Kardeş Gibiydiler : Bekir Barçın - Cemil Usta | Bölüm 1

Trabzonspor’un efsane kadrosunun unutulmaz iki futbolcusu: Bekir Barçın ve Cemil Usta. İki efsanenin de hayat hikayeleri birbirine o kadar yakın ki, onları aynı başlıkta kullanmak galiba daha doğru olurdu. Yazının ilk bölümünde Bekir Barçın’ın hikayesi var…

Bekir Barçın, tıpkı Cemil Usta gibi 1951 yılında Trabzon’un Arafilboyu mahallesinde dünyaya geldi. Çocukluğunu

Aileler futbola fazla düşkün değildiler, o zamanlar futbolda para yoktu, maddi olarak ayakkabı almamızın da imkanı yoktu, kısaca malzeme yoktu ama biz elimizden geldiği kadar mahalle aralarında yamalı toplarla kendi aramızda bir şeyler yapmaya çalışırdık.’’

cümlesiyle özetliyordu.

 

Ablasının ısrarı ile askere gidip gelen Bekir, iş aramaya koyulmuştu. Akşamları kahvede pişpirik oynarken şans  eseri gelen teklifle hayatı değişecekti Bekir  Barçın’ın. Mahalle takımı olan Trabzon Gençlerbirliği’nden teklif gelmişti.  Bir önceki sezon amatör kümede ikinci olan Gençlerbirliği kadrosunda Bekir’i de görmek istiyordu. Bir takım elbise alırsanız oynarım diyen Bekir’in teklifi kabul ediliyor ve futbol hayatına amatör olarak başlıyordu.  O sezon amatörde şampiyon olan Gençlerbirliği kadrosunun değişmezleri arasındaydı Bekir Barçın.

 

 

 

        Trabzon Gençlerbirliği formasıyla, sağ üstte Cemil Usta-sağ altta Bekir Barçın

 

 

1970-1971 sezonunda ikinci ligde mücadele eden Trabzonspor ilk yarının son haftasında 6-1 yendiği PTT takımıyla ligin son haftasında şampiyonluk maçına çıkıyor ve maçı 1-0 kaybedince ikinci ligde kalıyordu. O sezondan sonra kadroda büyük bir revizyona giden Trabzonspor, kendi öz çocuklarını takıma kazandırıyordu. Şenol Güneş, Turgay Semercioğlu, Kadir Özcan, Necati Özçağlayan, İhsan Sakallıoğlu, Şener Çınar, Hüseyin Tok, Faruk Özak, Ali Yavuz, Ali Kemal Denizci ve Bekir Barçın 1972-1973 sezonu öncesi Trabzonspor’a transfer olan futbolculardı. Cemil Usta, Bekir’den 2 sene önce Trabzonspor’a transfer olmuştu. Aynı yıl, aynı mahallede dünyaya gelen, aynı mahallede top oynayan ve amatörde aynı kulüplerde top koşturan bu ikili, Trabzonspor formasını, şehirlerine aşık oldukları o formayı da beraber terleteceklerdi. O zamanı şöyle anlatıyordu efsane Bekir

“PTT maçı kaybedilmeseydi Trabzonspor sıradan bir Anadolu takımı haline gelecekti ve bizleri transfer etmeyecektiler.’’

Gerçekten de bu maç iyi ki kaybedilmiş diyoruz. İki sezon sonra birinci lige ve birinci ligdeki ikinci sezonlarında da statükoyu yıkıp Türk futbolunda görülmemiş başarılara imza atacaklardı bu küçük şehrin büyük yürekli çocukları…

 

Trabzonspor formasıyla Bekir Barçın

 

Orta sahanın ortasında defansa yönelik oynuyordu Bekir. Akıllı pasları, sert presleri ile ön plana çıkmıştı. Rakip takımın en iyi adamı ona emanetti. Unutulmaz Liverpool maçının en iyilerindendi. Bu maçtan sonra adını herkes ezberlemişti artık Bekir’in. O zamanlar dünyanın en iyi futbolcuları arasında gösterilen Kevin Keegan’a top yüzü göstertmemişti. Adam markajı denilince akla gelen ilk isimlerden biriydi. Takımda espri ve mizah denilince de akla gelen ilk isimdi Bekir Barçın.

 

Milli forma ile 3 Trabzonsporlu Ali Kemal-Bekir ve Turgay

 

Bir röportajda;

Soru: Futbol hayatınızda kaç gol attınız ?

Bekir Barçın: İki gol attım.

Soru: Unutamadığınız bir gol var mı ?

Bekir Barçın: İki tane golün hangisini unutayım, iki tane gol yani,

cevabını vermiştir.

 

 

Futbol hayatında, 1 ikinci lig şampiyonluğu, 2 birinci lig şampiyonluğu, 1 Kıbrıs Barış kupası, 3 Cumhurbaşkanlığı kupası, 2 Türkiye kupası ve 2 Başbakanlık kupası kazandı. 1977-1978 sezon sonunda kadrosunda     Cemil, Ali Kemal, Kadir gibi yıldızlarla satış listesine konuldu. Başka bir takımda forma giymek istemedi Bekir. Neredeyse bütün hayatları aynı olan Cemil gibi. Kaptanı ile birlikte futbolu 28 yaşında bıraktı. Doğup büyüdükleri şehirlerine aşıktı onlar. Bordo-Mavi renklerden başka bir formayı giymek istememişlerdi. 

 

Yine bir röportajda

“Eskiden Trabzonspor takımının çoğu futbolcusu Trabzonluydu. O zaman böyle para mara yoktu. Biz böyle forma aşkına amatörce birbirimizi sevdiğimizden, saydığımızdan şehrimiz için çıkıp oynardık.’’

cümlelerini kullanmıştır.  

 

Kısa bir süre antrenörlük yaptı. Restoran açtı, sonra düğün salonu işletti. Zaman zaman Trabzonspor’da transfer komitesinde görev yaptı. Hiçbir şeyden pişmanlığı yoktu. Üzüntüsü vardı. Futbolu erken bırakmanın verdiği üzüntüydü bu. Çocukluğunda bu olanaklar yoktu. Kendini televizyonda izleyememişti. Işıklı sahalar, yeni formalar, çeşit çeşit kramponlar… Bunlara olan özlemini dile getiriyordu efsane Bekir Barçın ama asıl üzüntüsü unutulmaktı. Tıpkı kader arkadaşı, kaptanı Dozer Cemil gibi. Öldüğünde değerlenmişti Cemil. Ya bir başka kader arkadaşı Kadir ? O da öldüğünde değer görmemiş miydi ?

Bekir Barçın 64 yaşında ve hala hayatta. En büyük efsanelerimizden. Unutma TRABZONSPORLU…

Onlar gibileri bir daha gelmedi, gelmeyecek.

Devam edecek…