Joganita

Joganita

#TemizFutbolGüzelOyun

 

 

Röportaj: Anadolu Tribünleri 11

Dinmeyen Bir Ezgisin Sen Yüreğimizde…

Bazen horona duran bir kemençe sesinde buldum seni, bazen “dik oyna” diyen Kazım’ın sesinde.. Karadeniz’in hırçın dalgası, yaylaların serin dumanıydın sen. Hamsinin ve mısır ekmeğinin, sokakta yalınayak çocukların zaferiydin.. Karadeniz’din sen, Trabzon’dun. Ve Anadolu’ydun.. Tepeden tırnağa başkaldırıydın sen.. Özlemimiz, hasretimiz, gurbetliğimiz ve kavuşmalarımız sanaydı.. Coğrafyan gibi inişli çıkışlı, denizin gibi coşkulu, yağmurun gibi bereketliydin.. Kavgalarımız senin için, sevdamız sanaydı.. Sen bize yılların umudunun ve isyanının getirdiğiydin.. Sen öncüydün, devler-devirler yıkan, çığırlar açandın.. Ezerek değil, yok ederek değil; insanları çoğaltarak, sevgileri büyüterek, futbolda ihtilaller yapandın. Efsaneydin. Radyolarımız sana ayarlı, duvarlarımız senin resmindi.. Gençlerine sen öğrettin emeği, alınterini.. Mücadele, hırs, azim nedir diye sorunca seni söylerdi bizim çocuklarımız. Yazılmayan tarih, okunmayan şiirdin sen.. Sen yüreğimizin hiç susmayan, susmayacak olan ezgisiydin.. Ve bizim şarkımız çalmaya devam ediyor hala… 

Röportaj: Anadolu Tribünleri 10

İstanbul’un Anadolu’su

Varoluşları Türkiye’deki futbolun başlangıcına dayanır birçoğunun. Türkiye futbol kültürüne çok şey vermişler.. Vefa’nın yalnızca bir semt  adı olmadığı zamanlardan kalma duygularla devam ediyorlar hala.. Gökdelenlerin gölgesinde kalmış aşı boyalı cumbalı evler gibiler.. Asırlık bir çınarın gölgesinde dostlarla içilen bir bardak çay gibi, o gün doğacak bir kız çocuğuna önerilen adı sevdiğimiz için salkıdığımız bir saatli maarif takvimi yaprağı gibi samimiler.. Yani hisse senetlerine karşı, hissi senetler gibidirler.. 

Röportaj: Anadolu Tribünleri 9

Futbol umuttur, umudumuzla varız..

Futbol umuttu.. Belki de hiç olmayacağını bilerek düşlemekti.. Doksan artıda bile her şeyin değişebileceğine inanmaktı. Futbol beklemekti.. Bir gün’ü beklemekti.. Hayallerin gerçeğe dönüşebileceği o ‘bir gün’ü.. Bazıları için milyon dolarlar olsa da, bazıları için sadece sevdasıydı.. Hayata isyanı ya da koyduğu şekildi.. Futbol onlarda anlamını buldu, onlarda yaşıyor, yaşayacak.. 

Röportaj: Anadolu Tribünleri 8

Oynamayanın Beli Kırılsın

Fıkra mıdır bilinmez, Temel, tezkere alana kadar köyüm de köyüm diye sayıklayıp durur. Asker arkadaşında büyük bir merak uyandırır Temel’in köyü.. Askerden sonra ziyaret eder Temel’i asker arkadaşı. Temel’in evine vardığında, bahçede çalıştığını söylerler. Temel’in yanına gider arkadaşı. Temel, ayakta desteksiz durmanın imkansız olduğu bir arazide, kendini belinden bir ağaca bağlamış fındık ocağı temizlemekte. 

Röportaj: Anadolu Tribünleri 7

Toz Toprak Kokar Futbolumuz..

Kim söyleyebilir ki futbolun çim sahalara ait olduğunu.. Boş arsalarda taştan kale yapanların, ayağında kara lastikle top oynayanların yurduydu burası.. Düşmek-kalkmak, toza, toprağa, çamura bulanmak kirletmezdi bizi ve futbolumuzu.. Terden yüzümüz kızarsa da futbol yüzümüzü kızartmazdı sokak aralarında, mahalle maçlarında.. Temizdik, temizdi oyunlarımız… Futbolumuz, kavgalarımız, kazanma hırsımız, iddialarımız bile temizdi.. 

Sayfa 4 / 14