Efsaneler (64)

*14 Eylül 1983 ve 2011 ’de oynanan Inter-Trabzonspor ve Trabzonspor-Inter  karşılaşmalarına başka bir pencereden bakış.

Guiseppe Meazza, 1910 Milan doğumlu  İtalyan bir çocuktur. 13 Yaşındayken futbola merak salar. Her çocuk gibi doğduğu yerin takımında oynamak ister. Bu yüzden Milan, onun hayallerini süsleyen takımdır. Milan yetkilileri çok zayıf olduğu için Guiseppe’yi takıma almaz ve her şey böyle başlar. Guiseppe bir gün sokakta top oynarken bir Inter  antrenörünün dikkatini çeker ve efsanesi olacağı bu kulüp ile sözleşme imzalar. Kulüp, Meazza'yı güçlendirmek için et ağırlıklı bir beslenme programı hazırlar. Meazza, futbola başladığı takım olan Inter’de stoper olarak forma şansı bulur ve bir gün Inter’in altyapı sorumlusu tarafından forvete çekilir.

Aldatıcı olan ahlaksızlık sayılır mı? Bu soruyu dünyanın en önemli düşünürlerinden olan Sokrates, başka bir sofist filozof ve çağdaşı olan Euthydemos’a sormuş. O da: “Elbette aldatıcı olan ahlaksızlık sayılır” diye yanıt vermiş. Sorgulayıcılığı ve yolda karşılaştığı insanlara sorduğu tuhaf sorularla bilinen Sokrates ise bu cevaptan memnun kalmamış. “Ya bir arkadaşın kendisini çok kötü hissediyorsa ve kendini öldürebilecekse, sen de onun bıçağını çalarsan ve bıçağını görüp görmediğini sorduğunda görmediğini söylersen, bu durum da aldatıcı bir edim olmaz mı? Şüphesiz ki olur. Fakat böyle yapmak ahlaksızca değil de ahlaki değil midir? Ahlaki olup olmadığına dair görüş göreceli olsa da bu aldatıcı edim kötü değil, iyi bir şeydir.” Eli kolu bağlanan Euthydemos aldatıcı olan her şeyin ahlaksızlık sayılmayacağını kabul ederek yoluna devam etmiş.

Bazı karakterlerin hayat hikâyeleri vardır keşke dedirtir insana. Bununla birlikte gelecek adına sıkı dersler verir anlayabilene. Güzel oyunu sevmiş, ona gönül vermiş kimileri için Paul Gascoigne’in kariyeri de böyledir. O safi bir yeteneğin çöküşünü temsil eder. Sadece bu güzel oyuna değil hayata dair çok sert bir mesajdır yaşamı. Becerileri onu tek başına zirveye taşıyabilecekken tercihleri onu bataklığa götürmüş ve müptezel bir yaşamı sürdürmek zorunda kalmıştır. Peki, namıdiğer “Gazza” dünyanın en yetenekli futbolcularından birisiyken nasıl oldu da bir çöküş hikâyesinin başrolünde buldu kendisini?

Lived it, loved it. Farewell beautiful game. (Yaşadım, sevdim. Hoşça kal güzel oyun.)

Bu twiti Xabi Alonso futbolu bıraktığında attı. Bugünlerde çoğu futbolcu Twitter hesabını bir reklam ajansına emanet etse de bu twiti kesinlikle Xabi Alonso attı, bir reklam ajansı değil. Buna emin olabiliriz çünkü bu twit bir Alonso pası gibi. Yüzlerce futbolcu onun paslarına benzeyen binlerce pas atabilir ama Alonso’nun pasları her zaman farklıdır. Kimse pasın yanına Alonso gibi kalbinden bir parça ekleyemez. Bu twit de o paslar gibi. Alonso’dan başka kimse onun twitinin yanına kalbinden bir parça ekleyemez.

Kara Örümcek, Siyah Panter, Ahtapot.

Gelmiş geçmiş "en iyi file bekçisi" olarak kabul ettiğimiz Lev Yashin 1929 senesinde Moskova'da dünyaya geldi.

“Önce Cuju vardı” diye başlıyor FIFA’ya göre tarih. Çin’de oynanan Cuju bugün futbolun en eski hali olarak kabul ediliyor. Buna rağmen “futbolun beşiği” terimi, futbolu Han ulusundan yüzlerce yıl sonra bulan İngiltere için kullanılıyor. Çünkü bizim bildiğimiz anlamda futbolu İngilizler buldu.

Pele, “futbol bir din olsaydı, kıblesi Wembley olurdu” derken pek haksız değildi. Fakat Pele bu sözü yıllar önce söyledi. Artık o kıble olabilecek, tarih kokulu, iki kuleli Wembley yerini AVM görünümlü yeni ve modern bir stada bıraktı ve artık futbolun yegane katedrali -bana göre- sarı duvarıyla Dortmund’un Signal Iduna Park’ıdır.

Pavel Nedved, Çeklerin ve Avrupa futbolunun unutulmaz futbolcusu. Uzun sarı saçları ve oynadığı bölgedeki  ofansif gücünün yanında defansif disiplini ile ve tam anlamıyla taş gibi futbolculuğuyla belleklerden asla silinmeyecek bir iz bırakan eşsiz isim.

  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1  2  3  4  5  6  7  8 
  •  Sonraki 
  •  Son 
Sayfa 1 / 8