszely’dir. 

(**) Giriş kısmı Jorge Amado'nun Kırlangıç ve Tekir Kedi kitabından esinlenerek oluşturulmuştur