Dünya Futbolu (189)

Her dönem veteran İtalyan forvetler kendini bize hayran bırakmıştır. Ravanelli, Vialli, İnzaghi, Vieri, Chiesa, Montella ve C. Lucarelli gibi forvetleri zevk alarak hayranlıkla takip ettik. Onlar futbolu bıraktı ve şimdi Di Natele, Toni, Miccoli, Di Vaio gibi oyuncular yavaş yavaş kariyerlerinin sonlarına geliyor. Onlardan sonra Gilardino ve Cassano gelecek. İtalya ligi gibi zorlu taktik savaşlarının yaşandığı, savunma yapmayı bilen takımların fazla olduğu bu ligde gol atmanın çok kolaymış gibi bir şey olduğunu gösteren bu futbolcuları kariyerinin sonlarına gelirken analım istedik.

- Neden gözün kapalı yürüyorsun?
- Bütün yolları ezberledim
- Ama düşebilirsin
- Bütün düşüşleri de ezberledim. (*)

2009 yılında Red Bull şirketi Almanya'da profesyonel futbola girme kararı aldı. Şirket malı gibi duran RB Leipzig o yıl kuruldu, 5. ligden başlayarak geçtiğimiz haftalarda Bundesliga'ya kadar çıktı. Bunu yaparken de daima ülkenin en nefret edilen takımı oldu.

Afrika Uluslar Kupası 2012 dünyada Şubat ayının en önemli futbol organizasyonu olarak futbolseverlerin yakın ilgisini çekti. 1968 yılından beri iki yılda bir düzenlenen bu organizasyon takvimi açısından Afrikalı oyuncusu olan kulüpleri sıkıntıya soksa da bir kıtanın futbolla birlik ve beraberliğini sağlaması yönünden faydalı olmaktadır. Önümüzdeki yıldan itibaren ise kupanın takviminde bir değişikliğe gidilerek tek rakamlı yıllarda düzenlenmesine karar verildi. Böylelikle organizasyon ne Dünya Kupası ne de Avrupa Şampiyonası ile yıl olarak çakışmayacak.

Leicester’ın şampiyon olmasıyla üst liglerde şampiyon olan İtalyan hocalara Ranieri de eklenmiş oldu. Güçlü bir ekolden yetişen İtalyan teknik direktörlerin başarısına bir çentik daha atılmış oldu böylelikle.Tarihe damga vuran İtalyan hocalar malumunuz. Sacchi, Ancelotti, Capello, Trappattoni, Lippi bir çırpıda saydığımız isimler. 

4 Mart 1983 Tarihinde Nijeryanın Kaduna şehrinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Omolade yaşadığı hayattan kurtulmanın yolunun futboldan geçtiğini düşünüyordu, çocukluk dönemlerinde Lagos’ta bir futbol okuluna kaydettirilen Akeem Omolade adını futbol tarihine üstün yetenekleriyle değil uğradığı ırkçı saldırılarla yazdıracaktı.

Sevgili beyaz adam; doğarım siyahım, büyürüm siyahım, üşürüm siyahım, korkarım siyahım, hastalanırım siyahım ve ölürüm hâlâ siyahım... Sen beyaz adam; doğarsın pembesin, büyürsün beyazsın, güneşlenirsin kızarırsın, üşürsün morarırsın, korkarsın sararırsın, hastalanırsın yeşilsin ve ölürsün grisin ve hâlâ utanmadan bana renkli dersin…

Evet sahiden de 94'ün İsveç’ine ne oldu? Futbolda kriminal bir merkez açılsa ve bu tip kaybolma vakalarını araştırsa eminim en büyük kayıpların başında gelecektir 1994’de Dünya 3.sü olan İsveç Milli Takımı’nın 2 yıl içinde dağılması.

Sayfa 7 / 24