Samsunspor ve Kaptan Emin

Uzun yıllar önce, insanın daha insan olduğu zamanlardı. Futbol da bu kadar profesyonel değildi. Samsunspor o yıllarda şampiyonluğa oynardı.

Kadrosunda önemli isimler barındıran takımın kaptanı, Trabzon Yalıspor'dan alınan Emin Kar'dı. İstanbul'un üç takımı Samsun deplasmanlarına gittiği vakit puan kaybedeceklerinin farkında olurlardı. O yıllar Samsun'da şehir takımı kültürünün olduğu yıllardı.

 

Samsun Çarşambalı fabrikatör Hasbi Menteşoğlu'nun büyük fedakarlığıyla oluşturulan efsane kadro lige damgasını vurmuştur. Trabzonspor'dan sonra ve Eskişehirspor'la birlikte Anadolu'da en güçlü takım olma hüviyetini kazanmıştı. Samsunspor - Trabzonspor maçları da bugünküler gibi değildi. Şehirde bir bayram havası olurdu. Bunu Hasbi Menteşoğlu bir konuşmasında şu şekilde belirtmişti:

 

Ligden düşseniz bile Trabzonspor'un bir puan üstünde düşeceksiniz.

 

O takım 20 Ocak 1989 günü saat 09:30 sularında Malatya yolunda bir kaza geçirdi. Teknik direktör Nuri Asan, otobüs şoförü Asım Özkan, futbolcular Mete Adanır ve Zoran Tomic vefat etti. Bir çok futbolcu ise futbolu bırakmak zorunda kaldı. Samsunspor o sezon şampiyonluğa oynayan kadroyu kaybetti ve bir daha asla toparlanamadı. Forma renkleri kırmızı beyaz olan takım bundan sonra bir de 'siyah'ı taşıyacaktı.

 

Hasbi Menteşoğulları hiç gelmedi bir daha, hiç Nuri Asanlar yetişmedi. Bugün Nuri Asan ve Mete Adanır isimleri Samsunspor tesislerinde yaşıyor. Hiçbir futbolcu Kaptan Emin kadar bağlı olamadı takımına. Tümerler, İlhanlar, Celiller yetiştirse de hiç o eski Samsunspor olamadı kuzeyin takımı.

 

Geçirdiği kazadan sonra belden aşağısı felç olan Emin, her Samsunspor maçında staddaki yerini aldı. Kazadan sonra neden Trabzon'a dönmediği şöyle açıklardı:

 

Bu şehir bana sahip çıktı, emek verdi.

 

İşte o Emin bugün sahipsiz kalan, kayyuma devredilmesi gündeme gelen Samsunspor'un yeni başkanı oldu. Şimdi onun gibi şehre sahip çıkma zamanı. Kaptan bir kere daha dümene geçti.

 

Dünyada bir yerlerde endüstriyel futbolun diş geçiremediği insanlar hala var biliyoruz ve onların adını formamıza yazdırmaktan gurur duyuyoruz. Kaptan Emin'i, cebindeki 3 lira ile kaldırıma yığılan Dozer Cemil'den farklı görmüyoruz. Duyguları ve insanları kendi çarkları arasında öğüten endüstriyel futbola karşı çıkan kim varsa onu destekliyoruz, yanındayız.

 

İsimleri yüreklere kazılı insanlar, bir gün yeşil kağıt parçalarını yenecek.

O gün dünya daha güzel bir yer olacak, futbol tekrar futbol olacak.

 

Çocuklarımız mahalle maçlarında sol çizgiden topla birlikte koşarken "Dozerrr" diye bağırdığı gün endüstriyel futbolu yeneceğiz.

O bunun farkında olmasa dahi.

 

Bunun için biz de diyoruz ki:

 

Yaşasın Dozer Cemiller, Yaşasın Kaptan Eminler!