Kamuoyuna Duyurulur | Meydan Okuyoruz

Son günlerde Türkiye’nin spor gündeminin en başında Sözde, “Şikeyi Yeniden Yargılama” davası var. Biz spor gündemi dedik ama siz siyasi gündemin de en tepesinde bu olayın olduğunu biliyorsunuz zaten.  Savcı mütalaasında, daha önceden şike suçundan yargılanan, mahkum olan, mahkumiyetleri ve suçları da Yargıtay tarafından onaylanan başta Aziz Yıldırım olmak üzere diğer şahıslar hakkında beraat talebinde bulundu. Bu beraat talebininin 5 Ekim 2015’de ortaya çıkmadığını da hepimiz biliyoruz. 21 Ocak 2014 tarihinde Fenerbahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu’nun sözlerini hatırlayalım hemen “Başbakan bize yeniden yargılama konusunda söz verdi”.

Yeniden yargılama davası başladığında; algıları açık, yaşananları değerlendirme kapasitesine sahip, hafıza sorunu yaşamayan, kurumlara ya da kişilere biat etmeyen, doğruları süzme yeteneğinden mahrum kalmamış, yalanların ipiyle güdülemeyecek kadar zeki olanlar, bu sözde yeniden yargılama davasında hangi kararın ortaya çıkacağını biliyordu zaten. Aziz Yıldırım kurtarılacaktı! Bu yüzden 5 Ekim 2015 tarihinde savcı mütalaasında ortaya çıkan husus bizleri şaşırtmadı.

Sözde yeniden yargılama davasına bakış açımızı yansıtan, yazılarımız, hala sitemizdedir. Dileyenler ve merak edenler sitemizin arama kısmına “Yeniden Yargılama” yazarlarsa bu yazıları okuyabilirler.

Savcı mütalaasını verdikten sonra nerdeyse bütün televizyonlarda, bütün gazetelerde “Tazminat” davası gündeme getirilmeye başlandı. Güya şikeden aklanan (!) Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe, UEFA’ya tutarı yüzmilyonlarca Euro’yu bulan tazminat davaları açacak ve 13. Ceza mahkemesinin kararını örnek göstererek UEFA’yı tazminat ödemek zorunda bırakacak. Hatta bazıları daha da ileri giderek, mahkemenin verdiği karar sonrası UEFA’nın büyük bir şok ve şaşkınlık yaşadığını da söylediler.

Net konuşalım! Bunun büyük bir yalan ve kandırmaca olduğunu biliyoruz. Bunu siz de biliyorsunuz! Tıpkı daha önce “Şampiyonlar Ligi’ni oynatmam” yalanı kadar büyük bir yalan olduğunu da çok iyi görüyoruz. Şikenin aklanmadığını, şike suçunu kanıtlayan delillerin bir tekinin bile sahteliğinin kanıtlanmadığını, sadece ve sadece verilen bazı sözlerin (!) tutularak birilerini rahat ettirmenin yollarının arandığını, bu amaçlar uğruna bir hukuk katliamı yapıldığını, katliamın bile yetmediği durumlarda arka yolların dolanılarak planlanan sonuca ulaşılmaya çalışıldığını da çok iyi biliyoruz. Lafı fazla uzatmayacağız.

Haberlerin, yorumların, manşetlerin  hepsini tek tek kayıt altına alıyoruz

Muhabir, gazeteci, yorumcu, akademisyen, yönetici ve hatta hukukçu sıfatıyla bu tazminat yalanına sığınanlara;  aklı pek kesmeyen ve kandırılmaya her daim hazır kitleler güdülecek diye, palavradan öteye geçmeyen iddiaları sıralayanlara ve  bu komediye karşı meydan okuyoruz.  

UEFA’ya, UEFA’dan beklediğinizi alamazsanız CAS’a, CAS’dan beklediğinizi de alamazsanız İsviçre Federal Mahkemesi’ne kadar yolunuz var. Lütfen ama lütfen bu başvuruları yapması için hem Fenerbahçe Kulübünü cesaretlendirin hem de bu başvuru sürecini takip edin. Bu süreç sonunda, bahsedilen makamlar Fenerbahçe’ye  “1 cent” tazminat ödemeye bile mahkum olurlarsa, biz yine bu çağrı gibi hepinizden özür dileyeceğiz ve yayın hayatımıza son vereceğiz.

Ama bu başvurular yapılmazsa, bu başvurular yapılır da karşılıksız kalırsa, hepinizi her gün teşhir edeceğiz!

Bunlar insanları kandırmak için utanmadan yalan söyleyenlerdir diyeceğiz !

Bunlar Sportif yargılamanın ne olduğunu bile bilmeden manipülatif haberlerle borsa operasyonlarına destek veren tetikçilerdir diyeceğiz .

Bunlar, ahlaktan nasip almamış, sadece ve sadece ceplerine akan paralar kesilmesin diye çabalayan, zavallılardır diyeceğiz.

Haberlerinizin ve söylediklerinizin arkasında sonuna kadar duracak mısınız?

Var mısınız! Meydan okuyoruz!