Dünya Futbolu

Dünya Futbolu (194)

Afrika Uluslar Kupası 2012 dünyada Şubat ayının en önemli futbol organizasyonu olarak futbolseverlerin yakın ilgisini çekti. 1968 yılından beri iki yılda bir düzenlenen bu organizasyon takvimi açısından Afrikalı oyuncusu olan kulüpleri sıkıntıya soksa da bir kıtanın futbolla birlik ve beraberliğini sağlaması yönünden faydalı olmaktadır. Önümüzdeki yıldan itibaren ise kupanın takviminde bir değişikliğe gidilerek tek rakamlı yıllarda düzenlenmesine karar verildi. Böylelikle organizasyon ne Dünya Kupası ne de Avrupa Şampiyonası ile yıl olarak çakışmayacak.

Leicester’ın şampiyon olmasıyla üst liglerde şampiyon olan İtalyan hocalara Ranieri de eklenmiş oldu. Güçlü bir ekolden yetişen İtalyan teknik direktörlerin başarısına bir çentik daha atılmış oldu böylelikle.Tarihe damga vuran İtalyan hocalar malumunuz. Sacchi, Ancelotti, Capello, Trappattoni, Lippi bir çırpıda saydığımız isimler. 

4 Mart 1983 Tarihinde Nijeryanın Kaduna şehrinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Omolade yaşadığı hayattan kurtulmanın yolunun futboldan geçtiğini düşünüyordu, çocukluk dönemlerinde Lagos’ta bir futbol okuluna kaydettirilen Akeem Omolade adını futbol tarihine üstün yetenekleriyle değil uğradığı ırkçı saldırılarla yazdıracaktı.

Sevgili beyaz adam; doğarım siyahım, büyürüm siyahım, üşürüm siyahım, korkarım siyahım, hastalanırım siyahım ve ölürüm hâlâ siyahım... Sen beyaz adam; doğarsın pembesin, büyürsün beyazsın, güneşlenirsin kızarırsın, üşürsün morarırsın, korkarsın sararırsın, hastalanırsın yeşilsin ve ölürsün grisin ve hâlâ utanmadan bana renkli dersin…

Evet sahiden de 94'ün İsveç’ine ne oldu? Futbolda kriminal bir merkez açılsa ve bu tip kaybolma vakalarını araştırsa eminim en büyük kayıpların başında gelecektir 1994’de Dünya 3.sü olan İsveç Milli Takımı’nın 2 yıl içinde dağılması.

Lazio, Valencia, Deportivo, Werder Bremen, Nantes ve Boavista gibi takımlar 2000’lerin başlarına damgasını vurmuştu. Bu takımlar oynadıkları futbolla bizleri kendine hayran bırakırken şampiyonlukları kaymağı olmuştu. Ancak bunların dışında bir takım vardı ki bu takımlar da dahil şampiyonluk beklentisi en fazla olan onlardaydı. Kurdukları efsane takımla ligde ve Avrupa fırtına gibi estiği yıllarda futbol adına tek eksik şampiyonluktu. Şampiyonluk gelmeyince, zaferler taçlanmayınca alınan zaferlerin büyüklüğü kadar çöküş de o kadar büyük olmuştu. O takım Leeds United’tı ve serüven işte böyle başlıyordu.

Öğlen 12'de uyanan, ilk olarak da akşam bitiremediği birasındaki son yudumu içip geğiren bir adamın hikayesi bu. Şişeyi bitirdikten sonra yere, diğer şişelerin arasına bırakır, doğrulur ve cebinden tütün ve kağıt çıkarır, kendine bir sigara sarar. Doc Mabuse resmi adını 70'li yıllarda bir punk grubunda müzik yaparken kaybetmiştir.

2002’de ki şampiyonluktan sonra  2003’te yarı final, 2004’te çeyrek final gören Real Madrid bir daha Mourinho’ya kadar çeyrek final yüzü dahi göremeyecekti.

Sayfa 8 / 25